Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Kasım, 2019 10:51 tarihinde yayınlandı
0

ARTIK YASAK!

Terörle mücadele kapsamında bidon, şişe ve benzeri kaplarla akaryakıt satışı yasaklandı

Karabük Valiliği tarafından il genelinde bidon, şişe ve benzeri kaplarla akaryakıt satışı yasaklandı.

Valilikten yapılan açıklamada, ülkenin terörle mücadelede çok hassas bir dönemden geçtiği belirtildi.

Terör örgütünün eylem sürecini artırmaya çalıştığı, huzur ortamını bozmak için özellikle provokatif nitelikli eylemlerde kullanılan molotof bombası yapmak ve muhtemel güvenlik zafiyeti oluşturmak için bidon, şişe ve benzeri kaplarla benzin, mazot, gaz ve benzeri yanıcı madde tedarik etmeye çalıştığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Ancak mer’i mevzuat incelendiğinde akaryakıt istasyonlarında bidon, şişe ve benzeri kaplarla yanıcı maddelerin satışını engelleyici yasal bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ilimiz sınırları içerisinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonlarından bidon, şişe ve benzeri kaplarla açıkta akaryakıt satışına düzenleme getirilmesi amaçlanmıştır. Karabük il sınırları içinde zorunlu haller dışında akaryakıt istasyonlarından bidon, şişe ve benzeri kaplarla ya da açıktan yakıt alımı ve satımı yasaklanmıştır. İlgili diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak şartıyla, açıktan zorunlu hallerde bidon, şişe ve benzeri kaplarla benzin, mazot, gaz ve benzeri yakıt satışı yapılmadan önce yakıt almak isteyen kişinin kimlik fotokopisi alınacak, fotokopinin arka yüzüne kendi el yazısıyla adres ve telefon bilgileri yazılacak, yakıtı alış sebebi de belirtilerek imzalanacak, ayrıca firma yetkilisinin erişebileceği, gizliliğe ilişkin tedbirler alınmış olarak muhafaza edilecek ve firma yetkilisi tarafından akaryakıtın verilmesine müteakip ivedilikle bağlı bulunduğu polis merkezi amirliğine, Jandarma Karakol Komutanlığına fiziki olarak veya dijital ortamda bildirilecektir. Akaryakıt istasyonlarında açıktan yakıt alan kişilerin kimlik belgelerinin tutulduğu dosya ve klasörler bağlı bulunulan polis merkezi amiri, jandarma karakol komutanı tarafından gerekli görülen hallerde denetlenebilecektir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin