Tarihi, doğası ve kültürüyle Batı Karadeniz’in incisi olan Bartın, dünyaya açılıyor. Türk Mutfağı Haftası nedeniyle etkinliklerde konuşan Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Bartın’ın Türk Hava Yolları uçaklarında tanıtılacağını açıkladı.
2022 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Desteği ile 21-17 Mayıs tarihleri arasında dünyada ve Türkiye’de eş zamanlı olarak kutlanan Türk Mutfağı Haftası çerçevesinde Bartın’da etkinlikler düzenlendi. Sağlıklı, geleneksel, atıksız tüketim ana teması ve coğrafi işaretli ürünler yurtiçi faaliyet konsepti ile gerçekleşen hafta kutlamalarına Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı ile çeşitli kurum ve kuruluşlar da destek verdi. Bando eşliğinde yapılan yürüyüş le başlayan etkinlikte, Bartın’ın tarihi ve doğal güzellikleri yapılan resimlerle tanıtıldı. Bartın’ın tarihi, turistik alanları ile doğal güzellikleri ile, Cüneyt Arkın, Kadir İnanır, Türkan Şoray gibi Yeşil Çam’ın ünlü karakterlerinin buluştuğu yağlı boya resimleri katılımcıların ilgisini gördü. Batı Karadeniz Kalkınma Ajansının ünlü şefler tarafından yapılan Bartın yöresine ait yemeklerin de yapılarak tanıtıldığı etkinlikte, yörenin coğrafi işaretli ürünleri, el sanatları ve yöresel lezzetlerin yer aldığı stantlar da kuruldu.
Programda konuşan Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Bartın’ın hem dünyada hem de Türkiye’de keşfedilmesi gereken bir olduğunu belirterek, “İlimiz doğasıyla, deniziyle, mavisiyle yeşiliyle kültürüyle, tarihi ve deniz turizmi açısından çok güzel bir şehir. Batı Karadeniz’in incisi, keşfedilmeyi bekleyen, kendisini geliştiren bir ilimiz. Coğrafi işaret aldığımız ürünlerimiz de var. Ağda tatlımız, beyaz baklavamız, incir dondurmamız, kabak burma tatlımız, pirinçli mantımız, tatlı böreğimiz, şöven ekmeğimiz, yağlı gözlememiz, yumurtalı ıspıt yemeğimiz, coğrafi işaretli lezzetlerimiz arasında yer almıştır. Yöresel lezzetlerimiz, bizlerin kültürüdür. Ülkemiz, yemek kültürü açısından hem de doğal ve tarihi güzellikleri açısından çok büyük potansiyeller barındırmaktadır. Bartınımız, Türkiye’de keşfedilmesi gereken bir ilimizdir” dedi.
Vali Arslan, Bartın’ın dünyaya ve Türkiye’ye tanıtılabilmesi için yoğun çaba içerisinde bulunduklarını belirterek, yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Arslan, “Vizit Bartın isimli sitemizi oluşturduk. Yayına geçecek, kısa süre içerisinde. Bu vesile ile Bartınımızı daha çok tanıtacağız. Haziran’ın 10’undan itibaren de Bartın’mızın yemeklerini, tarihini, kültürünü ve turizmini anlatan görsellerden oluşan görüntülerimiz, Türk Hava Yolları’nın uçaklarında yayınlanacak. 1 yıl boyunca Bartın’ımızı dünyaya tanıtacağız. İnşallah çok daha fazla turist çekme imkanına kavuşacağız’’ şeklinde konuştu.
Tüm kamu kurum ve kuruluş yöneticileri ile özel sektör çalışanlarında da çağrıda bulanan Nurtaç Arslan, “Turistleri ağırlayacağız, ama bunun için de bizlerinde alt yapılarımızı oluşturmamız gerekiyor. Yöresel lezzetlerimiz de bunlar için ayrıca bir öneme sahip. Maalesef Bartın’ımızda yöresel lezzetleri sunduğumuz bir mekanımız yok. Bu anlamda gerek özel sektördeki mekanlarımızda, gerekse kamu kurum kuruluş yemekhanelerinde de Bartınımzın yöresel lezzetlerini tanıtacak şekilde menülere yer verilmesini istiyoruz. Bu konuda özel sektör işletmelerinden de destek bekliyoruz” diye konuştu.
Program, katılımcılara yöresel yemeklerden oluşan bir menünün ikramı ile sona erdi.


Bartın’ın eşsiz doğası ve mutfak kültürü dünyaya tanıtılacak
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

