Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Temmuz, 2015 10:26 tarihinde yayınlandı
0

Avcılar ve Atıcılar Derneği’nden Kurs Tepkisi

KASTAMONU Avcılar ve Atıcılar Derneği Avcı Kursu için müracaatta bulunan kursiyerlere Halk Eğitim Merkezi tarafından kurs açılmamasına tepki gösterdi. Talep olmasına rağmen talebin Halk Eğitim Merkezi tarafından dikkate alınmamasına anlam vermediklerini belirten Kastamonu Avcılar ve Atıcılar Derneği Başkanı Adil Ünaldı, Halk Eğitim Merkezi’nden açıklama beklediklerini söyledi.
Kastamonu’nun ilçelerinde açılan kursun il merkezinde de açılması gerektiğine işaret eden Başkan Adil Ünaldı, “İl merkezinde Avcı eğitim kursuna katılmak için Halk Eğitim Akşam Sanat Okulu’na kayıtlarını yaptıran 120 kişi civarındaki avcı adayımız 2014 yılının 12’nci ayından bu yana müracaatlarının olmasına rağmen hala il merkezinde kurs düzenlenmeyişine an
lam veremiyorlar. Şimdiye kadar birçok ilçede düzenlenen “Temel Avcı Eğitim Kursları’ neden il merkezinde açılmıyor? Kursun açılması için 10-15 kişinin yeterli olması gerekirken bizler yüz kişinin üstünde müracaatımız olmasına rağmen hala niye merkezde kurs açılmıyor. Kurs ile ilgili açıklama bekliyoruz” dedi.
Temel Avcı Kurslarına katılıp belge alamayanların yasal avcı olamadığını hatırlatan Ünaldı, “Kurslar Halk Eğitim Akşam Sanat Okulları ve Orman Su İşleri İl Müdürlüklerince ortaklaşa düzenlenebiliyor. 2015-2016 Av Sezonu’nun başlamasına az bir süre kaldı. Bizler yasal olarak avlanmak istiyoruz. Yetkililer bizi kaçak avcılığa mecbur bırakmasınlar. Bir an önce Avcı Eğitim Kursu’nun açılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin