Reklam
Reklam
EEEEE
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
07 Mayıs, 2025 14:53 tarihinde yayınlandı
0

Anahtar Parti İl Başkanı Uzun: “Tarımda Su Seferberliği Şart”

Sosyal medyada sıkça paylaşılan kuraklık haritalarının, çiftçiye moral vermek yerine kaygı ve çaresizlik aşıladığını söyleyen Anahtar Parti Karabük İl Başkanı Sebahattin Uzun, somut ve uygulanabilir önerileri kamuoyuyla paylaştı.

DAMLAMA SULAMA SİSTEMİ HER TARLADA ZORUNLU HALE GETİRİLMELİDİR

İl Başkanı Sebahattin Uzun, su kullanımının %77’sinin tarımda gerçekleştiğini hatırlatarak, tarımsal sulamanın verimliliğini artırmanın en acil öncelik olması gerektiğini belirtti.

Tüm tarla ve bahçelerde damlama sulama sistemine derhal geçilmesi gerektiğini ifade eden Uzun; “Bu alandaki sıfır faizli krediler, çiftçinin önüne çıkan ÇKS şartı, banka limiti ve benzeri bürokratik engellerden arındırılmalıdır. Mevcut uygulamalar daha çok ithalatçı ve satıcı firmalara kâr sağlarken çiftçinin erişimi sınırlı kalmıştır” dedi.

SULAMA SİSTEMİ AYNİ DESTEKLE VE BAKANLIK DENETİMİNDE DAĞITILMALIDIR

Anahtar Parti İl Başkanı Uzun, damlama sulama sistemlerinin doğrudan ve etkin şekilde çiftçiye ulaştırılmasının yolunun ayni destekten geçtiğini vurguladı:

Uzun; “Damlama sulama sistemleri Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ayni olarak çiftçiye verilmelidir. Yerli üretici firmalarla toplu anlaşmalar yapılarak %50’ye varan maliyet avantajı sağlanmalıdır. Bakanlık eliyle yapılacak bu organizasyon sayesinde çiftçi kandırılmayacak, sistemin kontrolü kamuya ait olacak, hazinenin yükü azalacaktır” dedi.

 TARIMDA SU VERİMLİLİĞİ %90’A ÇIKMALI, %40 SU TASARRUFU SAĞLANMALIDIR

Su kaynaklarının verimli kullanımıyla ilgili dikkat çekici verileri paylaşan İl Başkanı Sebahattin Uzun, şunları söyledi:

“Türkiye’de tarımda kullanılan suyun verimliliği şu anda %50 düzeyindedir.

Damlama sistemleriyle bu oran %90’a çıkarılabilir; bu da %40 daha az suyla aynı üretimin yapılması anlamına gelir.

Bu şekilde tasarruf edilecek su miktarı, Türkiye’deki tüm sanayi ve hanelerin bir yıllık su kullanımından fazladır.

Ayrıca vahşi sulamadan kaynaklı hastalıklar ve verimsizlikler ortadan kalkacaktır.

AZ SU TÜKETEN ÜRÜNLER ALIM GARANTİLİ OLARAK EKTİRİLMELİDİR

Kuraklıkla mücadelede ürün deseninin yeniden planlanmasının şart olduğunu belirten Anahtar Parti İl Başkanı, şu önerilerde bulundu:

Su sıkıntısı çekilen bölgelerde daha az su isteyen ürünlerin ekimi bakanlıkça zorunlu hale getirilmelidir.

Bu ürünler çiftçiye alım garantili ve sözleşmeli olarak ektirilmelidir.

Tarım Bakanlığı, bu ürünleri işleyen firmalarla çiftçi arasında sözleşmeli üretim modeli kurmalıdır.

Türkiye’de her tarım ürününün alıcısı varken, sözleşmeli tarım neden yaygınlaştırılmıyor, bu ciddi şekilde sorgulanmalıdır.”

SULAMA BİRLİKLERİ SU YÖNETİMİNDE AKTİF VE ŞEFFAF OLMALIDIR

Sulama birliklerinin pasif su dağıtım rolünden çıkması gerektiğini ifade eden İl Başkanı, bu kurumların stratejik rolüne dikkat çekti:

Uzun; “Sulama birlikleri, bölgelerindeki ekim desenine göre tarla bazlı su planlaması yapmalıdır. Hangi ürüne, ne kadar su verileceği önceden belirlenmeli ve sahada aktif şekilde takip edilmelidir. Su tahsis ve tahsilat yapan pasif kurumlardan ziyade, yönettiği suyun etki analizlerini yapan ve kamuoyuna açıklayan yapılar haline gelmelidirler” dedi.

“BİZ TARIMIN SORUNLARINA AĞLAYAN DEĞİL, ÇÖZÜM GETİREN BİR PARTİYİZ”

Basın açıklamasının sonunda İl Başkanı Sebahattin Uzun, Anahtar Parti’nin su krizi karşısında yalnızca eleştiren değil, çözüm üreten bir siyasi irade olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Çiftçimize fayda getirmeyen felaket senaryolarıyla değil, organize, planlı ve uygulanabilir politikalarla hareket etmek zorundayız. Tarımda suyu merkeze alan bu reform paketi, sürdürülebilir üretimin ve gıda güvenliğinin teminatıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay