Avrupa Birliği'nin Dış İlişkileri ve Türkiye Konferansı Gerçekleştirildi - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Nisan, 2015 07:17 tarihinde yayınlandı
0
0

Avrupa Birliği’nin Dış İlişkileri ve Türkiye Konferansı Gerçekleştirildi

ÇANKIRI Ankara Üniversitesi tarafından düzenlenen ve Çankırı Karatekin Üniversitesi Avrupa Birliği Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından koordine edilen “Avrupa Birliği’nin Dış İlişkileri ve Türkiye” Konferansı Çankırı’da gerçekleştirildi.
Öğrenciler ve öğretim üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği konferansın açılış konuşmasını yapan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belgin Akçay AB’nin Türkiye için önemine değindi ve düzenlenen Jean Monnet konferans dizilerinin AB konusunda bilgi edinmeye yapacağı katkıların altını çizdi.
Konferansın oturum başkanlığını, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul Arat yaptı. Konuşmacı olarak, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Ege, Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinem Akgül Açıkmeşe, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek ve Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Yaprak Alp katıldı.
Doç. Dr. Aylin Ege, AB’nin dünya ticaretindeki yerini ortaya koyan veriler sundu ve AB’nin uluslararası ekonomik ilişkilerini, farklı ülkelerle gerçekleştirdiği Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Antlaşmalarını açıkladı.
ABD ile müzakereleri süren Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Antlaşması’nın genel olarak Türkiye üzerine etkilerini anlattı.
Doç. Dr. Sinem Akgül Açıkmeşe, AB’nin aslında dış ekonomik ilişkilerde daha başarılı olduğunu belirtti ve AB’nin dış politika aktörlüğü, uyguladığı (dış) politikasının kapsamı, kullandığı araçlar, gerçekleştirdiği operasyonlar, genişleme ve komşuluk politikaları ve AB-Nato ilişkileri üzerinden, AB’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikasını anlattı.
AB’nin Orta Doğu Ülkeleri ile ilişkileri konusu üzerinde konuşan Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek, Ortadoğu’da yaşananların, Ortadoğu’da kalmadığını ve AB’yi doğrudan etkilediğini belirterek, AB’nin, tehdit üreten bir bölge olan Ortadoğu’da demokrasi ve serbest piyasa ekonomisini yerleştirerek, bölgeyi kendisi için daha güvenli hale getirme amacında olduğunu ifade etti.
Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Yaprak Alp, AB’nin bir barış projesi ve dünyanın en önemli ekonomik bloklarından biri olduğunu ancak, günümüzde başta artan ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi sorunlar yaşadığını açıkladı.
AB’nin Türkiye’yi köprü olarak gördüğünü belirten Alp, ilişkilerin zaman zaman inişli çıkışlı olmasına rağmen, son dönemde canlanmaya başladığını belirtti ve Türkiye’nin müzakere sürecindeki durumunu açıkladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ISMAILAKCA
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
26 Mart, 2026 10:09 tarihinde yayınlandı
0
0

Koca kafalılar..!

“Bölgecilik illetini koca kafalarınızdan silin”

Çünkü siyaset, bu koca kafalıların çıkarlarını büyütme alanı değil; ortak aklın, adaletin ve liyakatin hakim olması gereken bir durumdur. Buna rağmen, özellikle yerel düzeyde “bizim bölgeden olsun”, “bizim adam olsun” anlayışı, ne yazık ki bu koca kafalıların beyinlerinde yerlerini korumaya devam ediyor.

Bölgecilik, bir partinin en büyük iç tehditlerinden biridir. Ağaç kurdu gibidir, içten içe yer bitirir, Bu anlayış, insanları yetkinliklerine göre değil, aidiyetlerine göre sınıflandırır. Oysa siyaset, kapsayıcılık gerektirir. Bir göreve kimin daha yakın olduğu değil, kimin o görevi en iyi şekilde yapacağı esas alınmalıdır. Aksi halde ortaya çıkan tablo, rekabetten beslenen bir kalite artışı değil; ayrışmadan beslenen bir zayıflama olur.

“Bizden olsun da nasıl olursa olsun” yaklaşımı, kısa vadede bu koca kafalıları memnun edebilir. Ancak uzun vadede bu zihniyet, hem teşkilat yapısını aşındırır hem de seçmen nezdinde güven kaybına yol açar. Çünkü seçmen, kendi iç hesaplaşmalarına gömülmüş bir yapı değil; sorunlara çözüm üreten, güçlü ve birlik içinde bir siyasi kadro görmek ister.

Daha da önemlisi, bölgecilik bir kez kök saldığında, onu ortadan kaldırmak çok daha zor hale gelir. Her karar, her atama, her seçim süreci bu gözle değerlendirilmeye başlanır. Bu da kırgınlıkları, küskünlükleri ve ayrıştırmaları beraberinde götürür. Tıpkı 2019 seçimlerinde yaşandığı gibi…

Bölgecilik illetini zihinlerden silin. Kısır çekişmeleri değil, ortak başarıyı büyütün. Kimin nereden geldiğine değil, ne ortaya koyduğuna bakın.

Yeniceli, Eskipazarlı, Eflanili, Ovacık ya da Safranbolulu olsun ne fark eder, yeter ki; bu şehre kim nasıl bir hizmet verebilir onu tartışalım…

Birkaç gün sonra il genel meclis başkanlığı seçimleri var.

Bakıyoruz da yine bu koca kafalılar bizden olsun düşüncesini konuşur hale gelmiş.

Bu arada AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt’a da küçük bir hatırlatma yapalım…

Son günlerde AK Parti içerisinde İl Genel Meclis Başkanlığı seçimleri öncesinde yaşanan gelişmeler, parti içi dengeler açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir sürece işaret ediyor.

Özellikle aday sayısındaki fazlalık, demokratik rekabetin bir göstergesi olarak yorumlanabilecek olsa da, kontrolsüz bir şekilde ilerliyor ve parti içinde gruplaşmaları tetikleyebilecek bir risk barındırıyor.

İl genel meclis başkanlığı gibi yerel yönetim açısından kritik bir pozisyon için birden fazla ismin öne çıkması, ilk bakışta zenginlik gibi görünse de, seçim sürecine sayılı günler kala bu tablo bir belirsizlik ortamı yaratmış durumda. Bu belirsizlik, yalnızca adaylar arasında değil, aynı zamanda teşkilat içinde de farklı eğilimlere ve hizipleşmelerin oluşmasına zemin hazırlamaya başladı.

Bu noktada gözler doğal olarak AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt’a çevrilmiş durumda. Ancak Başkan Salt’ın sürece dair henüz net bir açıklama yapmamış olması, sahadaki soru işaretlerini artırıyor.

Oysa ki, Başkan Salt, parti içi birlik ve koordinasyonun sağlanmasında en kritik aktörlerden biridir. Sessizlik, çoğu zaman tarafsızlık olarak yorumlansa da, böylesine hassas bir süreçte aynı zamanda bir “boşluk” mu var sorusunu akla getiriyor.

Özellikle yerel siyasette kişisel ilişkilerin ve dengelerin daha hassas olduğu düşünüldüğünde, sürecin yönetiminde açık ve net bir iletişim büyük önem taşımaktadır.

Bu nedenle Başkan Salt’ın, sürece ilişkin yol haritasını, kriterleri ve beklentileri kamuoyu ile paylaşması; hem adaylar arasındaki rekabetin sağlıklı bir zeminde ilerlemesini sağlayacak hem de parti içindeki olası kırılmaların ve küskünlüklerin önüne geçecektir.

Günlerdir hem de yoğun bir şekilde telefon diplomasisi yapıldığı, makama oturmak isteyen adayların kıyasıya bir kulis çalışması içinde olduğu da yüksek sesle konuşulur hale gelmiş.

Sonuç olarak; AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt bu sıkıntılı sürece bir nokta koyacak mı?

Süreç, adaylar platformundan aday profiline geçecek mi, yoksa kontrolsüz bir rekabet ortamına doğru gidecek mi?

Bekleyip göreceğiz…