Reklam Alanı — Yan Sol Reklam Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Nisan, 2015 08:01 tarihinde yayınlandı
0

Bartın Sektörel Kalkınma Sempozyumu Sona Erdi

BARTIN ’ın sektörel alanda masaya yatırıldığı ‘1. Bartın Sektörel Kalkınma Sempozyumu’ tamamlandı.
Bartın Valiliği, Bartın Üniversitesi, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı, Bartın Ticaret ve Sanayi Odası ile Maltepe Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirilen ve üç gün süren ‘1. Bartın Sektörel Kalkınma Sempozyumu’ düzenlenen kapanış töreni ile sona erdi. 3 gün süren sempozyumda Bartın’ın ve bölgenin sektörler açısından gelişimi ve yapılabilecek yeni çalışmalar uzmanlar tarafından bir bir sıralandı.
“SİNERJİ OLUŞTURULUYOR”
Bartın Halk Eğitim Merkezi konferans salonunda yapılan törenin açılışında konuşan Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Faruk Tezel, “Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı güzel işler yapmaya devam ediyor. Bu çalışmalarında önemli ölçüde sürdürecek ve devam ettirecektir. Bugün burada yakaladığımız atmosfer bizim kalkınma ajansımızın görmek istediği, gerek bireysel olarak illerimizde, gerekse bölgesel olarak 3 ilimizi kapsayacak şekilde bir sinerji oluşturma, toplumun bütün kesimlerini bir araya getirmek, paydaşları buluşturmak ve sorunları tartışarak çözüm üretmektir. Yani herkesin düşündüğünü ortak bir düşünce haline dönüştürerek bir sinerji oluşturmak ve bu sinerjiyi kalkınma doğrultusunda, bölgemizin ilerlemesi doğrultusunda kullanmayı amaçlıyoruz. İnşallah bugün Bartın’da gördüğümüz bu sıcak atmosfer bölgemiz içinde önümüzdeki dönemlerde yakalayacağımız bir fırsat ve örnek olur” dedi.
“YENİ İMKANLAR SUNACAK”
Gerçekleştirilen sempozyumla müteşebbislere, vatandaşlara yeni şeyler düşünme imkanı verilirse toplantının amacına ulaşacağını kaydeden Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan ise şöyle konuştu: “Kalkınma, gelişme, az gelişmişlik, ekonomi, enflasyon bir ülkenin geleceğini belirten kavramlar bağlamında duyabileceğimiz ne kadar kavram varsa hayatımız bunlarla geçti. Bir zamanlar ekonomik anlamda 70 sente muhtaç olduğumuz bir sosyal ve ekonomik ortamdan söz ediyorduk. Gerçekten o duruma düşen yöneticilerimizde ya da millet olarak tamamımız da bunu hiç hak etmiyordu. Bu durum bizim tarihimize hiç yakışmıyordu ama maalesef bu günleri yaşadık. Son yıllarda bütün illerimizde üniversitelerin kurulmasıyla üniversitelerde çok ciddi bir hareketlilik başladı. Bugüne kadar 250’den fazla bilimsel toplantı düzenledik. Bartınlı hemşehrilerimiz de yakından müşahede ediyorlardır. Üniversite kurulduktan sonra üniversitemizin şehirle bağ kurma noktasında ciddi gelişmeler var. Bunları daha da geliştirerek halkımızı bunlara dahil edeceğiz.”
“ÜNİVERSİTEMİZ LOKOMOTİF KONUMUNDA”
Sempozyumun Bartın için önemli olduğunu belirten Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç da, “Üniversitemiz kuruluşundan bugüne Sayın Rektörümüzün önderliğinde akademisyenleriyle, idarecileriyle üniversitemizin gelişimi için çok büyük gayret gösterdi. Bartın’ın kalkınmasında Bartın Üniversitesi lokomotif görevi görüyor. Üniversitemizin yeni kampüsünün inşaatları sona erdiğinde daha büyük katkıları olacaktır. Üniversitemiz akademisyenlerinin Bartın’ın gelişimi ve kalkınması için üretilecek projelerle Bartın önümüzdeki yıllarda çok daha farklı bir noktada olacaktır. Kalkınma gerçekten bizim ülkelerimiz için önemli” dedi.
“ÜLKEYİ 4 KAT BÜYÜTTÜK”
Ülkenin son 12 yılda ciddi bir büyüme sağladığını da anlatan Tunç şöyle devam etti: “Türkiye son yıllarda 4 kat kalkındı ve büyüdü. Son 12 yılda özellikle milli gelirimiz 250 milyar dolarken 800 milyar doları aştı. Yani ülkemiz son 12 yılda 4 kat büyüdü. Bu büyüme hem fiziki kalkınma anlamında, hem ekonomik kalkınma anlamında, hem de demokratik anlamda büyümedir. Ülkenin demokratik alanda büyümesi yaşanmazsa kalkınma da olmaz. O nedenle demokrasi ile kalkınma birbiri ile doğru orantılıdır. Temel hak ve özgürlükler kökleştikçe ve demokratik standartlar yükseldikçe bunun ekonomiye olumlu yansımaları da doğrudan oluyor. Bu toplantılar da bu gelişmelere önemli katkılar sağlıyor.”
“BU BİR MEMLEKET MESELESİ”
Üniversitelerin artık fildişi kulelerden memlekete bakmadığını anlatan Bartın Valisi Seyfettin Azizoğlu da, “Gördüğünüz gibi Bartın Üniversitesi fildişi kulelerde değil, esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin, vatandaşımızın arasında ve onlar için güzel projeler üretmenin gayreti içerisindedir. Bunun bir memleket davasıdır. Eğer kalbimiz bu memleketin gelişmesi için dertleniyorsa, o zaman göreceksiniz ki Bartın’da da çok güzel şeyler olacaktır. Burada mahalli idarelerle, sivil toplum örgütleriyle, siyasi karar organlarıyla, halkımızla Bartın’ı hep birlikte kalkındırmanın azmi, mutluluğu ve gururu içerisindeyiz.”
KAPANIŞ PANELİ YAPILDI
Konuşmaların ardından kapanış paneline geçildi. Bartın Üniversitesi Rektörü ve BAKKA Kalkınma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ramazan Kaplan’ın yönettiği panelde Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cihat Çakır sanayi sektörüne, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Gündoğan lojistik sektörüne, Kalkınma Bakanlığı İktisadi Sektörler ve Kordinasyon Genel Müdürlüğü’nden Dr. Yurdakul Saçlı tarım sektörüne, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği AR-GE Sorumlusu Fatih Gönül turizm sektörüne yönelik değerlendirmelerde bulundu. Panelin sonunda katılımcılara protokol üyeleri tarafından sertifika verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
05 Mayıs, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
0

SİYASET YENİLENECEK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
       Fevzi Aydın
Türkiye yeni bir genel seçim sathına giriyor…
2028 yılında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM genel seçimleri, muhtemelen öne alınarak 2027 yılında yapılacak…
Çeyrek asırlık AKP ve ardından AKP-MHP ortaklığı, Cumhur İttifakıyla, ülke siyaseti ve yönetiminde hatırı sayılır gelişmeler yaşandı…
21. yüzyılla birlikte çeyrek asrı geçen dönemde, çok siyasetçiler geldi, siyaset arenasına girdi, çok siyasetçi de siyaset arenasından çıktı…
Partiler kendini feshederek ya da liderleri iktidar partisine katılarak, Türk siyasetinde önemli görevlere geldi…
Gerek PKK ve gerekse komşu ülkeleri saran Arap Baharının getirdiği savaşlara, Türkiye’de başlangıçta ABD ile ardından Rusya, sonuçta ABD ile savaşa dahil olarak, yarım asırlık sürece damga vuran savaşlarda aktif rol aldı…
Yarım asırlık son siyaset döneminin muhalefet partisi CHP ise AKP ve ardından MHP ve diğer partilerin katılımıyla oluşan Cumhur İttifakı karşısında siyasete tutunamadı…
Yarım asırlık siyaset döneminde, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık yaptı CHP’de…
Dört genel başkanın görev yaptığı yarım asırlık siyaset döneminde, ana muhalefet partisi genel başkanı olarak, liderler CHP’yi iktidara taşıyamadı…
İktidarın icraatlarını takip ve halkın siyasi nabzını tutmak yerine, parti içi muhalefet ve kurultaylarla uğraşan ana muhalefet CHP liderleri, ana muhalefete iktidar yolunu açmakta büyük zorluklar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor…
İktidarın, yarım asırdan günümüze kadar getirdiği iktidarını, son seçimlerde büyük başarı kazanan ana muhalefet CHP’nin sallamasıyla gelişen olaylar, ülke siyasetini başka mecralara taşıdı…
Büyük şehirlerden başlamak üzere iktidar, muhalefet Cumhurbaşkanı adayı ve belediye başkanlarını; çoğunluk geçmiş dönemler olmak üzere, hizmet ve çalışmalarından dolayı, gizli tanık ve ihbarlarla, onlarca belediye başkanı tutuklanarak, görevden alındı…
Millet iradesini her alanda dilinden düşürmeyen iktidar, Millet İradesiyle seçilen belediye başkanlarının, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden alınmasıyla, belediye başkanlıkları iktidara geçerken, millet iradesi de yok sayılmış oldu…
Terör örgütü PKK elebaşısının hapiste olması ve örgütün dağılma noktasına gelmişken terörist başı Öcalan’ın, Terörsüz Türkiye hamlesiyle, sürece dahil edilerek görüşmelere başlanması olumsuz karşılanırken, binlerce şehit yakını da yok sayılmış oldu…
Dünya Bankası-IMF programına dahil olmasıyla, yeniden ABD’nin ekonomi yörüngesine giren ekonomi yönetimi ve iktidar, acı reçeteler karşısında halkın sesini duymazken, muhalefet belediye başkanlarının ihbar ve gizli tanıklarla tutuklanmasıyla, gündemi değiştirmeye devam ediyor…
Muhtemelen 2027 yılında yapılması düşünülen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleriyle Türkiye’de siyaset yenilenirken, millet iradesi hangi siyasi iradeyi şemsiyesi altına alacak…
Muhalefetin güçlü olamamasına rağmen, iktidarın da halkı görmezden gelmesine rağmen, seçmen muhalefeti mi, iktidarı mı şemsiyesi altına alacak…
Türkiye’de yıllar sonra milli irade, siyaseti yenileyerek iktidarı değiştirecek mi yoksa iktidara devam mı diyecek…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…