karabuk
İmsak 05:50
Güneş 07:14
Öğle 13:07
İkindi 16:15
Akşam 18:49
Yatsı 20:08
İmsaka kalan son --:--
Namaz Vakitleri
artvinde baslayan tehlike karadenizden sonra tum turkiyeye yayiliyor rsWjFyjq jpg
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Temmuz, 2024 12:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Artvin’de başlayan tehlike Karadeniz’den sonra tüm Türkiye’ye yayılıyor

Artvin Çoruh Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Temel Göktürk, 2018-2019 yıllarında Artvin’in sorunu haline gelen kahverengi kokarca böceğinin Artvin’in ardından önce fındık alanları başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin şimdi ise Türkiye’nin sorunu haline geldiğini söyledi.
Artvin’de ilk kez 2018 yılında tespit edilen kahverengi kokarca böceği (Halyomorpha halys), Karadeniz bölgesi üzerinden hızla yayılmaya devam ediyor. Türkiye’nin tarımsal üretimini tehdit eden bu zararlı böcek, meyve ağaçları, sebzeler ve diğer tarım ürünleri üzerinde büyük zararlar veriyor.

Ekonomik ve ekolojik tehdit
Uzmanlar, kahverengi kokarca böceğinin tarımsal ürünlerde kalite düşüşüne ve ciddi ekonomik kayıplara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Böceğin yayılması, özellikle fındık, elma, armut, şeftali ve domates gibi ürünlerin üreticilerini büyük bir endişeye sürüklüyor. Gürcistan’dan Türkiye’ye geldiği tahmin edilen kahverengi kokarca böceğinin yayılış sınırı olmaması nedeniyle, bugün Doğu Karadeniz’in sorunu gibi görünse de, önümüzdeki 5 yıl içerisinde tüm Türkiye’nin sorunu haline geleceği öngörülüyor.
Konuyla ilgili konuşan Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Temel Göktürk, 2017 yılında kahverengi kokarcanın Türkiye’de görülmeye başlandığını, 2018 yılında özellikle Kemalpaşa bölgesinde bu zararlı türün varlığının tespit edilerek Tarım ve Orman Bakanlığına rapor edildiğini belirtti. 2020 yılında pandeminin de çıkmasıyla böceğin yayılımı hızlandığını kaydeden Göktürk, "2019 yılında Artvin’in sorunu haline gelen kahverengi kokarca, 2022 yılına gelindiğinde Trabzon bölgesine kadar yayılmıştı. 2024 yılına geldiğimizde ise tüm Doğu Karadeniz bölgesinde yayılış gösteren bir böcek türü haline geldi. Kahverengi kokarca, oldukça fazla miktarda konukçusu olan ve bitkilerin öz sularını emerek zarar yapan bir zararlı böcek. Özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde fındık üretiminin gerçekleştirildiği monokültür alanlarda bu böceğin zararı önümüzdeki yıllarda daha da belirgin hale gelecektir. Şu an itibariyle halk, bu zararlı böceği evlerinde gördükleri için, özellikle sonbahar mevsiminde kışlamak için eve gelen bu böceklerden dolayı psikolojik rahatsızlık duyuyor ve şikayet ediyor. Ancak önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde fındık bahçelerinde, kivi bahçelerinde ve elma bahçelerinde bu böceğin zararı daha çok ortaya çıkacak ve ekonomik açıdan önemli bir sorun haline gelecektir. 2019 yılında sadece Artvin’in sorunu olan kahverengi kokarca, sonraki yıllarda diğer illerin de sorunu haline gelmiştir. Bu durum, böceğin sadece Doğu Karadeniz bölgesinde sınırlı kalacağı anlamına gelmez. Böceğin yayılış coğrafyası değerlendirildiğinde, Türkiye’nin her ikliminde ve her yükseltisinde yaşayabilme özelliğine sahip olduğu görülmektedir. Bugün Marmara bölgesine kadar ulaşmış durumda. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde bu böceğin Ege Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi ve hatta Antalya, Akdeniz bölgesine kadar ulaşması muhtemeldir. 300’den fazla türün öz suyunu emerek ekonomik zarar verdiğinden dolayı önemlidir" dedi.

"Önlem alınmazsa bugün fındık, yarın kayısı ve kiraz bahçeleri bu böcekten zarar görecek"
"Bu böceğin önümüzdeki yıllarda Doğu Karadeniz bölgesinde fındıktaki zararı artacağı gibi, İç Anadolu bölgesinde kayısı, kiraz bahçelerinde ve narenciye bahçelerinde de zararı muhtemeldir" diyen Göktürk, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Bu böcekle mücadele kapsamında, Tarım ve Orman İlçe Müdürlüklerinde aktif çalışmalar başlatılmıştır. Şu anda feromon tuzakları asılarak böceklerin yakalanması gündeme gelmiştir. Ancak, böceğin özellikle kışlaklardan çıkmadan önce yakalanması, yapay kışlaklar oluşturularak bu böceklerin içine çekilmesi önem arz etmektedir. Şu ana kadar böcekle mücadele çalışmaları dünyanın birçok ülkesinde yürütülmektedir. Ancak zarar boyutu oldukça fazladır. 2018 yılında Gürcistan Anakliya’da fındık bahçelerinde yaptığı zarardan dolayı, iki sene üst üste fındık tüccarları fındıklarını satamamıştır. İtalya’da elmalarda yaptığı zarardan dolayı, elmalar para etmemiştir. Amerika’da ise mısırda yaptığı zarar sonrasında, mısırın değerini düşürerek mısır yağı üretimini oldukça fazla miktarda azaltmıştır. Yani, kısaca baş belası bir böcek türüdür. Türkiye’de yayılışının önemi bir an önce mücadele yöntemi kapsamında ele alınarak, seferberlik niyetiyle mücadeleye başlanması zorunludur. Zorunludur diyorum çünkü önümüzdeki yıllarda Karadeniz bölgesinde fındıkta sorun oluşturacaktır. İç Anadolu Bölgesine geçtiğinde Malatya’nın kayısı üretimini, kiraz üretimini ve sebzecilikle geçinenlerin ekonomik değerini düşürecektir. Akdeniz bölgesine geçtiğinde ise oradaki bitkilere zarar verecektir. Yayılış sınırı olmayan bu tehlikeli böcek, bugün Artvin ve Trabzon’un sorunu iken, yarın tüm Türkiye’nin sorunu haline gelecektir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
ikinci el arac piyasasinda durgunluk yasaniyor birHC3iC
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Mart, 2026 20:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

İkinci el araç piyasasında durgunluk yaşanıyor

Düzce’de otomotiv sektörü 2026 yılına durgunlukla başlarken, sektör temsilcileri yatırımcıların farklı alanlara yönelmesinin piyasaya yansımalarını değerlendiriyor.
Düzce’de uzun yıllardır galericilik yapan İhsan Açıkgöz, 2026 yılı itibariyle otomotiv piyasasında yaşanan durgunluğa ilişkin açıklamalarda bulundu. Piyasalardaki yön değişimlerinin sektörü doğrudan etkilediğini belirten Açıkgöz, araç alım satımında ciddi bir yavaşlama yaşandığını ifade etti. Geçmiş yıllarda kripto para borsalarındaki yükseliş dönemini hatırlatan Açıkgöz, "Kripto para artarken herkes o işin uzmanıydı. Ardından araç fiyatları yükseldi, bu kez herkes araç satış uzmanı oldu. Şimdi ise altın ve gümüş yükseliyor, herkes bu alanın uzmanı kesildi" dedi.
30 yılı aşkın süredir galericilik yaptıklarını belirten Açıkgöz, çok iyi ve çok kötü piyasa dönemleri gördüklerini vurguladı.

"Araç satışı eş-dost üzerinden dönüyor"
Mevcut dönemde araç alım satımının büyük ölçüde tanıdık çevre üzerinden gerçekleştiğini söyleyen Açıkgöz, şehir dışından araç alımının ciddi oranda azaldığını kaydederek, "İnsanlar artık ’Arabamı satayım’ diye galerilere koşmuyor. Sadece eş, dost ve tanıdık vasıtasıyla alım satım yapılıyor. Şehir dışından araç almaya kimse sıcak bakmıyor. Çünkü dışarıdan alınan araçlarda yaşanan sorunlar güveni zedeledi. Bu nedenle alışveriş daha çok bilindik çevrede dönüyor" diye konuştu.

Altın ve gümüş yatırımı araç satışını etkiliyor
Araç satışlarındaki düşüşün başlıca nedenlerinden birinin yatırım tercihlerindeki değişim olduğunu belirten Açıkgöz, vatandaşların birikimlerini otomobile bağlamak yerine altın ve gümüşe yöneldiğini söyleyerek, "Altın ve gümüş sürekli yükseliyor. İnsanlar parasını faize ya da kıymetli metallere yatırıyor. Yüksek faiz oranları da piyasayı etkiliyor. Çoğu esnaf şu an kâr etmiyor, sadece günü kurtarıyor. Ancak müşteri portföyü güçlü olan işletmeler ayakta kalabiliyor" şeklinde konuştu.

"Savaş bitmeden piyasaların düzelmesini beklemek yanlış"
Altın ve gümüş fiyatlarındaki yükselişi de küresel gelişmelere bağlayan İhsan Açıkgöz, piyasaların normalleşmesi için uluslararası gerilimlerin sona ermesi gerektiğini savunarak, "Altın ve gümüş savaş odaklı yükseliyor. Ne zaman savaşlar biter, o zaman bu emtialarda gerileme olur. Ardından araç ticareti, arsa ve konut piyasası yeniden hareketlenir. Ancak savaşlar bitmeden eski düzenin geri gelmesini beklemek doğru olmaz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin