Bartın Üniversitesi (BARÜ) Webometrics Dünya Üniversite Sıralamasındaki yükselişini sürdürerek 7’nci yılında 4 bin 590 üniversiteyi geride bırakarak önemli bir başarıya imza attı.
Dünyadaki yükseköğretim kurumlarını görünürlük, açıklık ve mükemmeliyet göstergeleri üzerinden değerlendiren Webometrics Dünya Üniversite Sıralaması (Webometrics Ranking of Universities) yayımlandı. Birçok alanda elde ettiği kazanımları sürdürülebilir bir şekilde geleceğe taşımayı başaran Bartın Üniversitesi (BARÜ) 2017 yılından bu yana devam ettirdiği başarısını bu yılda sürdürdü. “Sürekli iyileştirme” anlayışıyla kaliteyi merkeze alan BARÜ, 200’den fazla ülkede değerlendirilmeye alınan 31 bin yükseköğretim kurumu arasından 2 bin 447’nci sıraya yükseldi. 2017 yılında 7 bin 37’nci sırada yer alan BARÜ, böylece 7 yılda 4 bin 590 üniversiteyi geride bırakarak görülmemiş bir başarıya imza attı.
BARÜ tüm alanlarda yükselişini sürdürdü
BARÜ, görünürlük (web içeriği) göstergesinde bir önceki yıla göre 692 basamak yükselerek 7 bin 448’inci sırada, açıklık (en çok atıf alan araştırmacılar) göstergesinde 158 basamak yükselerek 1.652’nci sırada yer aldı. 2018-2022 yılları arasındaki 5 yıllık dönemde 27 disiplinde en çok atıf alan yüzde 10’luk dilime giren yayın sayısını temel alan mükemmeliyet göstergesinde ise 268 basamak yükselen BARÜ, 1.995’inci sıraya yükseldi.
BARÜ, Türkiye sıralamasındaki yerini 10 basamak daha yükseltti
BARÜ, genel değerlendirmede Türkiye’deki 209 yükseköğretim kurumu arasında bir önceki yıla göre 10 basamak birden yükselerek 63’üncü sıraya çıktı. Mükemmeliyet göstergesinde 16 basamak yükselen BARÜ, 48’inci sırada yer alırken, açıklık göstergesinde 9 basamak çıkarak 68’inci oldu. Ayrıca BARÜ görünürlük göstergesinde ise 5 sıra yükselerek 96’ncı sıraya yerleşti.
“Hedeflerimizi ilerletiyor, daha iyiye ulaşmak için çalışıyoruz”
BARÜ’nün tüm bileşenleriyle birlikte geleceğe kararlı adımlarla yürüdüklerini ifade eden Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun, “Tüm paydaşlarımızla güç birliği yaparak çıktığımız gelecek yolculuğunda hep daha iyiye ulaşmak için gayret gösterdik. Hayal kurduk, çalıştık ve sadece bilgiyi akran değil aynı zamanda üreten bir üniversite olarak kazanımlarımızı yarınlara taşımayı hedefledik. Nitelikli büyüme odağında hem ülkemizde hem de uluslararası alanda her geçen dönem daha fazla dikkat çekmeyi ve öne çıkmayı başardık. Bu çerçevede Bartın Üniversitesi ailesinin tüm bileşenlerini kutluyor, başarılarının devamını diliyorum. Bizleri yakından takip ederek desteklerini esirgemeyen YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK üyelerimize de şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı. (İHA)


BARÜ 7 yılda 4 bin 590 basamak yükseldi
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


