Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Aralık, 2019 13:18 tarihinde yayınlandı
0

Baba Dostundan Oğluna Duygulandıran Hediye

Karabük Özel Sektör Haddeciler Derneği Başkanı Pehlivan Baylan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi ziyaret etti. Ziyarette Baylan, Bekir Pakdemirli’ye, ANAP döneminde Ulaştırma, Maliye, Devlet Bakanlığı görevinde bulunan  babası Ekrem Pakdemirli’nin yağlı boya tablosunu hediye etti.

Karabük Özel Sektör Haddeciler Derneği Başkanı Pehlivan Baylan, AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş ile birlikte Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi ziyaret etti.

Ziyaretin Karabük’le ilgili konuların yanı sıra özelde bir anlamı vardı. Anavatan döneminde İl Başkanlığı yapan Pehlivan Baylan ile ANAP döneminde Ulaştırma, Maliye ve ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevlerini yürüten Ekrem Pakdemirli dostluğu ziyarete damgasını vurdu.

Ziyaret bir anlamda baba dostlarının buluşması olurken, Karabük Özel Sektör Haddeciler Derneği Başkanı Pehlivan Baylan,  Bakın Pakdemirli’ye babası Ekrem Pakdemirli’nin yağlı boya tablosunu hediye etti.

Konuya ilişkin görüşlerini aldığımız ve ziyareti gazetemize değerlendiren Karabük Özel Sektör Haddeciler Derneği Başkanı Pehlivan Baylan, ziyarette orman vasfını yitirmiş alanların Organize Sanayi Bölgesine kazandırılmasının da talep edildiğini, AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş, tarafından Bakan Pakdemirli’ye konuya ilişkin dosya sunulduğunu belirtti.

Ziyaretin her açıdan olumlu geçtiğini anlatan Başkan Pehlivan Baylan, ” Ziyaret çok olumlu bir havada geçti. Sayın Bakanımızın babası ile aynı dönemde siyasette bulunduk. Sayın Ekrem Pakdemirli bizim abimiz, dostumuzdu. Ziyarette eskiye dair anılar konuştuğumuzda duygulu anlarda yaşadık. Bizleri kabul ettiği için öncelikle Sayın Bekir Pakdemirli’ye çok teşekkür ediyorum. Kendisini AK Parti Karabük Milletvekilimiz Niyazi Güneş ile birlikte ziyaret ettik. Karabük’ün öncelik sorunlarını anlattık. Özellikle Orman vasfını yitirmiş arazilerin Organize Sanayiye kazandırılmasını talep ettik. Organize Sanayi Bölgesinde yeni yatırımcı için yer kalmadı. Yeni alanların OSB’ye kazandırılması lazım ki; yeni istihdam alanları yaratılsın, yatırımcı gelsin, işsizliğin belini kıralım. Bu bağlamda Sayın Vekilimiz Niyazi Güneş Bey Bakan Pakdemirli’ye bir dosya sundu. Bakanımız da yetkili ilgili bürokratları çağırarak yasalar çerçevesinde gerekeni yapacaklarını söyledi. Kendiside sıcak baktığını bizlere ifade etti. Bu talebimizin gerçekleşmesi için bize destek veren Sayın Valimize, Milletvekillerimize, Belediye Başkanımıza OSB yönetimine teşekkür ediyoruz. İnşallah en kısa zamanda bu alanlar OSB’ye kazandırılır, yeni fabrikalar açılır ve işsizliğin beli kırılır” dedi

BABA EKREM PAKDEMİR’LİNİN TABLOSU  HEDİYE EDİLDİ

Ziyaret sonrasında Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye babası Ekrem Pakdemirli’nin yağlı boyasını hediye eden Başkan Baylan, “Sayın Ekrem Pakdemirli benim ağabeyim ve dostumdu Nur içinde yatsın. Türkiye için önemli bir siyasetçi ve devlet adamıydı. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olduğu dönemde serbest piyasa ekonomisinin mimarlarından. Aynı zamanda Sayın Turgut Özal’ın sağ koluydu. Mekanları cennet olsun. Bende eski günlerin bu güzel anısına sevdiğim ağabeyim dostum Ekrem Pakdemirli’nin yağlı boya tablosunu oğluna hediye etmekten, takdim etmekten onurlandım. Sayın Bakanım Bekir Pakdemirli bey de duygulandı. Duygu dolu anlar yaşandı.” dedi

Son olarak gerekli konuların ve dosyaların Bakana sunulmasında Başkanlık eden Vali Gürel başta olmak üzere, Belediye Başkanına, Milletvekillerine Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanına, ve Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetimine teşekkür eden  Baylan, “Karabük”ün geleceği ortak akılda buluşmak ve takım oyunu oynamaktan geçiyor” diye konuştu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin