ZONGULDAK ‘ın Ereğli ilçesinde avukatlar, ‘5 Nisan Avukatlar Günü’nü bir gün gecikmeli kutladı.
Kdz. Ereğli ilçesinde Avukatlar Günü nedeniyle Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi. Yaklaşık 30 kadar avukatın katıldığı tören anıta çelenk sunulması ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşan Zonguldak Barosu Ereğli Temsilcisi Av. Tayyar Kartal, cübbelerinin silah değil bağımsızlığın ve onurlu ve dik duruşlarının simgesi olduğunu söyledi. Kendilerinin hakim ve savcılar gibi yargı görevi yapan hukukçular olduğunu dile getiren Kartal “Hak aramanın bağımsız ve tarafsız bir kurum olan yargı yolu ile elde edilmesi, aşama aşama gelişen ve gerçekleşen bir hukuksal aydınlanmanın sonucudur. Hak arama özgürlüğünün kullanılmasında ve korunmasında bireyin yanında yer alan, bilgisini ve zamanını hak arayan kişi veya kişilere özgüleyen hak arama ve savunma mesleğinin onurlu temsilcileri ise avukatlardır. Avukatlar, insanlığa; başkalarının hakkına, mülkiyetine, özgürlüğüne saygıyı öğreten, İnsan Hak ve Bildirgesini yazan, Kölelikten Kurtuluş Bildirgesini yayımlayan, çoğunluğun tiranlığına karşı duran, adaletsizlikle savaşan, kendini hakkaniyete adayan, eşitlik, özgürlük ve barış için mücadele eden, uzlaşmaya inanan insanlardır. Dünya tarihi bunun sayısız örnekleriyle doludur” dedi.
İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görev yapan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın katledilmesine ilişkin üzüntü ve tepkilerini çeşitli yollarla dile getirdiklerini anlatan Kartal, yaşanan olaydan dolayı avukatların hedef haline getirilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kartal konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Olayın hemen ardından siyasi irade temsilcileri tarafından açıklanan ilk beyanların avukatların adliyeye giriş biçimlerine yönelik olmasına sessiz kalmamız mümkün değildir. Bizler, birtakım dokunulmazlık ya da ayrıcalık talebinde bulunan kişiler değiliz ve hiçbir zaman olmadık. Bizlerin cübbeleri birer silah değil; bağımsızlığımızın, onurlu ve dik duruşumuzun simgesi oldu her zaman. Bizler, tıpkı hakim ve savcılar gibi yargı görevi yapan, adaleti ve hukukun üstünlüğünü gaye edinen avukatlarız, hukukçularız. Bizler, hakimiyle-savcısıyla ve avukatıyla bir bütün olan hukuk dünyasında bireylerin savunmalarını üstlenen, onların sırlarını taşıyan vekilleriz. Bizler hakkında özel hükümlerin bulunmasının nedeni işte bu özelliklerimizin gereğidir. Biz avukatlar, potansiyel şüpheli olarak zan altında bırakılmayı kabul etmiyoruz. Güvenlik kavramı ile birey hak ve özgürlükleri birbiriyle çelişir ve karşı karşıya gelen kavramlar olarak göstermeye çalışmak hatalıdır. Güvenlik, her şeyden önce, kişilerin yaşam haklarının, her türlü özgürlüklerinin gelecek her türlü saldırıya ve müdahaleye karşı koruma altına alınmasını hedeflemelidir.”
Atatürk Anıtı önündeki törene CHP Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Hayrettin Kartal, bazı CHP ve ÖDP’li parti yöneticileri katıldı.
Tören Av. Tayyar Kartal’ın konuşmasının ardından sona erdi.


Av. Kartal: “Bizlerin Cübbeleri Birer Silah Değil; Bağımsızlığımızın, Onurlu ve Dik Duruşumuzun Simgesi Oldu”
KBÜ’NÜN KURULUŞUNDA KRİTİK MÜDAHALE
Karabük’ün son 20 yılda yaşadığı en büyük dönüşümlerin başında gösterilen Karabük Üniversitesi’nin kuruluş sürecine ilişkin dikkat çekici bir detay, üniversitenin 19. kuruluş yıl dönümü programında ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Bugün on binlerce öğrencisi, akademik kadrosu ve uluslararası yapısıyla Türkiye’nin önemli yükseköğretim kurumları arasında yer alan Karabük Üniversitesi’nin kuruluşunun, kritik bir siyasi müdahale sayesinde mümkün olduğu ortaya çıktı.
15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kuruluş yıl dönümü programında konuşan AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, üniversitenin kuruluş aşamasında yaşanan ve bugüne kadar kamuoyuna yansımayan önemli bir süreci anlattı.
Şahin’in verdiği bilgilere göre, 2007 yılında Türkiye genelinde yeni üniversitelerin kurulmasına yönelik hazırlanan taslak çalışma Bakanlar Kurulu gündemine geldiğinde Karabük’ün adı üniversite kurulacak iller arasında yer almıyordu. Sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan Karabük, yükseköğretim alanında uzun yıllardır beklediği yatırımı alamamış ve kendi üniversitesine kavuşamamıştı.
“KARABÜK NASIL OLMAZ?”
Taslağı inceleyen dönemin Başbakan Yardımcısı ve Karabük siyasetinin en önemli isimlerinden biri olan Mehmet Ali Şahin, Karabük’ün listede bulunmadığını görünce duruma sert şekilde itiraz etti. Şahin’in aktardığına göre, “Karabük nasıl olmaz?” diyerek sürece doğrudan müdahil olan Mehmet Ali Şahin, üniversitenin kurulacak iller arasına eklenmesi konusunda güçlü bir irade ortaya koydu.
Karabük’ün üniversiteye sahip olmasının şehir için hayati önemde olduğunu savunan Şahin’in, kararnamenin bu haliyle önüne gelmesi durumunda imza atmayacağını açık şekilde ifade ettiği belirtildi. “Bu kararnameyi imzalamam” sözleriyle tavrını net biçimde ortaya koyan Şahin’in, dönemin Başbakanı ile bu konuda bir süre görüş ayrılığı yaşadığı da ifade edildi.
Yapılan değerlendirmeler ve görüşmelerin ardından Karabük’ün de listeye dahil edildiği, böylece şehrin uzun yıllardır beklediği üniversite hayalinin gerçeğe dönüştüğü kaydedildi.
KARABÜK’ÜN KADERİNİ DEĞİŞTİREN KARAR
Aradan geçen 19 yılda Karabük Üniversitesi yalnızca bir eğitim kurumu olmanın ötesine geçerek şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısında önemli değişimlere öncülük etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrenciler sayesinde Karabük, genç ve dinamik bir nüfus yapısına kavuştu.
Üniversitenin kurulmasıyla birlikte kentte konut sektöründen ticarete, ulaşımdan hizmet sektörüne kadar birçok alanda önemli hareketlilik yaşandı. Akademik faaliyetlerin yanı sıra bilimsel çalışmalar, uluslararası projeler ve sosyal etkinlikler sayesinde Karabük’ün adı ulusal ve uluslararası platformlarda daha fazla duyulmaya başladı.
Bugün binlerce öğrencinin eğitim aldığı, yüzlerce akademisyenin görev yaptığı ve çok sayıda ülkeden uluslararası öğrencinin tercih ettiği Karabük Üniversitesi, kuruluş aşamasında verilen mücadelenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
VEFA VE TEŞEKKÜR MESAJI
Kuruluş yıl dönümü programında konuşmacılar, üniversitenin bugün ulaştığı seviyenin tesadüf olmadığını vurgulayarak, kuruluş sürecinde emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür etti.
Özellikle dönemin Başbakan Yardımcısı, Adalet Bakanı, Gençlik ve Spor Bakanı, TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak görev yapan Mehmet Ali Şahin’in Karabük Üniversitesi’nin kuruluşunda gösterdiği kararlı duruşun, şehrin geleceğini şekillendiren tarihi adımlardan biri olduğu ifade edildi.
BİR ŞEHRİN GELECEĞİNE ATILAN İMZA
Karabük Üniversitesi’nin kuruluş hikayesinde ortaya çıkan bu önemli detay, bazen bir şehrin kaderinin yalnızca bürokratik süreçlerle değil, o şehrin geleceğine inanan ve mücadele eden insanların kararlılığıyla değişebildiğini gösteriyor.
Bugün Karabük’ün eğitim, ekonomi ve sosyal yaşamına yön veren en önemli kurumlardan biri haline gelen Karabük Üniversitesi’nin temelinde, şehrin hak ettiği yatırımı alması için verilen güçlü bir mücadele ve vazgeçilmeyen bir irade bulunuyor. Yıllar sonra gün yüzüne çıkan bu hatıra da Karabük Üniversitesi’nin kuruluş sürecinin ne kadar zorlu ancak bir o kadar da anlamlı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

