Reklam
Reklam
kitap
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
27 Şubat, 2025 15:09 tarihinde yayınlandı
0

Araştırmacı Yazar Barış Kaya, “A’dan Z’ye Safranbolu” Kitabıyla Tarihe Işık Tutuyor

Araştırmacı yazar Barış Kaya, “A’dan Z’ye Safranbolu” adlı kitabıyla, Safranbolu’nun eşsiz mimari değerlerini ve tarihi evlerini tanıtmaya devam ediyor.

“A’dan Z’ye Safranbolu-Eski Zaman Tanıkları Evler” adını taşıyacak olan ikinci kitapta ise yıkılan evlerden örnekler yer alacak.

Kitabın ikinci sayısının çok yakında yayımlanacağını belirten Kaya, bu evlerin asıl isimlerinin unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. Son yıllarda otel ve pansiyon olarak kullanılan bazı evlerin farklı isimlerle adlandırıldığını, ancak bazı evlerin de tamamen yıkılarak unutulmaya yüz tuttuğunu da ifade etti.

Kaya, Safranbolu’nun özgün sivil mimari örneklerinin geleneksel isimleriyle yaşatılması için kitabında bazı yapıları ele aldı. Günümüzde unutulmaya yüz tutan, yıkılan evlerden bazıları şöyle:

Şoför Osman Evi

Kaya, günümüzde ayakta olmayan ve yitik bir zaman tanığı olan Şoför Osman Evi’nin, yakın zaman önce güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz eden bir metruk yapı olarak değerlendirildiğini ve bu nedenle yıkıldığını belirtti. Çavuş Mahallesi’nde bulunan bu evin kendine özgü asimetrik mimari tarzıyla dikkat çektiğini söyleyen Kaya, zemin üstüne bir kat olarak inşa edilen evin, çatı katı ile de farklı bir görünüm sunduğunu vurguladı. Dört payanda üzerinde yükselen cumba çıkması, üçer pencereli köşe odaları ve çatı katındaki simetrik beş penceresi ile Safranbolu’nun sembol yapılarından biri olduğunu ifade eden Kaya, bu yapının gelecekte aslına uygun bir şekilde yeniden inşa edilmesini umduğunu kaydetti.

Guburlar Bağ Evi

Kaya, Safranbolu’nun en iyi korunan şehirlerden biri olduğunu belirtirken, tüm evlerin ve yapıların bu şansa sahip olmadığını da dile getirdi. Bakımsızlık ve sahipsizlik nedeniyle her geçen gün yitip giden yapılar arasında Guburoğlu ve Halomemetler ismiyle bilinen Guburlar Bağ Evi’nin de bulunduğunu aktardı. Önünde bulunan kuyusu, pencere detayları ve sarmaşıklarla kaplı çökmüş çatısıyla artık yitirilmiş bir geçmiş tanık haline geldiğini belirten Kaya, bu tür yapıların korunmasının önemine dikkat çekti. Yıkılan evlerin isimleriyle anılmasının önemine vurgu yapan Kaya, kitabının gelecekte bu evlerin aslına uygun olarak yeniden inşa edilmesi için yerel bir kaynakça oluşturacağını sözlerine ekledi. Barış Kaya’nın çalışmaları, hem Safranbolu’nun tarihi ve kültürel mirasının yaşatılması, hem de gelecek nesillere aktarılması açısından büyük bir önem taşıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin