Altınordu’da sokak köpekleri dehşeti: Bir kişi bacaklarından yaralandı - Karabük Haber Postası
altinorduda sokak kopekleri dehseti bir kisi bacaklarindan yaralandi IDIg2cUn
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Kasım, 2024 20:37 tarihinde yayınlandı
0
4

Altınordu’da sokak köpekleri dehşeti: Bir kişi bacaklarından yaralandı

Ordu’nun Altınordu ilçesinde bir kişi, yürüdüğü esnada sokak köpeklerinin saldırması sonucu bacaklarından yaralandı.

Altınordu ilçesinde yaşayan Hüsnü Kabataş (70), 3 gün önce kızının yanından dönerken yolda sokak köpeklerini gördü. Yürümeye devam eden Kabataş, bir köpeğin ani bir şekilde saldırması sonucu 2 bacağından ısırıldı. Hastaneye giden ve tedavi olan Kabataş, kuduz aşısı yaptırdı. Toplamda 4 kez kuduz aşısı yaptıracak olan Kabataş, Altınordu’da sokak köpeklerine bir çözüm bulunması gerektiğini söyledi.

“Sokak köpekleri çoğaldı”

Olayı anlatan Hüsnü Kabataş, “Kızımın yanından gelirken sokak ortasında sokak köpeğinin saldırısına maruz kaldım. Küpesi olmayan ve sahipsiz köpeği gördüm, arkadan gizlice geldi ve bacaklarımdan ısırdı. Hemen hastaneye gittim, kuduz aşısı yapıldı, bugün yeniden aşı yapılacak. Artık Altınordu’da köpekler çok fazla olmaya başladı, buna önlem alınması için yetkililerden yardım bekliyorum. Şu anda mahallemizde her sokağın başında 5-6 tane köpek var ve yabancı köpekleri de oraya yaklaştırmıyorlar. Bence bunlar toplanıp barınaklara koyulmalı” dedi.

“Sokak köpekleri gece ve sabah saatlerinde korkutuyor”

Mahallelerinde çok fazla köpek olduğunu aktaran Hüsnü Kabataş’ın kardeşi Mehmet Kabataş ise, “Sabah ve akşam saatlerinde sokak köpeklerinden dolayı yollarda yürünmüyor. Eşim ya da çocuklar bir yere gittiklerinde biz araçla gidip alıyoruz. Bu konuda toplum olarak hepimiz suçluyuz, köylerden şehirlere geldik, yanımızda bulunan köpeklerin hepsi de mecburen şehirlere indi. Artık kırsalda yiyecek bulamıyorlar. Bu nedenle saldırabiliyorlar, hepimiz suçluyuz” ifadelerine yer verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

4 Yorum

  1. Erhan Altaylı

    Ordu Belediye Başkanı, BİR ZAHMET GÖREVİNİZİ YAPIN!! AMASYA BELEDİYE BAŞKANLIK MAKAMI YAN GELİP YATMA YERİ DEĞİLDİR!! HALKIN SESİNE KULAK VERİN VE TÜM SOKAK KÖPEKLERİNİ AMASYA’DAN TOPLAYIN VE BÖYLECE HALKIN GÖNLÜNDE TAHT KURUN!!

  2. Erhan Altaylı

    ORDU Belediye Başkanı, BİR ZAHMET GÖREVİNİZİ YAPIN!! ORDU BELEDİYE BAŞKANLIK MAKAMI YAN GELİP YATMA YERİ DEĞİLDİR!! HALKIN SESİNE KULAK VERİN VE TÜM SOKAK KÖPEKLERİNİ ORDU’DAN TOPLAYIN VE BÖYLECE HALKIN GÖNLÜNDE TAHT KURUN!!

  3. Avukat Hilmi

    sokak köpekleri tarafından ısırılan tüm vatandaşlarımız, öncelikle geçmiş olsun. tavsiyem iyi bir avukat tutmanız ve anayasada yer alan “idari hizmet kusuru” kanuna dayanarak belediye ve valilik hakkında yüklü bir tazminat davası (500.000 EURO tazminat alan mağdurlarımız var) açmanızdır. bu sizin kanuni hakkınızdır. alacağınız tazminatla zengin bile olabilirsiniz.

  4. HASAN UMUT

    AKP 20 yıl bu sokak köpeklerini toplamadı, iktidardan düşmesi yakınlaştığı için, “GÖSTERMELİK” bir şekilde, bu işin yapılmayacağını bile bile (!!), işi BELEDİYELERE yükledi… Mama lobisinden, AKP kadar çıkarı olan CHP yönetimi de “BİZ SOKAK KÖPEKLERİNİ TOPLAMAYACAĞIZ” diyerek yasaya karşı çıktı!!

    Yasa var ama YÜRÜTME VE YARGI yok!! Yasaya karşı çıkan belediyelere suç duyurusunda bulunması gereken devlet savcıları İŞİNİ YAPMIYOR… Özetle, bu yasanın uygulanmayacağını bile bile, AKP ve CHP perde arkasında işbirliği yaparak, EL ELE, bu senaryoda yer aldılar… Olan yine millete oldu… YAZIK BU MİLLETE!!

Yeni yorumlara kapalı.

fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay