Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Mayıs, 2014 14:11 tarihinde yayınlandı
0

Başkan Aksoy’a Hemşirelerden Anlamlı Ziyaret

Karabük Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu Hemşerilik Bölümü, Sağlık Meslek Lisesi, Sağlık Koleji, İl Halk Sağlığı Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Kamu Hastaneler Birliği ve Halk Sağlığı Bölümü gibi Karabük’te görev yapan tüm kurumlardan birer temsilci Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy’u ziyaret etti. Hemşireler adına bir konuşma yapan Şerife Salman; “Karabük’te sağlık sektörü ile ilgili tüm kurumlardan birer hemşire arkadaşımız ile resmi kurum ve kuruluşları ziyaret ediyoruz. Bizleri kabul ettiğiniz için teşekkür ediyor, sağlık alanında da gerek hastanemize gerekse 112 Acillere verdiğiniz desteği biliyor, sizlere ve ekibinize de bu vesile ile yeniden teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz” dedi.Başkan Aksoy ise nazik ziyaretlerinden ötürü teşekkür ederek, ” yaygın eğitim kurslarımız yine yapmış olduğumuz bu kültürel faaliyetlerin büyük bir kısmında halk sağlığına büyük önem vermekteyiz. Önleyici sağlık hizmetleri tedavi aşamasına gelmemiş belki tanı bile konulmamış. Hastalıkların tespit edilmesini bunlara dair yerel yönetimin çok çok ötesinde bir insan olarak nasıl engel olabiliriz diye çalışmalarımız var. Geçtiğimiz yıllarda mesela bütün okullarımızdaki kız öğrencilerimize yönelik bir hijyen eğitimi yaptık. Özellikle lise çağındaki kızlarımız için kadın sağlığı ve hijyen konusunda eğitim verdik. Bunun yanında halk sağlığı müdürlüğü ile de pek çok faaliyetimizi SAKEM kapsamında yapmaktayız. Yine bu konularda da biz Safranbolu’daki dokuya dokunmak yani insana dokunmak istiyoruz. İnsanın neye ihtiyacı var ise onları gidermek istiyoruz. Bu anlamda hemşirelerimizle de hemşireler derneğimizle de ortak çalışmalar yapmayı arzu ederiz. Başkalarının sağlığı için çoğu zaman kendi sağlığını hiçe sayan, bu kutsal mesleği ifa eden siz değerli hemşire kardeşlerime görevlerinizde başarılar diliyor, Hemşireler Haftası nedeni ile hepinizi tebrik ediyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorumlar

  1. DAVUT

    Resimde kilere bakıyorum da ( tamamını tanımamakla birlikte) hangisi gerçekten hemşire acaba, hangisi gerçekten hastanede bir serviste, bir poliklinikte çalışıyor acaba. Hangisi nöbet tutuyor acaba bir hafta sonu yada bayram tatilinde. Ondan sonra da ” hemşire ” likden bahsederler.

Yeni yorumlara kapalı.

zonguldakta 18 yillik cinayet davasinda 4 sanik hakim karsisina cikti HsEWLDGD
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2026 04:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Zonguldak’ta 18 yıllık cinayet davasında 4 sanık hakim karşısına çıktı

Zonguldak’ta 18 yıl önce kaybolan ve 2 sene sonra Ulutan Barajı’nda iskeleti bulunan şahsın ölümüyle ilgili davada 4 sanığın yargılanmasına başlandı.

Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk celsesinde, sanıklardan birinin 18 yıllık sessizliğini bozarak yaptığı kan donduran itiraflar duruşmaya damga vurdu. Duruşmaya tutuklu sanıklar T.Y. ve K.A. ile başka bir suçtan tutuklu bulunan İ.E. ve ev hapsindeki E.İ. katıldı. Öldürülen Ahmet Yılmaz’ın eski eşi D.D. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Hakkında müebbet hapis cezası istenen 4 sanıktan K.A. susma hakkını kullanırken, İ.E. ise suçlamalar ve aleyhindeki tanık beyanlarının husumet kaynaklı olduğunu öne sürerek reddetti.

“Arka koltukta boğarak öldürdü”

Olay gecesi aynı otomobilde bulunduğunu itiraf eden sanık T.Y., cinayet anını tüm detaylarıyla anlattı. Olay günü birlikte alkol aldıklarını ve öldürülen Ahmet Yılmaz’ın sonradan yanlarına geldiğini belirten T.Y., aracı kendisinin kullandığını ifade etti. Arka koltukta oturan ve 2018 yılında vefat eden B.İ. ile ön koltuktaki Ahmet Yılmaz arasında tartışma çıktığını aktaran T.Y., “B.İ. bir anda arkadan Ahmet’i boğmaya başladı. 18 yıldır vicdan yaptım, saklayamadım. B.İ., Ahmet’i boğunca panikle arabadan dışarı atladım. Sonra cesedi B.İ. bagajdan aldığı çuvala koyarak, atıl durumdaki bir kaçak ocağa bıraktı. Benim olayla başka bir ilgim olmadı, daha sonra Bursa’ya gittim” şeklinde konuştu.

“Kardeşinin üzerine atıp kurtulmaya çalışıyor”

Kendisinin sadece bir hurdacı olduğunu ve kamuoyunda yansıtıldığı gibi mafya olmadığını savunan sanık E.İ. ise, ortada bir cinayet olduğunu ve bunu kendisine B.İ.’nin anlattığını iddia etti. Ağabeyini korumak için 18 yıl boyunca sustuğunu belirten E.İ.’nin bu sözlerine maktulün eski eşi D.D. sert tepki gösterdi. E.İ. ile eski kocasının geçmişte birlikte hırsızlık yaptıklarını ve çalıntı malları paylaşamadıkları için aralarında husumet bulunduğunu ileri süren D.D., “Eşim, E.İ’yi emniyete şikayet etmekle tehdit ediyordu ve bu tartışmalardan kısa süre sonra kayboldu. Şimdi suçu ölmüş kardeşinin üstüne atıp kurtulmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

D.D. ayrıca, sanıklardan K.A.’nın geçmişte kendisine eski eşinin E.İ. ile baraja gittiğini ancak E.İ.’nin tek başına döndüğünü söylediğini belirterek, korktuğu için iki çocuğunu alıp şehri terk ettiğini söyledi.

İtirafçı geri adım attı

Duruşmada dinlenen 4 tanıktan biri olan C.M., cezaevinde E.İ. ile aynı koğuşu paylaştığını belirterek, maktul ile sanıklar arasında para mevzusundan doğan bir anlaşmazlık olduğunu iddia etti. C.M., hayatını kaybeden B.İ.’nin cezaevindeyken cinayeti ima eden söylemlerde bulunduğunu kaydetti.

Dosyanın yeniden açılmasını sağlayan kilit isimlerden olan itirafçı H.P. ise şaşırtıcı bir ifade vererek, soruşturma aşamasındaki beyanlarının bir kısmının duyumlara dayandığını söyledi. H.P., olayın kapatılmaması için duyduklarını bizzat yaşamış gibi kurgulayarak anlattığını, aslında cinayet anında orada olmadığını itiraf etti.

Mahkeme heyeti, bir sanığın savunmasının henüz alınmamış olması sebebiyle tutuklu sanıklar T.Y. ile K.A.’nın tutukluluk hallerinin ve E.İ.’nin ev hapsi kararının devamına hükmetti. Heyet, İ.E. hakkındaki adli kontrol şartını kaldırarak, hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorumlar

  1. DAVUT

    Resimde kilere bakıyorum da ( tamamını tanımamakla birlikte) hangisi gerçekten hemşire acaba, hangisi gerçekten hastanede bir serviste, bir poliklinikte çalışıyor acaba. Hangisi nöbet tutuyor acaba bir hafta sonu yada bayram tatilinde. Ondan sonra da ” hemşire ” likden bahsederler.

Yeni yorumlara kapalı.