KASTAMONU Araç ilçesinde ceviz yetiştiriciliği konulu konferans düzenlendi. Araç Halk Eğitim Merkezinde gerçekleştirilen toplantıya Araç Kaymakamı Halil İbrahim Çelik, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Osman Yaman, Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen ile çok sayıda davetli katıldı. Konferansta konuşan Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen, üreticilerin genellikle fidan seçimi, dikim, budama ve zararlılarla mücadele aşamalarında hatalar yaptıklarını belirterek, bilinçli üretim yapmak isteyen üreticilerin her zaman yanlarında olduklarını ve üreticilerimizin eksikliklerini giderebilmeleri için İl/İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri ile iletişim halinde olmaları tavsiyesinde bulundu. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Osman Yaman ise, üretime uygun alanlarda ceviz üretimini artırmak için İl Özel İdaresi destekli “Üç Lirası Sizden, Gerisi Bizden” sloganı ile ceviz yetiştiriciliği projesi hazırladıklarını ve talepleri almaya başladıklarını söyledi. Üreticilerin atıl durumdaki arazilerini en iyi şekilde değerlendirilebileceği ve ekonomilerine katkı sağlayacağı bitkisel üretim kalemlerinden biri olan ceviz yetiştiriciliği konusunda gerekli hassasiyeti göstermeleri ve bitkisel-hayvansal üretimle alakalı her konuda bilgi almak için İl İlçe Müdürlükleriyle irtibat halinde olmaları gerektiğini ifade eden Yaman, üreticilerin ürünlerinin verimli ve kazançlarının bol olması temennisinde bulundu. İlçe Müdür Vekili Fatih Önlem de, ilçenin arazi yapısı ve coğrafi özellikleri yönünden meyveciliğe uygun olduğunu belirterek, genç nüfusun az olması sebebiyle üretimin istenilen seviyede olmadığını kaydetti. Önlem, bu durumun ceviz gibi ekonomik getirisi yüksek ürünlerin yetiştiriciliğiyle iyileştirilebileceğini ifade ederek, üreticilerin konuyla ilgili gerekli hassasiyeti göstermelerini ve detaylı bilgi almak için İlçe Müdürlüklerine başvurmasını istedi.


Araç’ta Ceviz Yetiştiriciliği Konferansı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


