Karabük Postası tarafından
28 Aralık, 2015 08:26 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Aralık Ayı İlçe Milli Eğitim Müdürleri Toplantısı Yapıldı

2015 Yılı Aralık ayı İlçe Millî Eğitim Müdürleri toplantısı İl Milli Eğitim Müdürü Ali Köse’nin Başkanlığında yapıldı. Milli Eğitim Müdürlüğü toplantı salonunda yapılan toplantıya; Maarif Müfettişleri Başkanı Mustafa Şahin, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcıları Turgut Acarlı ve Erdal Üngören ile Eflani İlçe Millî Eğitim Müdürü Şükrü Sevcer, Eskipazar İlçe Millî Eğitim Müdürü Said Nuri Odabaşoğlu, Ovacık İlçe Millî Eğitim Müdürü İsmail Ergün, Safranbolu İlçe Millî Eğitim Müdürü Muhammet Yılmaz ve Yenice İlçe Millî Eğitim Müdürü İsmail Özdem katıldı. İl Milli Eğitim Müdürü Ali Köse toplantıda ilçelerindeki eğitim öğretim, altyapı vb. faaliyetler ile ilgili sunumlarını yapmak üzere İlçe Millî Eğitim Müdürlerine söz verdi. İlçe Millî Eğitim Müdürleri faaliyetleri, okul ve kurumlarının fiziki durumları ve ihtiyaçları konusunda sunum yaparak açıklamalarda bulundu. Maarif Müfettişleri Başkanı ve Müdür Yardımcılarının tamamlayıcı açıklamalarının ardından Millî Eğitim Müdürü Ali Köse; Okulların akademik başarılarının çok yönlü olarak analiz edilmesi ve konuya ilişkin çalışmaları içeren eylem planları, Destekleme ve Yetiştirme Kurslarının takibi ve ihtiyaçlarının karşılanması, Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı, Resim, Teknoloji Tasarım, Müzik ve Beden Eğitimi branşlarındaki zümre başkanları/öğretmenler ile çeşitli faaliyet ve projelere yönelik toplantılar yapılması, okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik çalışmalar, okul aile birliği ve okul öğrenci meclis başkanları ile yapılacak çalışmalar, Millî Eğitim Müdürlüğü projelerinin ilçelerde takibi, okul müdürlerinin öğretmenlere yönelik çalışmaları, okul veli, çevre ilişkileri ve faaliyet bültenleri ile okul yöneticilerine yönelik eğitim çalışmaları konularına değinerek açıklamalarda bulundu. Konuya ilişkin istişarelerin akabinde toplantı sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.