Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Temmuz, 2015 10:57 tarihinde yayınlandı
0

Bartın’da Maden İşçilerinin Eylemi Sona Erdi

BARTIN’ın Amasra ilçesinde faaliyet gösteren maden şirketlerinde çalışan 306 madencinin pazartesi günü başlattıkları iş bırakma eyleminin altıncı gününde iş verenle işçi arasında anlaşma sağlanarak, mutlu sona ulaşıldı.
CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya ve Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Sekreteri Hakkı Aslan, Amasra Şube Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin işverenle yaklaşık 5 saat süren görüşme sonucu çift asgari ücret ve sosyal haklarda anlaşma sağlandı.
Anlaşmanın ardından iş bırakma eylemine katılan 306 madenci konvoy oluşturarak Amasra merkezinde bulunan madenci anıtı önüne geldi. İşçiler, saygı duruşunda bulundu ve İstiklal Marşı okudu.
Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Sekreteri Hakkı Aslan işçilere hitaben konuşma yaptı.
Aslan konuşmasında, “Çilekeş madenci kardeşlerim. Dünyanın en zor işini yaparak çoluk çocuğunun rızkını helalinden kazanan yürekli maden işçileri, sabah evden çıkarken helalleşen yerin altından çıktığında geçmiş olsun denilen emektar, çilekeş yürekli madenciler, 12 Eylül 2014’te yasalaşan Anayasal hakkımız olan kanundan doğan alacaklarımızı 10 aydır ödemeyen helalinden kazandığımız parayı alamadık iş kanunun 34. Maddesinin bizlere tanıdığı iş bırakma hakkımızı kullanarak 6 gün mücadele ederek şirketle yaptığımız görüşmeler sonucunda bugün öğleden sonra tatlıya bağlanmıştır. Verdiğiniz mücadeleden ötürü hepinizi kutluyorum hepinize iyi bayramlar diliyorum. Milletvekilimiz Rıza Yalçınkaya ya bizlere verdiği destek ten ötürü teşekkür ediyorum” dedi.
Genel Maden İşçileri sendikası Genel Sekreteri Hakkı Aslan konuşma yaptığı sırada madenciler, ‘Hakkı Baba, Rıza Baba’ diye tezahurattta bulundular. Amasralılarda madencilerin kutlamasına katıldı. Hakkı Aslan’ın konuşmasının bitmesinin ardından işçiler CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya ve Genel Maden İşçileri sendikası Genel Sekreteri Hakkı Aslan’ı omuzlarına aldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin