BARÜ’de “Akıllı Teknolojiler ve Değişen Dünya Dinamikleri” konuşulacak - Karabük Haber Postası
barude akilli teknolojiler ve degisen dunya dinamikleri konusulacak bIyrJCQz jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Temmuz, 2024 04:30 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de “Akıllı Teknolojiler ve Değişen Dünya Dinamikleri” konuşulacak

Bartın Üniversitesinin (BARÜ) ev sahipliğinde “Akıllı Teknolojiler ve Değişen Dünya Dinamikleri” temasıyla gerçekleştirilecek 11. Uluslararası Muhasebe ve Finans Araştırmaları Kongresi, TÜBİTAK tarafından desteklenecek.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen 2223/B-Yurt İçi Bilimsel Etkinlik Düzenleme Desteği Programına yaptığı başvuru kabul edildi. Farklı kurumlarda görev yapan bilim insanlarının bir araya gelmesi, bilgi ve deneyim paylaşımı yapılması, disiplinler arası çalışmalara zemin hazırlaması amacıyla yurt içinde düzenlenen etkinliklere destek veren BİDEB, BARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nün başvurusunu onaylayarak destek kapsamına aldı.

Böylece, 2013 yılından bu yana Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde düzenlenen “Uluslararası Muhasebe ve Finans Araştırmaları Kongresi” (International Congress on Accounting and Finance Research – ICAFR) bu yıl BARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü ev sahipliğinde 27-29 Eylül 2024 tarihlerinde düzenlenecek.

Kongre hakkında bilgiler veren BARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Saban, “11. Uluslararası Muhasebe ve Finans Araştırmaları Kongresi (ICAFR’24), son dönemlerde muhasebe ve finans disiplinlerini yakından etkileyen gelişmeler gözetilerek ‘Akıllı Teknolojiler ve Değişen Dünya Dinamikleri’ ana temasında gerçekleştirilecek. Uluslararası nitelikte olan ICAFR’24 ile muhasebe ve finans disiplinlerinden katılımcıların bilgi, birikim ve deneyimlerini aktarabilecekleri bilimsel bir platform oluşturulurken farklı üniversitelerden alanında uzman bilim insanlarının bir araya getirilmesi hedefliyoruz. Ev sahipliği yapacağımız bu önemli organizasyonda bizlere destekleriyle güç veren Rektörümüz Prof. Dr. Sayın Orhan Uzun’a teşekkürü bir borç bilirim. Ayrıca ‘Birlikte Başarıyoruz’ anlayışıyla çıktığımız bu yolculukta tüm bileşenlerimize de katkıları için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Muhasebe ve finans alanında düzenlenecek kongrenin BARÜ ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun, “Her yıl farklı bir üniversitenin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bilimsel kongreye bu sene Bartın Üniversitesi olarak biz ev sahipliği yapacağız. Stratejik bir sektör olan ve ülke ekonomimizi direkt etkileyen muhasebe ve finansı ‘Akıllı Teknolojiler ve Değişen Dünya Dinamikleri’ ana başlığında ele alarak farklı üniversitelerden çeşitli bilim insanlarını ağırlayacağız. Sektöre yönelik en güncel bilgilerin paylaşılacağı bu uluslararası kongrenin Üniversitemizde düzenlenmesine öncülük eden başta Prof. Dr. Metin Saban hocamız olmak üzere katkı sunan tüm bileşenlerimize teşekkür ediyor, verimli bir kongre süreci geçirmelerini temenni ediyorum. Ayrıca bilim ekosistemini yaygınlaştırma noktasındaki destekleri için TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Hasan Mandal’a, bilimsel ilerleyişimizdeki değerli teşvikleri için ise TÜBİTAK BİDEB Başkanımız Prof. Dr. Sayın Ömer Faruk Ursavaş’a teşekkürlerimi sunuyorum ” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay