Reklam
Reklam
altuntepe itibar suikastligina asla musaade etmeyecegiz shglfpjK jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Ağustos, 2024 04:22 tarihinde yayınlandı
0

Altuntepe : “İtibar suikastlığına asla müsaade etmeyeceğiz”

Safranbolu TSO Başkanı Erol Altuntepe, Meclis Başkanı ve aynı zamanda MÜSİAD Karabük Şube Başkanlığı görevini yürüten Cengiz Ünal ile ilgili kendisini basın mensubu gösteren bir kişi tarafından alenen hedef alınarak asılsız ithamlarda bulunulmasına tepki gösterdi.

Başkan Altuntepe, halka hizmet amacıyla kurulan Sivil Toplum Kuruluşlarının yöneticiliği herhangi bir maaş ve gelir karşılığı yapılmadığını tamamen hizmet yapmaya gönüllülük esasıyla STK’larda görevler aldıklarını belirterek, “ Fakat zaman zaman STK Başkanlarının, kurumlar ve şahısların fütursuzca hedef alındığını, itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, şantaj yolu ile para sızdırmaya çalışıldığını, özel hayatları da dahil, birçok iftira ve karalamaya maruz kaldıklarını son zamanlarda sıkça görmekteyiz. Peki bu itibar suikastlığını ve karalama operasyonlarını yapanlara da şöyle dönüp bir baktığımızda; Karabük yerel basın içinde yer aldıklarını iddia eden, gazeteci kimliğine bürünmeye çalışanlardan ibaret olduğunu gözlemliyoruz. Devletin kurumunda kamu personeli olarak çalışan, maaşını devletten alan, sigorta primi devlet tarafından ödenen birilerinin ise uzun zamandır kim veya kimler olduğu herkesçe bilinen bazı kişilerin kapısına sığınarak, gazetecilik mesleği adı altında tetikçilik yaptığını müşahede etmekteyiz. Kamu personeli olan bu kişinin internet mecrasında gerek kurduğu basit haber siteleri üzerinden, gerekse sosyal medyalar üzerinden zaman zaman üst düzey bürokrasiyi, zaman zaman STK Yöneticilerini karalamak üzere hedef aldığını ve yine sıklıkla şehrin huzurunu bozacak sözüm ona haberler yaptığı herkesçe bilinmektedir. Devletin bir kurumunda şoförlük görevini yapması gerekirken, mesai saatleri içerisinde ve aynı kamu kurumunda internet mecrası üzerinden böyle fitne, fesat yayması, toplumun huzurunu kaçırması maalesef herkesçe sadece izlenmektedir” dedi.

Altuntepe, Karabük yerel basınında gazeteciliği saldırı amacı olarak kullanan kişilerin dışında tutmak gerektiğine inandıklarını ifade ettiği açıklamasında şu sözlere yer verdi:

“Karabük ve Safranbolu Yerel Basını asla bu değildir. Fakat Basın ahlak ve etik kurallarını hiçe sayan bu kişi ve kişilerin yaptığı saldırıların sonucu da bizi değil, aslında yine Karabük yerel basınını topyekun ilgilendirmektedir. Bu kamu personelinin, yakın geçmişte Karabük Valisini bile haksız yere itham ettiğini, siyasi parti yöneticilerini, seçilmişleri, STK Yöneticilerini, kamu yöneticilerini ve hatta yerel basın içinde gerçek basın görevini yapanları bile hedef aldığını, hakaretler ettiğini, iftiralar atarak, karalamaya çalıştığına hep birlikte birçok kez şahit olduk. Halkı aydınlatıp, bilgilendirmek gibi ulvi bir kamu görevi olan gazeteciliği, uzun süredir kurum ve şahıslara karşı bir saldırı aracı olarak kullanan bu şahsın nasıl bir gecede kamu kurumuna işe başlattırıldığı da hayret vericidir. Gerçek olmayan gazetecilik kimliği altında, basını sadece kurum ve şahıslara karşı bir saldırı aracı olarak kullanan bu kamu personelinin, Valimiz Mustafa Yavuz başta olmak üzere, Karabük Milletvekillerimiz Cem Şahin ile Ali Keskinkılıç ve yine AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt da dahil olmak üzere birçok kişiye bir gün telafisi zor olan zararlar vereceğini de sanırız öngörülüyordur. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ve Karabük İl Emniyet Müdürlüğü’nün de hukuksuz bir şekilde kurum ve şahısları hedef alarak karalayanları yakından takip ettiğini, zamanı gelince gereğini yapacaklarına da inancımız tamdır. Kimlere ve neden hizmet ettiği bilinen, herkesi karalayan ve toplum huzurunu bozan bu şahıs tarafından odamızın Meclis Başkanı Cengiz Ünal’a yapılan itibar suikastlığına asla müsaade etmeyeceğiz. Daha fazla kurum ile şahısların yıpratılmaması içinde her platformda bundan sonra demokratik mücadelemizi vereceğiz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
02 Haziran, 2026 13:57 tarihinde yayınlandı
0

MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…

21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…

Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…

Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…

Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…

Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…

Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…

Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…

Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…

Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…

Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…

Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…

Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…

Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…

Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Bizi sosyal medyadan takip edin