ARTMER'DE Hücre Kültürü ve GENOMİKS Araştırma Laboratuarı Oluşturuluyor - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Haziran, 2016 07:37 tarihinde yayınlandı
0
0

ARTMER’DE Hücre Kültürü ve GENOMİKS Araştırma Laboratuarı Oluşturuluyor

ZONGULDAK Yeni nesil teknolojiye sahip cihaz parkı ile öne çıkan Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (ARTMER)’nde oluşturulan Hücre Kültürü ve Genomiks Araştırma Laboratuvarının hizmete girmesi için geri sayım başladı. Hâlihazırda DNA dizi analizörü, PCR, jel görüntüleme cihazları ile çok sayıda yardımcı cihazın bulunduğu Alerjen ve Nükleotid laboratuvarı Bülent Ecevit Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğüne sunulan altyapı projesiyle yeni teknoloji ile donatılmış Hücre Kültürü ve Genomiks Araştırma Laboratuvarına dönüşüyor. Merkez müdürü Prof. Dr. Ahmet Altın yaptığı açıklamada “Kuruluşu 2007 yılına uzanan ancak 2011 yılında faaliyete geçen Merkezimiz, Batı Karadeniz bölgesi başta olmak üzere ülkemizdeki üniversitelerin ve özel sektörün AR-GE faaliyetlerini destekleyen en önemli kurumlarından biridir. 2011 yılında 20 olan analiz edilen örnek sayısı her geçen yıl artmış ve bu gün yılda 8-10 bin örnek bandına ulaşmıştır. ARTMER bünyesinde yüksek hassasiyette ölçüm yapabilen yeni nesil cihazlarla donatılmış 10 adet araştırma laboratuvarı bulunmaktadır. Bu laboratuvarlara Rektörlüğümüze sunulan bu alt yapı projesinin hayata geçmesi ile Hücre Kültürü ve Genomiks Araştırma Laboratuvarı hizmet alanımız daha da genişleyecektir. Bu laboratuvarda, güncel nanopartiküller, bitki ekstraktları, ilaçlar, gıda katkı maddeleri gibi birçok maddenin sağlıklı hücrelerde ve kanser hücrelerindeki etkileri sitotoksisite test yöntemleri kullanılarak belirlenebilecek ve floresan özellikli invert mikroskop ve Raman konfokal mikroskoplar ile görüntülemeleri yapılabilecektir” dedi. BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer ise ARTMER bünyesinde Hücre Kültürü ve Genomiks Araştırma Laboratuvarı oluşturulması önemine değinerek, “Sağlık sektörü üniversitemizin güçlü olduğu alanlarından biridir. Ayrıca sağlık sektörü nanoteknoloji-malzeme ve çevre-enerji gibi önümüzdeki yıllarda desteklemeyi düşündüğümüz sektörler arasında yer almaktadır. Bu kapsamda yeni kurulacak olan laboratuvarımız, günümüzün en büyük sağlık sorunlarından olan kanserin tanılanması ve tedavisine yönelik araştırmalarda önemli bir yer tutan hücre kültürü ve sitotoksisite çalışmalarını desteklemesi açısından önemli işlev görecektir. ARGE faaliyetlerinin artırılması ve yeni teknolojilerin akademik personelimizle buluşturulmasına yönelik bu tür projeleri desteklemeye devam edeceğiz. Başta Merkez Müdürü Prof. Dr. Ahmet Altın olmak üzere çalışmada emeği geçen tüm personelize teşekkür ederim” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
sumela manastirinda kritik hat mercek altinda IWztNjG7
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Nisan, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Sümela Manastırı’nda kritik hat mercek altında

Trabzon’un Maçka ilçesi Altındere Vadisi’nde bulunan tarihi Sümela Manastırı çevresinde geçmiş yıllarda yaşanan kaya düşme olayları ve yaralanmaların ardından, özellikle yürüyüş güzergâhındaki risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik 300-400 metrelik ulaşım hattını kapsayan kapsamlı bilimsel inceleme başlatıldı.

Türkiye’nin önemli inanç ve kültür turizmi merkezlerinden biri olan Sümela Manastırı çevresinde geçmiş yıllarda yaşanan kaya düşme ve yaralanma olaylarının ardından yürüyüş güzergahındaki risklerin azaltılmasına yönelik yeni bir çalışma başlatıldı. Trabzon Valiliği ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde yürütülen projede, manastır çevresinde yıllar içinde yapılan kaya ıslahı ve restorasyon çalışmalarına rağmen özellikle 300-400 metrelik ulaşım yolunun risk analizi yapılacak.

Bölgede daha önce kapsamlı bir müdahale yapılmayan bu güzergahta, geçmişte yaşanan olayların yeniden gündeme gelmesi üzerine detaylı mühendislik incelemeleri başlatıldı. Çalışmalar kapsamında lidar uçuşları ile arazi taranacak, bitki örtüsü temizlenerek riskli kaya blokları tespit edilecek. Elde edilecek veriler doğrultusunda üç boyutlu modellemeler hazırlanacak, olası kaya düşmelerinde blokların hareket yönü, hızı ve enerjisi hesaplanacak. Bu analizlerin ardından bölgede uygulanacak kaya ıslah yöntemleri belirlenecek.

Prof. Dr. Hakan Ersoy: “Önlem alınmayan yer ulaşım yoluydu”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, Sümela Manastırı çevresinde geçmiş yıllarda yaşanan kaya düşme olayları ve yaralanmaların ardından yürütülen risk azaltma çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Ersoy, manastır çevresinde uzun yıllardır kaya düşme vakalarının görüldüğünü, bu kapsamda son 10 yılda çeşitli önlem projelerinin hayata geçirildiğini belirtti. Özellikle yaklaşık 300-400 metrelik ulaşım yolunda yeterli çalışma yapılmadığını ifade eden Ersoy, “Sümela Manastırı’nda bundan önceki yıllarda birkaç vaka yaşanmış. Bu vakalarda yaralanmalar olmuştu. Valiliğimizle birlikte Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi olarak olaya el attık. Yıllardan beri Sümela Manastırı’nda kaya düşme vakaları yaşanıyordu. 10 yıllık süreç içerisinde önlem projeleri alındı. Önlem alınmayan yer ulaşım yoluydu. Sümela manastırını tamamen risklerden arındırmaya çalıştık ama oradaki yaklaşık 300-400 metrelik ulaşım yolunda problemler olabiliyor. Bu çalışmalara üniversite olarak da el attık ve Valiliğimizle birlikte bir proje aşamasındayız. Restorasyon sürecinde kaya ıslahı da yapıldı. Türkiye’ye örnek olacak projeler orada yapıldı ama hiçbir problem olmadığı için ve geride kaldığı ulaşım güzergahında çalışmalar gerçekleştirilmedi. Aslında gözden kaçmış gibi de görünüyor. Geçtiğimiz yıllarda orada bir vaka yaşandı ve bu gündeme geldi. Çünkü burası dünyanın gözünün önünde olan bir bölge ve küçücük bir hataya mahal vermez” dedi.

“Lidar uçuşları yapacağız”

Yürüyüş yolunun yüksek riskli bir alan olmadığını belirten Ersoy, “Yürüyüş yolu çok riskli bir bölge değil. Orada can kaybına neden olacak büyük bir risk beklemiyoruz. Lokal önlemlerle orası geçilebilir ama bizim amacımız oradan geçecek insanların başına küçücük bile bir şey gelmemesidir. Kamuoyunun sürekli takip ettiği bir alan olduğu için uluslararası arenaya da açık bir bölge. Dolayısıyla küçücük bir olaya bile mahal vermemesi açısından önemli. Çünkü biz kaya düşme projelerinin projelendirirken mühendislik açısından baktığımız kadar önemli olan insan mevcudiyetidir. Riskli bir bölge insan mevcudiyetinden farklı puan alır olmayınca farklı puan alır. Dolayısıyla bu anlamda Sümela Manastırı’nın olduğu bölge tamamıyla dünyayı açılan kapı olduğu için risk potansiyeli yüksek. Biz burada hataya mahal vermemeliyiz. Kaya ıslah projelerinde çelik ağ uygulamalardan biri ama bizim onu anlayabilmemiz için orada lidar uçuşları yapacağız. Bitki örtüsünü arındırarak riskli blokları tespit edeceğiz. Özellikle kaynak kaya niteliğindeki blokları tespit ettikten sonra üç boyutlu modeller var oradaki ölçümler neticesinde meydana gelebilecek blokların yolunu, enerjisini, hızını biz ortaya üç boyutlu olarak koyabiliyoruz. Bunlar belirlendikten sonra hangi ıslah çalışmalarının yapılması gerektiği tartışılmalı. Bizim analizlerden elde edeceğimiz sonuçlar bize neyi uygulamamız gerektiğini söyleyecek. Belki de oradaki mevcut duvarı 1 metre yukarıya yükseltmekle bile riski bertaraf edebiliriz. Öngörümüz var ama mühendislik anlamında sayısal konuşmalıyız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin