BARÜ’lü milli güreşçi Zeynep Yetgil, Avrupa üçüncüsü oldu - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Şubat, 2024 12:12 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’lü milli güreşçi Zeynep Yetgil, Avrupa üçüncüsü oldu

Bartın Üniversitesi (BARÜ) öğrencisi milli sporcu Zeynep Yetgil, Avrupa Güreş Şampiyonasında kadınlar 53 kiloda bronz madalya kazandı.

Romanya’nın başkenti Bükreş’te gerçekleştirilen Avrupa Güreş Şampiyonasında mücadele eden Bartın Üniversitesi (BARÜ) Spor Bilimleri Fakültesi mezunu, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü öğrencisi Zeynep Yetgil, kadınlar 53 kiloda bronz madalyanın sahibi oldu. Milli güreşçi, bronz madalya müsabakalarında yarıştığı Macar rakibi Stalvira Orshush’u 3-1 yenerek Avrupa üçüncüsü oldu.

Bakan Dr. Osman Aşkın Bak, milli güreşçi Zeynep’i kutladı

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, yayımladığı tebrik mesajında milli sporcuyu kutlayarak “Romanya’nın başkenti Bükreş’te gerçekleştirilen Avrupa Güreş Şampiyonasında 53 kiloda bronz madalya elde eden güreşçimiz Zeynep Yetgil’i kutluyorum. Milli güreşçilerimizin kazandığı madalyalarda emeği geçenlere teşekkür ediyor, tüm sporcularımızın başarılarının devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Şampiyonada 3 madalya BARÜ sporcularından

Türkiye Kadınlar Güreş Milli Takımı, toplamda kazandığı 5 madalya ile şampiyonayı takım halinde ikinci olarak tamamladı. Şampiyonada 1 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalya ise Milli takımda mücadele eden BARÜ’lü milli güreşçilerden geldi. 68 kiloda mindere çıkan Buse Tosun Çavuşoğlu altın madalya, 50 kiloda mücadele eden Evin Demirhan Yavuz gümüş madalya ve Zeynep Yetgil ise bronz madalya kazanarak milli takım toplam puanına sundukları katkıyla BARÜ’nün gururu oldu.

“Türk sporuna değer katan yeni başarılar elde ettik”

Avrupa Güreş Şampiyonasında ülkemizi başarıyla temsil eden milli sporcuları tebrik eden BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, “Ulusal ve uluslararası müsabakalarda ülkemizi, en iyi şekilde temsil eden gençlerimizle Türk sporuna değer katan yeni başarılar elde ediyoruz. Şampiyonada başarılarına bir yenisi daha ekleyerek Avrupa üçüncülüğü elde eden öğrencimiz Zeynep Yetgil’i tebrik ediyorum. Ayrıca Kadınlar Güreş Milli Takımına, kazandıkları 3 madalya ile Avrupa ikinciliği getiren BARÜ’lü milli güreşçilerimizi canı gönülden kutluyorum. Bu düşüncelerle öğrencilerimizin nitelikli eğitimindeki özverili çalışmaları için Spor Bilimleri Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Bilal Demirhan ile Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürümüz Prof. Dr. M. Sabri Gök’e teşekkür ediyorum. Bizleri daima daha iyisi için teşvik eden Gençlik ve Spor Bakanımız Dr. Sayın Osman Aşkın Bak’a ve yakın ilgileri için YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar’a ve tüm YÖK üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay