karabuk
İmsak 06:06
Güneş 07:31
Öğle 13:08
İkindi 16:06
Akşam 18:36
Yatsı 19:56
İmsaka kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Temmuz, 2024 13:47 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Bakımları göz ardı edilen araçlarda 100 bin liradan fazla masraf çıkabilir

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği şu günlerde sürücülere araç bakımlarını ihmal etmemeleri uyarısında bulunan uzmanlar, göz ardı edilen araç bakımlarının 100 bin liradan fazla masraf çıkartabilecekken, değişimi yapılmayan parçaların büyük risk taşıdığına dikkat çekiyor.

Bunaltıcı hava sıcaklıklarının devam ettiği şu günlerde araç servis uzmanı İsa Mermer, sıcak havalarda araçlarını kullanan vatandaşlara güvenli ve konforlu bir seyahat için uyarılarda bulundu. Araç bakımlarının ihmal edildiğinde araçlarda büyük hasarlı sonuçların oluşabileceğini belirten Mermer, motor ve sıvı bakımları ile lastik bakımlarının önemli olduğunu söyledi. Motor bakımında ise sıvı ve periyodik bakımların araçların verimli kullanılabilmesi için önemli olduğunu vurgulayan İsa Mermer, “Antifriz araçlarda yaz kış olması gereken bir malzemedir. Su gibi 90 derecede kaynama yapmaz. 120 dereceye kadar kendini korur ve araç içerisinde radyatörün ve soğutma sisteminin içinde korozyon oluşmasını engeller. Diğer bir nokta kıştan çıkıldığı için fren balataları, fren diskleri bayağı bir suya maruz kaldığı için deforme olur. Onların da kontrol edilmesi gerekir. Araç hidroliğinin belli bir periyotta değiştirilmesi gerekir. Bütün fren sistemi, yağ özelliğini kaybettikten sonra paslanmaya, korozyona neden olur. Ondan dolayı da frende sıkıntılar meydana gelir. Belli bir bakım periyodunda özellikle fren hidroliğinin, antifrizin değiştirilmesi gerekir. Yani bunları vatandaşımız pek fazla öngörmez, eksilmeyince, derecesi düşmeyince değiştirmeye pek gerek görmez. Fakat antifriz ve fren hidroliği de belli bir zaman sonra özelliğini kaybeder. Onların da değiştirilmesi gerekir” dedi. Değişimi yapılmayan malzemeler araç patlamasına neden olabilir Özellikle benzinli araçların yakıt sistemindeki parçaların kontrolünün önemine değinen İsa Mermer, “Benzinli araçlarda ayrıca LPG takılı oluyor. Özellikle enjeksiyonlu modellerde benzin pompası dediğimiz malzeme var onu da benzin soğutur. İçerisine yakıtın belli bir seviyede olmayışından dolayı benzin pompası ısınma yapar yaz aylarında. Bundan dolayı da benzin pompası arızalanır, hatta bazen yanar. Allah esirgesin aracın patlamasına kadar, yangın çıkmasına kadar sebep olur. Onun için yaz aylarında mümkün mertebe yakıt ışığının yanmaması gerekiyor. Çeyrek depoda, yarım depoda kalması gerekiyor benzinli araçlarda. Karbüratörlü modelde ara ara benzine geçilmesi gerekiyor. Geçilmediği takdirde karbüratörün üzerindeki diyaframlar, benzin hortumları bir kez benzin geçtikten sonra uzun bir süre benzin girmezse bütün kauçuk sistemi çürüyor, kuruyor, dökülüyor. Herhangi bir ihtiyaç olduğunda, araç benzine alındığında da bütün o çatlayan yerlerden benzin kaçırıyor, ısınan motorda yangın çıkma ihtimali yükseliyor” şeklinde konuştu. “Zarar gören motoru sıfırlamanın maliyeti 130 bin lira” Aksatılan bakımların büyük masraflara neden olabileceğini söyleyen araç servis uzmanı Mermer, “Araç bakım takibini yapmazsanız 10 binlik bir yağ ile 20 bin kilometre kullanırsanız aynı ayçiçek yağında olduğu gibi bu yağ da motorun içerisinde korozyona neden olur, çamurlaşma yapar. Belli bir zaman içerisinde motorun içindeki bütün parçalara hasar verir, yağ yakma yapar, turbo arızalanır, motorun içindeki aksamlarına zarar verir. Bunun ardından zarar gören motoru sıfırlamanın maliyeti aşağı yukarı 130 bin lira. Onun için aksatmadan her 10 bin kilometre ile 20 bin bakımlarının yapılması hem araç için çok iyi olur hem de müşterinin cebine iyi yansır. Araca ne kadar bakarsanız o da size o kadar bakar yolda bırakmaz. Bütün filtre ve yağı ile beraber 3 ila 5 bin lira arasında değişir. Bir de motorun triger kayışı ve ağır bakımı olan tipi var. O da 13 bin civarında masrafı olur. Bunların her birinin bakımları, bakım defterleriyle beraber müşteri tarafından takip edilmesi gerekiyor. Bunların zamanı geçip fark edilmediği takdirde çok büyük hasarlara sebep olur” diye konuştu.(İHA)
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

BEUN’da güneş enerjisi santrali yatırımıyla hem doğa hem sağlık kazanacak

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), sürdürülebilir kampüs vizyonu doğrultusunda çevreci ve stratejik bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulması planlanan 1500 kWe (1861,2 kWp) kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile üniversite hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak hem de Tıp Fakültesinin elektrik ihtiyacının yaklaşık dörtte birini güneş enerjisinden karşılayacak.
Dünya Bankası finansmanı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü yürütücülüğünde uygulanan Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) kapsamında hayata geçirilecek olan proje; Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı’nda yer alan yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, kamu binalarında enerji verimliliğinin artırılması ve kendi enerjisini üreten kamu yapılarının desteklenmesi hedefleriyle de tam uyum gösteriyor.
Hazırlanan fizibilite, çevresel ve sosyal etki değerlendirme çalışmaları doğrultusunda, Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesi sınırları içerisinde yer alan yaklaşık 24 bin metrekarelik alanda, 1500 kWe (1861,2 kWp) kurulu güce sahip bir Güneş Enerjisi Santralinin kurulması öngörülüyor. Fiziksel olarak Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulacak olan santralin devreye alınmasıyla birlikte üretilecek elektrik enerjisinin, ulusal şebeke üzerinden dengeleme yöntemiyle Tıp Fakültesinin yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık %25’ini karşılaması hedefleniyor. Böylece üniversite genelinde yenilenebilir enerji kullanımının payının artırılması ve enerji giderlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Bu durum, üniversitenin sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasına imkân tanıyacak; mevcut hizmet kapasitesinin korunmasına ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğine dolaylı ancak güçlü bir katkı sunacak. Bu yönüyle proje, yalnızca bir enerji yatırımı olmanın ötesinde; kamu yararı, maliyet etkinliği ve sosyal fayda boyutlarıyla da öne çıkıyor.
İhale süreci başlayan ve kısa süre içerisinde devreye alınması planlanan GES, yaklaşık 25 yıl boyunca temiz ve yenilenebilir enerji üreterek üniversitenin enerji maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda fosil yakıtlara dayalı enerji tüketiminin azaltılması, karbon salınımının düşürülmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Öte yandan proje kapsamında, güneş enerjisi teknolojilerine yönelik akademik çalışmaların ve uygulamalı projelerin üniversite bünyesinde yürütülmesi de planlanıyor. Bu yönüyle kurulacak GES; eğitim, araştırma ve uygulamayı bir araya getiren örnek bir yenilenebilir enerji yatırımı olarak dikkat çekiyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sürdürülebilirlik anlayışının üniversitenin tüm planlama ve yatırımlarında temel bir ilke olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi:
"Üniversitemiz; çevreye duyarlı, enerji verimliliğini esas alan ve kendi enerjisini üretebilen örnek bir kampüs modeli oluşturma doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Çaycuma Meslek Yüksekokulumuz yerleşkesinde kurulacak olan Güneş Enerjisi Santrali, bu vizyonumuzun somut ve stratejik adımlarından biridir. Bu önemli yatırım sayesinde hem çevresel sorumluluğumuzu yerine getiriyor hem de Tıp Fakültemizin elektrik tüketiminin kayda değer bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına katkı sağlayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle çevreci yatırımları ve yenilenebilir enerji projelerine verdikleri güçlü desteklerden dolayı başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere Bakanlığımızın kıymetli yöneticilerine şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca yükseköğretim sistemimizin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm vizyonuna büyük katkılar sunan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK ailemizin değerli mensuplarına teşekkürlerimi sunuyorum. Projenin hazırlanmasından uygulanmasına kadar geçen tüm süreçlerde özveriyle çalışan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüze, Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) yetkililerine, üniversitemizin ilgili akademik ve idari birimlerine ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak; sürdürülebilir gelecek hedeflerimiz doğrultusunda çevreci, yenilikçi ve katma değeri yüksek projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz."

Bizi sosyal medyadan takip edin