Avrupalı kadınların gözdesi mor patatesin üretimi Anadolu’ya yayılıyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Ekim, 2023 04:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Avrupalı kadınların gözdesi mor patatesin üretimi Anadolu’ya yayılıyor

Avrupa’da kadınların çok fazla tükettiği şifa deposu mor patatesin üretimi Anadolu topraklarında yaygınlaşıyor. İlk olarak Eskişehir’de üretilmeye başlanan antioksidan kaynağı bitkinin Amasya’daki ekimi sonrası Erzurum’da da ekonomiye renk katması planlanıyor.

İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nde ’besin intolerans’ eğitimi alan Eskişehirli profesyonel çiftçi Hayriye Kuşçu, antik çağlarda kral ve kraliçelerin yediği mor patatesi Türkiye geline tanıtmayı amaçlıyor. Aile yadigarı topraklarda profesyonel çiftçilik yapan Kuşçu, birçok ürünün yanında Türkiye’de ilk kez denenen mor patatese merak saldı. 2020 yılında Türkiye’de ilk defa 10 dekar alanda mor patates ekimi yaptı. Eskişehir Kadın Eli Kooperatifi Başkanı olan Kuşçu, dikkat çeken çalışmaları sonrası tarımda suyun verimli kullanımı başlığı altında ödüle layık görülerek Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın elinden ödülünü aldı.

Avrupalı kadınlar çok tüketiyor

Adana, Hatay ve Sivas’ın ardından Amasya’da bir firmanın sosyal sorumluluk desteğiyle deneme ekimleri yaptığı mor patates toplamda 450 dekarlık alanda yetiştirildi. Basına yansıyan mor patates, Erzurumluların da dikkatini çekti. Amasya’ya gelen bir heyet hasadı yerinde inceledi. Gelecek sezon için Erzurum’da da deneme ekiminin yapılması planlandı. Erzurum’dan gelen heyete bilgiler veren Hayriye Kuşçu, özellikle de Avrupalı kadınların çok tükettiği şifa deposu bu ürünün pazar sorunu olmadığını söyledi.

Erzurum’da yetiştirilmesi planlanıyor

Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, “Mor patates katma değeri yüksek bir ürün olduğu için önümüzdeki dönemde deneme ekimi yapacağız. Nasip olursa geliştirmeyi planlıyoruz” dedi.

Erzurum’da yılda yaklaşık 300 bin ton diğer tür patateslerin üretiminin yapıldığını hatırlatan Oral, “Normal patates ile mor patatesin farklılıkları var. 3-4 kat fazla fiyatla satılabiliyor. Hem antisiyonun, antioksidan ve kanser hastalıklarına iyi geliyor. Kozmetik sanayiinde de kullanıldığı için Erzurum’da yetiştirmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

“Eksi 40’ta yaşıyorsak her şeyi yapabiliriz”

Mor patatesin üretimi konusunda AR-GE çalışmaları da planladıklarını aktaran Erzurum Nene Hatun Kadın Kooperatifi Başkanı Büşra Topaloğlu, “Rakım ve iklim şartlarının etkilerini göreceğiz. İnşallah verim alabilirsek güzel işler yapabileceğimizi düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Pasinler Kadın Girişimi Üretimi ve İşletme Kooperatifi Kübra Kobaza ise “Erzurum’un iklim şartlarını bilmeyen yoktur. Kışın eksi 40 derecede yaşayan kadınlarız. Eksi 40 derecede yaşıyorsak her şeyi yapabiliriz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ahsabin cazibesi belgesel filmi ilk kez izleyiciyle bulustu 3jYNRpOQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Mart, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

“Ahşabın Cazibesi” belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu

Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan “Ahşabın Cazibesi” belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu.

Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı.

Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti.

Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı.

Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu.

İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu.

Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. “İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz” diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi.

Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, “Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor” dedi.

Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin