Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ağustos, 2023 16:36 tarihinde yayınlandı
0

Alkollü traktör şoförü D-100’ü birbirine kattı

Bolu’da D-100 karayolunda alkollü traktör şoförü aksi istikamete girerek araba ile çarpıştı. Meydana gelen kazada araba şoförü yaralanırken, öbür şeritte kazayı merak eden şoförler zincirleme kazaya neden oldu.

Kaza, D-100 karayolunda Vakıf Geçitveren köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, D-100 karayolunda Ankara istikametine karşıt taraftan giren ve alkollü olduğu öğrenilen Abdullah Özdemir yönetimindeki 14 AAN 095 plakalı traktör, Ankara istikametine seyreden S.I. idaresindeki 14 DU 111 plakalı araba ile çarpıştı. Meydana gelen kazada araba şoförü S.I. yaralandı. Durum 112 Acil Davet Merkezi’ne bildirildi.

Meraklı şoförler zincirleme kazaya neden oldu

Kazanın olduğu anlarda İstanbul istikametine seyreden meraklı şoförler zincirleme kazaya neden oldu. 5 aracın karıştığı zincirleme kazada ise yaralanan olmadı.

Yaralıya birinci müdahale sivil sağlıkçıdan yapıldı

Traktörün baş başa çarpıştığı arabanın şoförü S.I.’nın yardımına kazayı gören sivil sağlıkçı ve vatandaşlar yetişti. Yaralının olay yerinde sıhhat denetimlerini yaparak içini rahatlatan sivil sağlıkçı gruplar gelene kadar S.I’nın başından ayrılmadı. Olay yerine sıhhat, polis, jandarma ve itfaiye takımları sevk edildi. Sıhhat gruplarınca yaralı S.I. ambulansa bindirilerek, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Konuşmakta zorluk çeken ve alkollü olan traktör şoförü Abdullah Özdemir ise önlem emelli öteki bir ambulansla hastaneye götürüldü.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin