karabuk
İmsak 05:57
Güneş 07:22
Öğle 13:08
İkindi 16:11
Akşam 18:43
Yatsı 20:02
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Ocak, 2024 08:12 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Ameliyatta 41,7 dereceye yükselen ölümcül ateşten “buz” operasyonuyla kurtuldu

Amasya’da ameliyat esnasında ateşi 41,7 dereceye kadar yükselip ölümcül seviyeye gelen hasta, vatandaş destekli buz operasyonu ve doktorların çabasıyla yaşama tutundu.
Ateşin düşürülmesi için restoranlar ve soğuk hava deposundan hastaneye poşet poşet buz getirildi. Bir hafta önce asistan öğrencilere 40 bin hastada bir görülme ihtimali olan ‘malign hipertermi’ hakkında atılması gereken adımları anlatan doktorlar bu sefer karşılaştıkları durum karşısında ölümcül ateşten hastalarını kurtarıp hayat dersi verdi.
Uzun yıllardır burnunda yaşadığı sağlık probleminden kurtulmak için Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran Mehmet Kaya, Dr. Öğretim Üyesi Sinan Seyhan, Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Erdoğan ve Dr. Öğretim Üyesi Mürsel Kahveci’nin de katıldığı ameliyata alındı. Daha önce geçirdiği ameliyatlarda anestezi alan 44 yaşındaki Kaya’nın ateşi ameliyatın tamamlanmasına az bir süre kala aniden yükselmeye başladı. Bu durumun 40 bin hastada bir görülme ihtimali olan ‘malign hipertermi’ olduğunu değerlendiren doktorları tedbirleri artırdı. Ameliyata kalp ve diğer anestezi doktorları da çağrıldı. Tırmanışa geçen vücut ısısının hızla düşürülmesi için hastanın etrafına buz kütleleri konuldu. Dışarıda telaşla bekleyen yakınlarına hastanın durumuyla ilgili bilgi verildi. Müdahale süresinin uzayabileceği ihtimaliyle buz stoklarının yetmeyeceği düşünülerek hasta yakınlarından ve telefonla iletişime geçilen esnaftan hastaneye buz getirmeleri istendi. Çok kısa sürede restoranlardan ve bir soğuk hava deposundan poşetlerle getirilen buz parçaları hastanın tedavisi için teslim edildi. ‘Malign hipertermi’ için belirli bölgelerde tutulan özel ilaç ise Amasya İl Sağlık Müdürlüğünün koordinesinde ambulansla Samsun’dan getirilerek hastanın tedavisinde kullanıldı. Zamanla yarış sonrası ateşi normal seviyeye düşürülen hasta 3 gün gözlem altında tutulduğu yoğun bakım ünitesinden servise alındı. İki gün sonda da tamamen sağlığına kavuşarak taburcu edildi.

“Bir hafta önce derste işledik”
Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesinde bir hafta önce derste ‘malign hipertermi’ konusunu işlediklerini anlatan Anestezi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mürsel Kahveci, “Mesleklerinde çok nadir görebileceklerini söylemiştim. ‘Umarım karşılaşmazsınız’ demiştim. Ne yazık ki başımıza geldi. Ama hastamızı kurtarmayı başardık” dedi.

“Bütün Amasya seferber oldu”
Bu durum karşısında tıbbi olarak yapmaları gereken şeylerin yanında hastanın vücudunun soğutulmasına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Kahveci, “Soğutulma sürecinde çok yoğun buz gerekiyordu. Sadece bizim hastane değil. Bütün Amasya seferber oldu. Her yerden buz getirildi. Hastaya buz banyosu yaptırdık. Çünkü ateşi 41,7’lere çıkmıştı. Bu da hasta açısından kötü gidişin göstergesiydi. Samsun’dan ulaştırılan ilacı verdikten sonra da hasta yoğun bakımdaki tedavisinin ardından taburcu edildi” diye konuştu.

“Halk ile sağlık çalışanları arasındaki uyum açısından örnek”
Saniyelerle yarışılan operasyon esnasında görev alan hekim arkadaşlarına ve hastaneye buz ulaştıran Amasya halkına teşekkür eden Hastane Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Volkan Taşova, bu durumun halk ile sağlık çalışanları arasındaki uyum açısından örnek olduğuna değindi.

“Hastalığın adını hiç duymamıştım, hasta sedyedeyken buharlar çıkıyor”
Ameliyatında ölümle burun buruna gelen Mehmet Kaya, sağlığına kavuşmasını sağlayan doktorlara ve buz getiren yakınları ile esnafa şükran duyduğunu söyledi. Hiç duymadığı malign hipertermi hastalığını internette araştıran evli ve 2 çocuk babası Kaya, “Hasta sedyedeyken buharlar çıkıyor. Doktorların korkması gibi bir karikatür gördük. Allah kimseye göstermesin. Gösterirse de sağ olsun hocalarımız ateşi indiriyor” şeklinde konuştu.
Nefes kesen ameliyat sürecinden haberdar olan Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi ise, “Gerekli hassasiyeti gösteren hekimlerimize, özverili çabalarıyla duruma yardımcı olan hasta yakınlarımıza ve bilhassa Amasya halkımıza canı gönülden teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. Rektör Turabi, Mehmet Kaya’ya şifa dileklerini iletti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
26 Şubat, 2026 13:23 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ERKEN SEÇİMİN İLK SİNYALLERİ !

Seçim ekonomisi, ülkeyi yönetenlerin seçimlerde yeniden iktidara gelebilmek için; ekonominin araçlarını iktidar uğruna kullanması ve yönlendirmesi olarak kendini gösterir.

Nedir bunlar?

  • Çalışan kesimin maaş zamları,
  • Emekli maaşlarının artırılması
  • Asgari ücretin yükseltilmesi
  • Sosyal yardımların artırılması * Tarımsal destekler
  • Vergi oranlarının düşürülmesi * Vergi cezalarının affedilmesi * Vergi ödemelerinin ertelenmesi gibi toplumda memnuniyet yaratan faaliyetlerdir.
    Kredi genişlemesini teşvik edici uygulamalar, para arzının artırılması gibi uygulamaları da para politikasının seçim ekonomisinin emrine girdiğinin kanıtını oluşturan gelişmeler olarak sınıflandırabiliriz.

HAZİNE VE MALİYE BAKANI GÖREVDEN AFFINI İSTERSE BİLİNKİ 6 AY SONRA SEÇİM VAR !

Ülkeyi yönetenler iktidarı garanti görmedikçe erken seçim kararı almaz. Seçim ekonomisi yöntemi oyları artırmanın en önemli yolu olarak görülür. Seçim ekonomisi öncesi Hazine ve Maliye Bakanı değişir. Erken seçimin en önemli göstergesi budur. Seçim ekonomisine yeni gelen bakanla geçilir.

Seçim ekonomisi dünyanın her yerinde az ya da çok uygulanan bir yaklaşımdır.
Bu tür uygulamalar demokrasinin geliştiği, şeffaflığın, hesap verilebilirliğin arttığı ekonomilerde düşük düzeyde kalırken, demokrasinin fazla gelişmediği, şeffaflığın, hesap verilebilirliğin azaldığı ekonomilerde daha çok görülür.

SEÇİM EKONOMİSİNİN İLK SİNYALLERİ GELMEYE BAŞLADI

İktidarın yoksulluğu bitirmek yerine yoksulluğu yönetmeyi tercih eden bir stareteji izlediğini biliyoruz. Bunu Yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlaşma harcamaları için ayırdığı kaynaklara baktığımızda da görebiliyoruz.
Burada farklı bir yaklaşım söz konusu. Bu, yardımlarla yaşamını idame ettiren büyük bir kitleyi oy potansiyeli olarak gören gayri ahlakı bir yaklaşımdır.
Bu iktidar giderse yardımlar kesilir korkusunu hakim kılmaktır.

Son 3 yılda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Yoksullukla mücadele için ayırdığı kaynağa ve 2027 yılı için ayıracağı kaynağa baktığımızda 2026 son baharında yada en geç 2027 yılının ilk yarısında sandık geliyor diyebiliriz.
2024 yılında 299.8 milyar, 2025 yılında 378.7 milyar, 2026 yılı için 469 milyar TL. kaynak ayrılırken, 2027 yılı için çok büyük bir kaynak planlandığı görülüyor. 2026 yılına göre 2027 yılı için; yüzde 78 lik bir artışla 838.3 milyar TL kaynak yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlar için planlanmış.

Önceki yıllarda, yüzde 26, yüzde 24 gibi artışlar yapılırken bu artışın 2027 yılı için neredeyse ikiye katlanması erken seçimin önemli bir sinyalidir.

Tarıma ayrılan kaynakta da önemli artış var.
2026 yılı için tarıma yaklaşık 888,2 milyar lira kaynak ayrılması öngörüldü. Bütçeden tarımsal destek programları için ayrılan tutar da 135 milyar liradan, 168 milyar liraya yükseldi. Gelecek yıl için ise yatırım ödenekleri 190 milyar lira olarak öngörüldü.

SEÇİMİ KAZANMANIN YOLU, EMEKLİLERİN GÖNLÜNÜ ALMAKTAN GEÇİYOR

Emeklilerin içinde bulunduğu vahim durumun iktidarda elbetteki farkında. Fakat inatla emeklileri rahatlatacak en küçük bir adım atılmadı.
Seçime kısa bir süre kala emeklilerin gönlünü almak için kesenin ağzı açılacak. Bu kesin diyebiliriz.
SGK ya, en düşük emekli aylığının 40 bin TL ye çıkarılması için "çalışın" talimatı verildiği yönünde bir takım söylentiler var.
Kesenin ağzı önümüzdeki Temmuz ayında açılırsa bilin ki Seçim 2026 Ekim ayında. Bu memnuniyet verici artış 2027 Ocak ayına kalırsa, ki, buna ihtimal vermiyorum. Çünkü emeklilerin o zamana kadar dayanacak takati yok.

Seçim kazanmak uğruna uygulanan Seçim ekonomisi politikasından sonrasını yazmaya gerek var mı? İktidara kim gelirse gelsin,
her zaman olduğu gibi maaş zamları yine cebe girmeden, zamlarla, yüksek vergilerle geri alınacak.

Ülkenin bu kısır döngüden kurtulabileceğine hiç umudum yok.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.