BARTIN ’da turizmi değerlendirme toplantısı yapıldı. Turizm Haftası etkinliği olarak düzenlenen kahvaltılı sohbet toplantısında Bartın turizmi ve turizm değerlerinin daha rasyonel nasıl kullanılabileceği konuşuldu. Kahvaltıya Bartın Valisi Seyfettin Azizoğlu, İl Kültür ve Turizm İl Müdürü Fuat Dursun ve gazeteciler katıldı. Vali Azizoğlu toplantıda Bartın turizmi için Amasra limanının ve ırmağın önemine dikkat çekti. Vali Azizoğlu ırmağın turizme kazandırılması konusu ile ilgili “Birinci etapla ilgili çıkması gereken bütün kararlar çıktı. 2016 yılı yatırım programına alındı ve proje ihalesine çıkılıyor. Bunun için de köprü projesi de var. Oraya dokuya uygun çok güzel bir köprü yapılacak. Köprünün ismi de yapımına uygun bir isim olacak. İkinci kısım ihalede de Orduyeri ve Kemerköprü köprüleri ile ilgili projeler yapılacak. Bu projeyi de Karayollarına yaptırıyoruz. Onların projesi tamamlanıp, kuruldan çıktıktan sonra da o kısımlara başlanacak” dedi. Bartın’daki potansiyele dikkat çeken Vali Azizoğlu “O çıktıktan sonra 2’nci kısmın ihalesi de yapılmaya hazır olacak. Bu projelerin toplam süresi 4 yıl. 4 yıl da çalışmalar tamamlanmış olacak. Bartın’ın müthiş bir tarihi zenginliği bir kültürel zenginliği, arkeolojik zenginliği var. Lav kayalıkları var mesela, bunlar binlerce yılda oluşan yeryüzünün derinliklerinden çıkıp da yeryüzüne gelen büyük lav kayaları var. Bunlardan dünyada birkaç yerde var. Buna benzer çok büyük eserleri var bölgenin. Hem tarihi eserler hem turistik eserler hem de arkeolojik eserler var” dedi. BARTIN TÜRKİYE’NİN VENEDİK’İ OLACAK Vali Azizoğlu şöyle devam etti; “Bütün bunların ortaya çıkması bir süreçtir. Ama bu süreci tetikleyen yatırımlar da bunlardır işte. Onun dışında gezilebilecek şelalelerimiz var. Bütün mesele Bartın’ı Amasra’yı turizmin giriş kapısı haline getirebilmek. Onu başarabildiğimiz an bütün diğer güzelliklerimizi gelen turistlere gösterme imkânına sahip olacağız. O zaman zaten diğer güzellikleri ortaya çıkarmaya mecburuz gelen turistlere göstermek için. Amacımız öncelikle limanı canlandırıp Amasra’yı turizmin girişi yapmak sonra ırmağın ıslahını ve peyzajını tamamlamak. Bu konuda Bartın’a ve Bartınlılara hakikaten büyük görev düşüyor. Bu ırmak inanın ki Türkiye’nin Venedik’i olacak bunu yaptığımız zaman. Aslında Bartın’ın turizmini kısıtlamamak gerekir, burada her türlü turizm olur. Konferans turizmi, doğa turizmi, deniz turizmi, ekoturizm hepsi olur. İnsanlar şehirlerden sıkılarak doğada birkaç gün geçirmek isteyebilir. Bartın aslında böyle bir yer. Yani insanların bütün stresten arınabilecekleri ve kendilerini yenileyebilecekleri yeniden doğabilecekleri bir bölge burası. Bunun altyapısını kurmamız gerekiyor. Burası 12 ay boyunca dışarıdan insanların gelebileceği, yaşayabileceği ve buraya katkı sağlayabileceği bir bölge, bir cennet köşesi. Mesele bu cennet köşesini diğer insanların da görebilmesi. Bu güzellikler bütün insanların ortak değerleri, ortak güzellikleri, bütün insanlar da bu güzellikleri görebilmeli.”


Bartın’da Turizm Masaya Yatırıldı
Tokat’ta aşırı yağış kirazı vurdu
Tokat’ta son günlerde etkili olan yağışlar tarım arazilerinde büyük zarara yol açtı. Sular altında kalan bahçelerde özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde çatlama ve dökülmeler yaşandı.
Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Emin Yılar, bazı bölgelerde kirazda hasarın yüzde 100’e ulaştığını belirtti.
Geçtiğimiz yıl yaşanan don felaketinin etkilerinin henüz atlatılamadığını belirten Yılar, “Geçen yıl devletimiz çiftçiye dönüm başına destek vererek önemli bir katkı sağladı. Bu destek üreticiyi ayakta tuttu. Ancak bu yıl da özellikle Tokat’ta kiraz üreticileri çok ciddi bir afetle karşı karşıya kaldı. Bazı bölgelerde erkenci ve orta sezon çeşitlerde hasar yüzde 80 ila yüzde 100 arasında değişiyor. Ürünler tamamen çatladı ve pazarlanamaz hale geldi” dedi.
İhracata yönelik geç sezon kiraz çeşitlerinde ise umutların sürdüğünü ifade eden Yılar, yağışların sona ermesi halinde kalan ürünlerin ayıklanarak ihracata gönderilebileceğini belirtti. Ege Bölgesi’nde kiraz ihracatının başladığını hatırlatan Yılar, ürünlerin kilogram fiyatının 180-200 lira seviyelerinde olduğunu söyledi.
Kiraz üretimindeki kaybın binlerce tonu bulduğunu belirten Yılar, “Erkenci ve orta sezon çeşitlerde yaklaşık 2 bin tonluk zarar olduğunu düşünüyoruz. Eğer yağışlar durursa geç sezon ihracatlık çeşitlerden 3-4 bin ton ürün alınabilir. Ancak genel toplamda bu yıl Tokat’ta kirazda 8 ila 10 bin ton arasında ürün kaybı bekliyoruz” dedi.


