Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Eylül, 2023 20:24 tarihinde yayınlandı
0

Balıkçı tezgahının bu sezonki starı ’hamsi’

SAMSUN (İHA) – Bu dönem Karadeniz’de palamut olmazken, herkesin yolunu gözlediği hamsi ise kilosu 70 TL’den kapış kapış gidiyor.

Karadeniz’in bereketli suları bu dönem hamsi ile vatandaşların yüzünü güldürüyor. Geçen dönem bol olan palamut ise bu sene tezgahlarda yok denecek kadar az. Vatandaşlar kırmızı et ve tavuğa nazaran ucuz olan balığa istek gösterirken, balıkçılar da kapış kapış giden hamsinin bu dönem epeyce bol olduğunu söylediler.

“Hamsinin fiyatı da lezzeti de vatandaşı mutlu ediyor”

Hamsinin bu dönem epey bol olduğunu söz eden balık satıcısı Onurcan Köse, “Sezonun açılmasının akabinde kısa bir müddet geçti. Bu sene hamsi bol oldu. Eylül 1’den itibaren hamsi satmaya başladık. Fiyatı da lezzeti de vatandaşları mutlu ediyor. Kilosu 70 TL’den satılan hamsi, vatandaşın en çok tercih ettiği balık pozisyonunda bulunuyor. Onun yanı sıra mezgit de çok bol çıkıyor. Kilosu 50 TL’den satılıyor. İstavrit 80, barbun 50, kefal 60, zargana da 120 TL’den satılıyor. Bu sene palamut olmayacak. Geçen yıl palamut boldu hamsi olmadı. Bu sene de vatandaşlar hamsiye doyacak, palamut olmayacak. Dönemi bu türlü kapatacağız diye düşünüyoruz. Şu anda deniz suyu epey sıcak. Denizin ısısı fikir balığın daha da bollaşacağını ve fiyatların düşeceğini umuyoruz” dedi.

Fiyatlardan mutlu olduğunu lisana getiren vatandaşlar ise “Balıklar ve fiyatlar bizce güzel. Kilosu 60 TL’den kaya balığı aldım. Balıkların da hepsi hoş. Hamsiyi çok seviyoruz ancak dönem yeni açıldı. Soğuklar gelmediği için hamsi tam tatlanmadı. Havalar soğuyunca yağlanan hamsi daha da lezzetlenecek” tabirlerini kullandılar.

Bizi sosyal medyadan takip edin
e 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
11 Haziran, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

BU TEZGAH CHP Yİ BİTİRİR Mİ, YOKSA BÜYÜTÜR MÜ?

CHP tarihin en büyük siyasi operasyonuyla dağılmanın eşiğine kadar geldi.
Özgür Özel’in yeni bir parti kurması durumunda; yargı müdahaleleriyle CHP’yi bölme ve ana muhalefeti zayıflatma odaklı bir siyasi operasyon yapıldığını varsayarsak, bu operasyon büyük oranda amacına ulaşmış olur.

Türkiye genelinde 81 il ve 900’den fazla ilçede örgütlenmek, binalar kiralamak, donatmak, bürokrasiyi yönetmek ve teşkilatları fonlamak çok büyük bir ekonomik kaynak ve lojistik güç gerektirir.

Muhalif seçmenin, CHP içindeki bu “çift başlılık” ve bölünme görüntüsünden dolayı sandığa küsme riskini de unutmayalım.
İmamoğlu ve Özel’in ortak hareket etmesi durumunda Türkiye genelindeki örgütlenme hızı belki katlanarak artabilir; ancak, İmamoğlu’nun CHP içinde kalmayı tercih etmesi halinde Özel’in yeni partisi dar kadrolu bir harekete dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır. Özgür Özel her ne kadar resmi açıklamalarında ⁠”Yeni bir parti kurma durumumuz yok, Atatürk’ün partisine sahip çıkacağız” diyerek kurultay mücadelesini işaret etse de, Kılıçdaroğlu yönetiminin disiplin ve ihraç mekanizmalarını çalıştırması durumunda, bu yeni parti ve hızlı örgütlenme senaryosu kaçınılmaz bir B planı olarak şimdilik masada duruyor.

KASIM 2026 TARİHİNDE BASKIN SEÇİM RİSKİ

Kasım 2026’da olası bir baskın seçim ihtimali de var. Siyasi Partiler Kanunu uyarınca yeni bir partinin seçime katılabilmesi için illerin en az yarısında (41 ilde) seçim gününden 6 ay önce örgütlenmesini tamamlamış ve büyük kongresini yapmış olması gerekiyor. Sıfırdan bir parti kurup bu süreyi yakalamak çok büyük bir risk. Bu nedenle, Özgür Özel cephesinin sıfırdan parti kurmak yerine, mevcut ve seçime girme yeterliliği olan bir partiyi devralma stratejisine (yedek parti formülü) daha sıcak baktığını düşünüyorum.

Özgür Özel’in yeni bir parti kurması durumunda, Türkiye genelinde örgütlenme riski, teşkilat tabanının bölünmesi nedeniyle CHP için oldukça yüksektir. Ancak, yeni kurulacak parti için, yasal süre kısıtlamaları ve sıfırdan lojistik ağ kurma zorunluluğu nedeniyle operasyonel olarak da risklidir.

CHP’de 38. Olağan Kurultay’a yönelik verilen “mutlak butlan” kararı ve ⁠Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla fiilen geri dönmesi, parti içindeki ⁠liderlik krizini en üst noktaya taşıdı. Siyasi kulislerde Özgür Özel ve ekibinin Ağustos ayında “İstiklal Partisi” adıyla yeni bir oluşuma gidebileceği ya da seçime girme yeterliliği olan hazır bir partiyi devralabileceği senaryoları da ⁠ciddi şekilde tartışılıyor.

Böyle bir senaryoda; ortaya çıkacak Türkiye geneli örgütlenme riskleri ve dinamiklerini şöyle sıralayabiliriz;

* Özgür Özel, başta ⁠Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere çok sayıda büyükşehir ve ilçe belediye başkanı ile yerel örgütün desteğine sahiptir. Yeni bir parti kurulması halinde, CHP’nin mevcut il ve ilçe örgütlerinin ⁠büyük bir kısmı istifa ederek Özel’in partisine geçme eğilimindedir. Bu durum, CHP’nin mevcut yerel ağını çökertebilir.

* TBMM Grubu içinde Özgür Özel’e sadık çok sayıda milletvekili var. Yeni partinin kurulmasıyla birlikte CHP meclis grubu bölünecek ve ana muhalefet partisi sıfatı ile meclisteki temsil gücü doğrudan zayıflayacaktır.

* Yeni Kurulacak Parti İçin, örgütlenme; baskın seçim olasılığını düşündüğümüzde zaman baskısı ile yetişmeyebilir. Finansal ve lojistik zorlukları da unutmayalım.

Özgür Özel, CHP’den tek başına ayrılıp geleneksel bir lider partisi kurarsa başarısı sınırlı kalabilir. Ancak Ekrem İmamoğlu’nun siyasi vizyonu ve Mansur Yavaş’ın desteğiyle “CHP’nin meşru/seçilmiş ilerici kanadı” olarak kitlesel bir harekete dönüşürse, mevcut CHP’yi geride bırakarak Türkiye’nin birinci veya ikinci büyük partisi olma başarısını yakalayabilir.

Özgür Özel ve arkadaşlarının işi gerçekten çok zor.
Toplumsal meşruiyete ve büyükşehir belediyelerinin desteğine sahip olsalar da, önlerindeki hukuki ve kurumsal barajları aşamazlarsa, CHP içindeki güçlerini kaybedebilirler. Başarılı olup olamayacaklarını, bu yargı kuşatmasına karşı geliştirecekleri siyasi strateji ve olası bir erken seçim sürecinde halk desteğini arkalarına alıp alamayacakları belirleyecektir.

İlyas Erbay