Anzer Balı’nda sağım tamamlandı - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:25
Güneş 06:50
Öğle 13:03
İkindi 16:25
Akşam 19:06
Yatsı 20:25
İftara son --:--
anzer balinda sagim tamamlandi HNKklkEd jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Ağustos, 2024 12:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Anzer Balı’nda sağım tamamlandı

Rize’nin coğrafi işaretli dünyaca ünlü ürünü olan Anzer Balı’nın sağımları tamamlanırken, sağımı gerçekleştirilen ballar tescillenmek üzere tahlile gönderilecek.

40’ı endemik olmak üzere 400’ü aşkın çiçek türünden 2 bin 300 rakımdaki Anzer Yaylası’nda üretimi gerçekleştiren Anzer Balları’nın sağım işlemleri tamamlandı. Sağım işlemleri tamamlanan ballar, hakiki Anzer Balı olup olmadığının öğrenilmesi için Hacettepe Üniversitesine tahlile gönderilecek. Hakiki Anzer Balı olan balların dolumlarının gerçekleştirilmesinin ardından bu sezonun ilk balları raflarda satışa sunulacak. Bu yıl Anzer Balının kilogram fiyatı 4 bin TL’den satışa çıkarıldı. Anzer balı, hem yurt içinden hem de yurt dışından oldukça talep görüyor.

Sağımları yapıla balların tahlile gönderileceğini ifade eden Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Muzaffer Deniz, “Şimdi tabii ki kovanlarımıza baktığımız zaman yani yayla normal bir sezon olduğu görülmektedir. Yani ortalama bir kovandan 3 kilonun üzerinde bal var. Bazı kovanlarda da 3-5 kilogramdan daha yüksek miktarda bal var. Anzer Yaylası’ndan bu sene 2024-2025 sezonu için Anzer Balı’nın bir kilogram fiyatını 4 bin TL olarak belirlemiştir. Yarım kilosu 2 bin TL iken 250 gramı da bin TL üzerinden satışa çıkarılacaktır. Tabii ki bal sağımı işlemi yapıldıktan sonra Tarım ve Orman Bakanlığı Anzer Balları’nı bir depoda barındırarak, oradan numune işlemleri alınarak Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Bölümüne gönderilecektir. Orada ’Anzer florasına bu ballar uygun mu değil mi?’ diye tahlil edilecek. Tahlil yapıldıktan sonra Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde Rize Arıcılar Birliği denetiminde ve Rize Tarım ve Orman İl Müdürlüğü denetiminde Anzer Balları’nın dolumları coğrafi işaretli olarak yapılacaktır” ifadelerini kullandı.

“Bu yıl 7-10 ton arasında bir toplam bal olacağı kanaatini taşıyoruz”

Yurt dışından da Anzer balına rağbet olduğunu belirten Muzaffer Deniz, “Tahmini olarak 7 tonun üzerinde bir bal bekliyoruz. Bu yıl 7-10 ton arasında bir toplam bal olacağı kanaatini taşıyoruz. Anzer Balı coğrafi işareti olarak coğrafi tescil logosuyla teşhirlenmiş olan bir üründür. O nedenle hakiki ve gerçek Anzer Balı almak isteyen müşterilerimiz kesinlikle coğrafi patentli, üzerinde seri numarası olan balları almalıdır. Bu şekilde olan balı almalarını kendilerine tavsiye ediyoruz. Anzer Balı pahalı bir bal olması sebebiyle bunun haliyle sahtesi piyasada maalesef çok fazla bir miktarda var. Onun için coğrafi patentli alınan ürünler gerçek Anzer Balı’dır. Bizim tercihimiz kesinlikle öncelikle kendi insanımızdır. İngiltere, Fransa, Almanya, İsveç, Finlandiya, İskoçya ve hatta Japonya var. Son yıllarda da dediğim gibi Arap ülkelerinden, Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai, Suudi Arabistan, Katar buralardan da Anzer balığı yoğun talebi bizde gelmektedir ama maalesef tabii ki çok fazla bal olmadığı için her yere yetişmemiz mümkün değil” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
cay atigindan antibakteriyel urun gelistirdiler slkyPaGu
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Mart, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler

Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler.

Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi.

Yılda 83 bin ton çay atığı

Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi.

Gümüşün yeşil yolculuğu

“Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi” adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor.

Antibakteriyal kalkan

Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi.

“Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik”

Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, “Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik” şeklinde konuştu.

Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı

Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, “Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik” dedi.

Zorlu ama başarılı bir süreç

Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, “Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz” diye konuştu.

“Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi”

Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, “Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık” dedi.

“Test sonuçları başarılı çıktı”

Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, “Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi

COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin