Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Eylül, 2024 00:07 tarihinde yayınlandı
0

Bakan Yumaklı: “Sözleşmeli üretim modelini savunuyoruz”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Biz her zaman doğruyu söylüyoruz ve doğruyu söylemeye devam edeceğiz. Her halükârda sözleşmeli üretim modelini savunuyoruz” dedi.

Türkiye’nin önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan Tokat’a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Erbaa ilçesi ziyaretinin ardından il merkezine geçerek Tokat Valisi Abdullah Köklü’yü makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından İl Genel Meclisi toplantı salonunda sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Yumaklı, işlenmeyen tarım arazilerinin tekrar tarıma ve ekonomiye kazandırılması konusu üzerine yanlış bilgilendirmelerin oluğunu ifade ederek, “Buradan bir kez daha sizlerin vasıtasıyla açıklık getirelim. Bu başlıkta, mülkiyet sahiplerinin mülkiyetiyle ilgili herhangi bir tasarrufta bulunmamız söz konusu değildir. Devlet olarak istediğimiz şey, bu arazilerin ekilmesi ve tarımsal üretime dahil edilmesidir. Bu süreçte, coğrafi bilgi sistemleri de dahil olmak üzere teknolojiyi tamamen kullanıyoruz” dedi.

“Ekilmeyen araziler için mülkiyet sahiplerine mesaj göndereceğiz”

Teyit edilen ve ekilmeyen araziler için mülkiyet sahiplerine mesaj göndereceklerini söyleyen Bakan Yumaklı, “İlk bir yıllık süre tamamlandığında, teknolojiyle tespit edilen ve yerinde teyit edilen ekilmeyen araziler için mülkiyet sahiplerine mesaj göndereceğiz. Mesajda, ’Bir yıl geçti, burası ekilmedi. Eğer gelecek yıl da ekilmezse, ikinci yılın sonunda mülkiyeti size ait olan bu araziye devlet olarak kanunun bize verdiği yetkiyle müdahale edeceğiz’ diyeceğiz. Burayı, o bölgedeki sivil toplum kuruluşları, önder çiftçiler ve ziraat odalarına kira için teklif edeceğiz. Kiranın belirlenmesi de bir komisyon marifetiyle yapılacak. Elde edilen kira, mülkiyet sahibinin hesabına yatırılacak” şeklinde konuştu.

“Üretilen bu senaryolar bizim hayalimizde olmadı”

Devlet ekilmeyen arazilere çökecek, bunları alıp şirketlere verecek gibi söylemlere de değinen Bakan Yumaklı, “Duymuşsunuzdur, bazı kişiler tarafından ’Devlet bu arazilere çökecek, bunları alıp şirketlere verecek’ gibi senaryolar üretildi. Bizim hayalimizde böyle bir şey hiç olmadı ve hiçbir zaman olmayacak. Ancak bu spekülasyonu yapanlar, ‘Alemi nasıl bilirsin? Kendin gibi!’ sözünde olduğu gibi, kendileri bu tür düşünceler ürettikleri için kamuoyunu bu şekilde meşgul etmeyi başardılar. Biz her zaman doğruyu söylüyoruz ve doğruyu söylemeye devam edeceğiz. Yine her halükârda sözleşmeli üretim modelini savunuyoruz” diye konuştu.

Bakan Yumaklı programın ardından AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek partililerle bir araya geldi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin