ÇANKIRI Ankara Üniversitesi tarafından düzenlenen ve Çankırı Karatekin Üniversitesi Avrupa Birliği Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından koordine edilen “Avrupa Birliği’nin Dış İlişkileri ve Türkiye” Konferansı Çankırı’da gerçekleştirildi.
Öğrenciler ve öğretim üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği konferansın açılış konuşmasını yapan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belgin Akçay AB’nin Türkiye için önemine değindi ve düzenlenen Jean Monnet konferans dizilerinin AB konusunda bilgi edinmeye yapacağı katkıların altını çizdi.
Konferansın oturum başkanlığını, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul Arat yaptı. Konuşmacı olarak, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Ege, Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinem Akgül Açıkmeşe, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek ve Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Yaprak Alp katıldı.
Doç. Dr. Aylin Ege, AB’nin dünya ticaretindeki yerini ortaya koyan veriler sundu ve AB’nin uluslararası ekonomik ilişkilerini, farklı ülkelerle gerçekleştirdiği Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Antlaşmalarını açıkladı.
ABD ile müzakereleri süren Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Antlaşması’nın genel olarak Türkiye üzerine etkilerini anlattı.
Doç. Dr. Sinem Akgül Açıkmeşe, AB’nin aslında dış ekonomik ilişkilerde daha başarılı olduğunu belirtti ve AB’nin dış politika aktörlüğü, uyguladığı (dış) politikasının kapsamı, kullandığı araçlar, gerçekleştirdiği operasyonlar, genişleme ve komşuluk politikaları ve AB-Nato ilişkileri üzerinden, AB’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikasını anlattı.
AB’nin Orta Doğu Ülkeleri ile ilişkileri konusu üzerinde konuşan Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek, Ortadoğu’da yaşananların, Ortadoğu’da kalmadığını ve AB’yi doğrudan etkilediğini belirterek, AB’nin, tehdit üreten bir bölge olan Ortadoğu’da demokrasi ve serbest piyasa ekonomisini yerleştirerek, bölgeyi kendisi için daha güvenli hale getirme amacında olduğunu ifade etti.
Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Yaprak Alp, AB’nin bir barış projesi ve dünyanın en önemli ekonomik bloklarından biri olduğunu ancak, günümüzde başta artan ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi sorunlar yaşadığını açıkladı.
AB’nin Türkiye’yi köprü olarak gördüğünü belirten Alp, ilişkilerin zaman zaman inişli çıkışlı olmasına rağmen, son dönemde canlanmaya başladığını belirtti ve Türkiye’nin müzakere sürecindeki durumunu açıkladı.


Avrupa Birliği’nin Dış İlişkileri ve Türkiye Konferansı Gerçekleştirildi
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


