Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Ekim, 2023 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Artvin’de ayı saldırısından komşularının ayıyı öldürmesi ile kurtulan yaşlı adam o anları anlattı

Artvin’in Şavşat ilçesi Cevizli köyünde ayının saldırdığı yaşlı adam 5 gündür hastanede tedavi görüyor. Yaşananları anlatan 82 yaşındaki Mustafa Bilen, saldırı sırasında ayının dilini tutarak zaman kazandığını komşularının ardından yetişerek ayıyı öldürdüğünü söyledi.
Artvin’in Şavşat ilçesi Cevizli köyünde 7 Ekim Cumartesi günü yaşanan olayda, merada otlayan hayvanlarını toplamak için evden çıkan Mustafa Bilen ayının saldırısına uğramıştı. Mustafa Bilen’in feryadını duyan komşuları ayıyı tüfekle vurarak yaşlı adamı, ayıdan kurtarmayı başarmıştı.

“Ayının ağzına elimi soktum dilini tuttum bu şekilde zaman kazandım”
5 gündür tedavi gördüğü Artvin Devlet Hastanesinde yaşadığı o korku dolu anları anlatan Mustafa Bilen, “Ben ayıyı fark etmedim, o beni görünce bağırdı ve dereye atladı suya düştü. Daha sonra sudan çıktı, benim üzerime geldi. Önce ayağımdan tuttu. Daha sonra kollarımdan ve farklı bölgelerime diş ve pençelerini batırdı. Korku ve acıdan ayının ağzına elimi soktum ve dilini sıktım. Bu şekilde zaman kazandım. Daha sonra bağırmaya başladım ’Kurtarın’ diye seslenmeme komşularım yetişti. ’Amca geldik’ dediklerin duydum. Ayı üzerimdeydi komşum iki kez ateş etti öldü ayı. Yaklaşık yarım saat sürdü boğuşmamız. Tekmeyle ittim üstümden düşürdüm yere. Köyde ayı var. Özellikle ormana yakın mahallelerde çok var. Bu aralar ceviz yemeye geliyorlar" dedi.

“Babam tecrübesi sayesiyle kurtuldu”
Ayı saldırısına uğrayan Mustafa Bilen’in oğlu Önder Bilen ise “Bu ayılar son zamanlarda neden bu kadar saldırgan oldu. Ormanlarda yiyecek mi bulamıyorlar. Bunun araştırılmasını istiyoruz. Orada benim yeğenim de olabilirdi. Babam tecrübesiyle kurtulmuş. Çocuk ya da kadın olsa kendini kurtarma şansı yok. Allah kimseye bu acıyı vermesin. Eskiden ayılar vardı. Ayı bizi gördüğü zaman kaçardı insanlara dokunmazlardı. Bu hayvanlarda bir sıkıntı var araştırılması istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.