Safranbolu Belediyesi tarafından bu yıl 16.’sı düzenlenen Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali kapsamında düzenlenen belgesel film yarışması ödülleri dereceye girenlere sade bir törenle verildi.
Festivalde profesyonel kategoride Kırgız yönetmen Tynai İbragimov’un “Thirteenth-Onüçüncü” adlı çalışması birinci oldu.
Bu yıl 16’cısı gerçekleştirilen festival kapsamında Kristal terasta Ankara’da meydana gelen patlamalardan dolayı sade bir tören düzenlendi.
“TÜRKİYE’NİN ACISINI PAYLAŞIYORUZ”
Festival Komitesi Başkanı ve Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, belgesel film yarışmasında dereceye girenler için düzenlenen plaket töreninde yaptığı konuşmada Ankara’da meydana gelen terör saldırısına vurgu yaparak, acının büyük olduğunu ve ulusal yas kapsamında festivaldeki bir çok etkinliğin iptal edildiğini söyledi.
Türkiye’nin acısını paylaştıklarını dile getiren Aksoy “Bizim için buruk bir festival oldu. Her şeye rağmen festivalimizi tamamladığımız için mutluyuz. Tüm katılımcılara ve dereceye girenlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 2016 yılında daha mutlu, daha huzurlu, daha güzel bir festival olmasını diliyorum” dedi.
54 belgesel filmin yarıştığı 16. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde Kırgız yönetmen Tynai İbragimov’un yönettiği “Thirteenth-Onüçüncü” adlı belgeseli birinci, Mehmet Ali Poyraz’ın yönettiği “Ateşten Eller” adlı belgeseli ikinci, Musa Ak ve Hasan Basri Özdemir yönetimindeki “Turab” belgeseli üçüncü oldu. Amatör film kategorisinde ise Çağrı İşbilir’in “Han” adlı belgeseli birinci, Gökhan Öcal’ın “İstanbul’un Sesi” adlı belgeseli ikinci ve Canan Cibo’nun “Çityan” adlı belgeseli üçüncü oldu. Festivalde ayrıca Azeri yönetmen Adil Azay’a “Halvatte Kalmış Bilge (Mürid)” belgeseli ile Türk Dünyası Belediyeler Birliği Özel Ödülü, Mehmet Akif Erbaş’a “Kırgızın Yok Edilen Hafızası Atabey Katliamı” belgeseli ile TÜRKSOY Özel Ödülü layık görüldü. Türk belgesel sinemasının yapı taşlarından biri olarak kabul edilen Süha Arın Özel Ödülünün sahibi ise “Stepin Efendileri” belgeseli ile Gülnar Kara layık görüldü. Fotoğraf Yarışması’nda da 759 eser arasında, Gümüşhane’den Mustafa Zengin’in “Taş Köprü” çalışması birinci seçildi. Yarışmada Erol Evgin ikinci ve Filiz Yıldız Celep üçüncü oldu. Jüri Özel Ödülü’ne ise Fatih Balkan layık görüldü.
Dereceye girenlerin ödülleri Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy ve juri üyeleri tarafından takdim edildi.
“BAŞARDIĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUZ”
Etkinlik sonrası İHA’ya açıklamalarda bulunan Festival Komitesi ve Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivalin 16’cısını düzenliyor olmanın bile bir başarı hikayesi yazamaya yeterli olduğunu söyledi.
Türkiye’de bu tür işler hep başlar ve sonu getirilemez diyen Başkan Aksoy, “Ben bu festival başladığından buyana üçüncü belediye başkanıyım. Üç belediye başkanı döneminde devam ettirilmesi önemli bir vurgu. Türkiye’de bu tür işlere kaynak ayırmak zor. Kamuoyu sizi çok farklı yönlere ve isteklere çekiyor. Bunu yapmakta sanatı teşvik etmek ve desteklemek ile sanatla iç içe bir hale getirmek biraz cesaret işi. Biz bunu başardığımızı düşünüyoruz. Belgesel konusu çok ağır bir konu. Popülerliği çok fazla olmayan ve hemen kabul edilen ve arzu edilen bir şey değildir. Belgeseli destek ve belgesel hususunda bir festival yapmak ve ağır konuları burada irdeleyerek ele almak önemli bir husus. Kültürel korumacılık ve korumacılığın devamını sağlamak için bir gayret içine girmek ilk zamanlarda insanların çok kabul edeceği bir husus değil. Kültürden bahsediyoruz ve kültür dediğimiz şey hemen karşılığı olan bir öğe değil. Neredeyse 20 -30 yıl sonra karşılığını verebileceğiniz veya çok derinlerde gizli olup oraya kadar inmeniz gereken bir konu. Kültürel mirasın çeşitliliği söz konusu ve biz bu yıl bu kültür mirasında mimariyi ve mimarinin ana konusu olan ışık konusunu inceledik. Safranbolu’da bütün yapılanmanın temel noktası olarak ışık ortaya çıktı. Festival kapsamında düzenlenen panellerde bu vurgulandı. Işık konusu mimarinin geçmişten bugüne kadar beklide olmazsa olmazlarından birisi olmuş durumda” dedi.
“GERÇEK BİR ULUSLARARASI ETKİNLİK YAPTIK”
Bu festivalde gerçek bir Uluslararası etkinlik yaptıklarını da belirten Başkan Aksoy, “Dünyanın 27 farklı ülkesinden sanatçılar geldi. Fotoğraf ve belgesel sanatı ile ilgili çekimler yaptı. Safranbolu Türk dünyasının belgesel film yarışması haline geldi bu festival. Kırgızistan’dan, Bosna’dan, Filistin’den, Lübnan’dan, Makedonya’dan herkes buradaydı. Bütün bunları gördüğümüzü de yapmak istediğimizi başardığımızı düşünüyorum. Uluslararası bir festivali gerçekleştirmekle ekibimle beraber gururlandık ve mutlu olduk. Festivalimizin 17’cisinde çok daha başarılı bir şekilde organizasyon yapacağız. Şimdiden bu festivalin hazırlık toplantısına başlayacağız” dedi.


Altın Safranda Ödüller Sahiplerini Buldu
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

