Bakan Tunç: "Erdoğan liderliği gerçek belediyecilikten ortaya çıkmıştır" - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Mart, 2024 08:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Bakan Tunç: “Erdoğan liderliği gerçek belediyecilikten ortaya çıkmıştır”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin kurulmasında gerçek belediyeciliğin etkisinin bulunduğunu belirterek, “Recep Tayyip Erdoğan liderliği gerçek belediyecilikten ortaya çıkmıştır” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, belediye başkanı adaylarına destek olmak ve vatandaşlara hitap etmek için Karabük’ün Yenice ilçesine geldi. Büyük coşkuyla karşılanan Tunç, AK Parti Yenice Belediye Başkan Adayı Sertaş Karakaş’ın projelerinin arkasında durmaya devam edeceklerini söyledi.

“Cumhurbaşkanlığına layık gördükleri birini kenara attılar”

Bakan Tunç, “Cumhurbaşkanımızın dışında milletin huzuruna çıkıp büyük meydanlarda halka seslenebilen başka bir siyasetçi kaldı mı? 10 ay önce altılı masa vardı. Masanın altı, üstü vardı. Bir cumhurbaşkanı adayları vardı. Bu ülkeye cumhurbaşkanı yapacaklardı ama bu ülkeye cumhurbaşkanlığına layık gördükleri birisini kendi partilerine, genel başkanlığa layık görmediler. Attılar kenara. Onun yardımcıları olacaktı. Cumhurbaşkanı yardımcıları. Her partinin bir genel başkanı aynı zamanda neydi? Cumhurbaşkanı yardımcısı adayıydı. Şimdi neredeler? Birbirlerine düştüler. Bunlar iktidarı devralsalardı. Ne olurdu bu ülkenin hali? Ne yaparlardı? İktidarı paylaşabilirler miydi? İlk günden kavgaya tutuşurlardı. Ülkeyi bir kaosa sürüklerlerdi. İşte millet buna müsaade etmedi. Millet 10 ay önce Cumhur İttifakı’yla Recep Tayyip Erdoğan’la yola devam dedi” ifadelerini kullandı.

“Recep Tayyip Erdoğan liderliği gerçek belediyecilikten ortaya çıkmıştır”

“Gerçek belediyeciliği kim başlattı bu ülkede? Recep Tayyip Erdoğan başlattı” diyen Tunç, şunları söyledi:

“Nerede başlattı? İstanbul’da başlattı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşanılamaz hale getirdiği havası solunamayan havası, çöpleri toplanmayan İstanbul’u bir dönemde kısa sürede yaşanılır hale getirdi. İstanbul’un sorunlarından kurtardı ve hemen önünü kestiler. Şiir okudu diye hapse attılar. Sonrasında da milletimiz dedi ki yaşayanlar hale getiren o başkan var ya bir parti kursa da peşine takılsak, onu hemen iktidara getirsek. Türkiye’yi de problemlerinden o kurtarır dedi millet. AK Parti’nin kurulmasının sebebi gerçek belediyeciliktir. Gerçek belediyecilikten doğmuştur AK Parti. Recep Tayyip Erdoğan liderliği gerçek belediyecilikten ortaya çıkmıştır.”

22 yıldan beri insanları güçlendirmek için çalıştıklarını aktaran Tunç, “Sayın Cumhurbaşkanımız ’Önce insan’ der. Eğitimden sağlığa, kültürden sosyal politikalara, adalete, güvenliğe varıncaya kadar 22 yıldan bu yana insanımızı güçlendirmek için çalıştık. Onun için 17 sandık konuldu milletimizin önüne. 17 sandıkta da milletimiz tercihini AK Parti’den, Recep Tayyip Erdoğan’dan yana kullandı” diye konuştu.

Muhalefete de yüklenen Tunç, “Bütün Türkiye genelinde de görüyorsunuz muhalefetin hali perişan. Ne hallere düştüler. Hatta darbeden bile destek vermeye, darbeyi tekrar çağrıştırmaya başladılar. ’Gençler yaparsa başımın üstünde yeri var’ diyor. Bunların darbecilik, vesayetçilik maalesef genlerine işlemiş genlerine. Kurtulamazlar onlar. O nedenle o milli irade düşmanları hiçbir zaman bu ülkede milletten destek alamaz. Yıllarca o darbeleri millete, demokrasi bayramı diye kutlatanlara bu millet, iktidar yüzü göstermez. Göstermiyor zaten” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay