Sakarya’nın Akyazı ilçesinden yaz tatilini geçirmek üzere memleketi Trabzon’un Şalpazarı ilçesine gelerek Alaca Yaylası’na çıkan Kemal Söyler sabah kalktığında ayının arabasına verdiği ziyanı görünce büyük şok yaşadı.
Arabasının ön camının kırıldığını, sol kapısının parçalandığını, yakıt kapağı ve tamponunun söküldüğünü, aracında çok sayıda hasarın bulunduğunu gören Kemal Söyler kasko yaptırdığı sigorta şirketine başvurduğunda ise ayının arabasına verdiği hasarın sigorta kapsamı dışında olduğunu öğrenince ise ne yapacağını şaşırdı. Söyler cep telefonu ile çektiği görüntü kaydı ile yansısını lisana getirdi.
Trabzon’un yaylalarında kışın yayla meskenlerine giren, ortalığı talan ederek yiyecek arayan, yayla meskenlerinin kapı pencerelerini kırıp maddi hasara yol açan ayılar yazın da yaylaya gelenlerin otomobillerine ziyan vermeye başladı. Sakarya’nın Akyazı ilçesinden Şalpazarı ilçesinin 2 bin 130 metre yükseklikteki Alaca Yaylası’na tatilini geçirmek üzere gelen Kemal Söyler, sabah kalktığında gördüğü görünüm karşısında şaşkına döndü.
Sigorta şirketinden “Biz bir şey yapamayız, kasko karşı tarafın hasarını öder” karşılığını alınca ne yapacağını şaşırdı
Ayı tarafından aracının parçalandığını fark eden Kemal Söyler çabucak aracını sigortalattığı sigorta şirketini aradı. Sigorta şirketi yetkilisi kendisine “Biz buna bir şey yapamayız, kasko karşı tarafın hasarına ödeme yapar” deyince Söyler, cep telefonu ile çektiği görüntü ile yansısını lisana getirdi. Söyler, “Desene aracımda kan izi var ayı yaralanmış gidip ayıyı bulup tedavi ettirip birde ayıya sus parası vereceğim” diyerek yansısını lisana getirdi. Ayının aracın yürüyen aksamına ziyan vermemesi nedeniyle aracını Beşikdüzü ilçesindeki oto endüstriye getiren Söyler, 100 bin liraya yaklaşan araç tamir maliyetini öğrenince ise ikinci şoku yaşadı.


Arabası kaza değil, ayı bu hale getirdi
Oyuncu Necmi Yapıcı: “Herkes oyuncu oluyor ama komedyen olamıyor, dram komediden daha kolay”
SAMSUN (İHA) – Samsun’da oyunculuk dersleri veren ünlü oyuncu Necmi Yapıcı, herkesin oyuncu olabildiğini ancak herkesin komedyen olamadığına dikkat çekerek, dram oynamanın komediden daha kolay olduğunu söyledi.
Seksenler, Ayrılsak da Beraberiz, Kahpe Bizans gibi birçok kült yapımda yer alan ünlü oyuncu Necmi Yapıcı, hafta sonları Samsun’a gelerek çocuklara ve yetişkinlere oyunculuk dersleri veriyor. Samsun Gençlik Platformu’nun organizasyonunda konuşan Necmi Yapıcı, hem komedi üzerine hem de sektör hakkında kendisine yöneltilen sorulara cevap verdi.
“Herkes oyuncu oluyor ama herkes komedyen olamıyor”
Komedinin dram ya da diğer türlerden daha zor olduğunun altını çizen Necmi Yapıcı, “Kendi oynadığım oyunları da yazıyorum. Ayrılsak da Beraberiz dizisinin 25 bölümünü ben yazdım. Senaristlik de yapıyorum. Genelde komedi yazıyorum. Komedi yazmak için halkı iyi tanımak gerekiyor. Yazılan şeye hâkim değilsen komedi de iyi yazılmıyor. İnsan bilmediği bir şeyi yazamaz. Ben, herkesin ortalama aynı tepkiyi verdiği komediler yapmak istiyorum. Komedi biraz da zekâ işidir. Zekâ seviyesine göre herkese her espri komik gelmez. O yüzden bunun ortalamasını bulabilmek ve tüm salonu aynı anda aynı espriye güldürmek bir maharet işi. Herkes oyuncu oluyor ama komedyen olamıyor. Bu da çalışarak, üstüne kafa yorarak başarılabiliyor. Komedi oynamaktan çok zevk alıyorum, kendimi rahat hissediyorum. Ayrıca ülkemizde komedi ile başlayınca devamında da komedi geliyor. Onu kırmak istesen de sistem biraz onu engelliyor. Komedide herkes aynı şeye ağlıyor ama aynı şeye gülmüyor. O yüzden de herkesin güleceği bir espri yapmak gerçekten zor. Algılama ve zekâ seviyesi farklı olduğundan zor. Dram o nedenle daha kolay. Herkes aynı duyguya ağlayabiliyor ama gülemiyor” dedi.
“Halka değer veriyorum çünkü bizim değerimizi onlar belirliyorlar”
Sosyal medyanın oyuncular üzerindeki etkisi hakkında konuşan Yapıcı, “Sosyal medyada da samimi ilişkilerime devam ediyorum. Mesajlara geri dönmeye çalışıyorum. İnsanlarla iletişimde kalmayı seviyorum. İstanbul’da Marmaray’a binerim, metroya binerim, halkın içinde yaşamayı da seviyorum. Onların ilgisinden hiçbir zaman rahatsız olmuyorum. Halka değer veriyorum çünkü bizim değerimizi onlar belirliyorlar. Halk, bizim velinimetimizdir. O yüzden saygılı olmak lazım. Yaklaşmayı bilmeyen insanlar da var, rahatsız edici derecede. Onlara da gereken tepkiyi nazik bir şekilde gösteriyorum. Çünkü iletişim biraz beceri işi. Onlar beni tanıyor ama ben onları hayatımda ilk defa görüyorum. Birden samimiyet ile laubaliliği karıştıran izleyiciler olabiliyor. Onlara da nazik cevap vermeye çalışıyorum. Bu da işimizin gereği. Bundan rahatsız olmamak gerekiyor” diye konuştu.

