Bartın'ın Engelli Haritası Çıkartılıyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Kasım, 2014 09:11 tarihinde yayınlandı
0
0

Bartın’ın Engelli Haritası Çıkartılıyor

BARTIN Üniversitesi tarafından engellilere yönelik yapılan proje kapsamında Bartın’ın engelli haritası çıkartılacak. Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı ve Bartın Sakatlar Derneği’nin desteği ile Bartın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından yürütülen projeye kapsamında Bartın’ın engelli haritası çıkartılacak. Projenin amacının Bartın il sınırları içerisinde ne kadar engelli varsa tespit edilerek, Bartın’ın engelli haritasını oluşturmak olduğu ifade edildi. Ayrıca engellilerin topluma entegre olabilmeleri için uygun terapi imkanları ve istihdam edilebilmeleri için alt yapı oluşturmak olduğu belirtildi. Proje kapsamında Ağdacı Köyü’nde anket çalışmalarına devam edildi. Proje Koordinatörü ve Bartın Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Said Ceylan ve Türkiye Sakatlar Derneği Bartın Şubesi Başkanı Ferit Kurulan’ın da yer aldığı çalışmada anketörler, felç geçiren 87 yaşındaki Münevver Gül ve yatağa mahkum yaşayan 80 yaşındaki inşaat emeklisi Sabri Olgun’u ziyaret ederek, anket çalışması yaptı. CEYLAN: “AMACIMIZ BARTIN’IN ENGELLİ HARİTASINI ÇIKARMAK” Proje hakkında gazetecilere bilgi veren Bartın Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Said Ceylan, “Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle Bartın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, engellilerin tespiti ve analizi adında bir proje başlattık. Amacımız Bartın il sınırları içerisinde ne kadar engelli varsa, bu engellilerin görme, işitsel, zihinsel ve ortopedik olmak üzere bu engellilerin haritasını çıkarmaktır. Ayrıca engellileri tespit ederek analiz etmektir. Daha çok engellilerin nerede yoğunlaştığını tespit ettikten sonra analizini yapıp, üniversitede halka ve ilgili tüm kamu kurum kuruluşlarına diğer üniversitedeki akademisyenlerinde katılımıyla çalıştay düzenleyeceğiz. Bu çalıştayın sonra raporumuz hazırlanıp kitap halinde kamuoyuna sunulmuş olacak. Biz en uzak mekandan başlamak suretiyle saha çalışmasına başladık. Kurucaşile’den başlayarak merkeze doğru geliyoruz. Amasra, Arıt, Kumluca, Ulus ve diğer merkezleri tamamladık. Şuanda Kozcağız, Hasankadı ve Bartın merkezin anketlerine devam ediyoruz” dedi. PROJEYE SAKATLAR DERNEĞİ DESTEK VERİYOR Türkiye Sakatlar Derneği Bartın Şubesi Başkanı Ferit Kurulan yaptığı açıklamada, “Bartın Üniversitesi’nin yapmış olduğu bu istatistik çalışmasında sivil toplum kuruşu olarak engelliler adına bizde destek veriyoruz. Bartın’da ki köylerdeki ve ilçelerdeki engellilerin haritası çıkartılıyor. Bütün engellilerin ortopedi, zihinsel engelliler gibi engellileri bir çizelge halinde proje sonunda ilgili resmi kurumlara sunulacak. Bu çalışma bizim içinde önem arz etmektedir. Çünkü Bartın’da ki engelli sayısı net olarak bilinmemektedir. Bizler içinde de ileride yapılacak çalışmalar için bu sayı çok önem arz etmektedir. Bizde bunun yakinen takipçisiyiz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay