Reklam
Reklam
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
30 Aralık, 2024 22:30 tarihinde yayınlandı
0

Ali Yavuz’dan Öcalan’ın Teşekkür Mektubuna Sert Tepki!

CHP Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz, Abdullah Öcalan’ın teşekkür açıklamalarıyla ilgili sert eleştirilerde bulunarak, MHP ve AKP seçmenlerini terörle mücadele konusundaki tavırlarını sorgulamaya davet etti. Yavuz, “Şehitlerimizin kanıyla yazılan tarih, siyasi pazarlıklarla kirletilemez,” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz, özellikle MHP ve AKP seçmenlerine seslenerek, “Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy veren kardeşlerim ve Adalet ve Kalkınma Partisi’ne destek veren milli duyguları yüksek vatandaşlarımız, bugün vicdanlarınızı sorgulama günüdür. Siz vatanın bekası ve bayrağın dalgalanması için oy verdiniz. Ancak, bir zamanlar terörist başını lanetleyenlerin bugün ona teşekkür edilmesine sessiz kalacak mısınız?” dedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin geçmişte idam ipiyle kürsülere çıktığını hatırlatan Yavuz, “O gün şehitlerimizin ruhunu yücelten bir liderin, bugün terörist başına meşruiyet kazandıran sözlerine nasıl sessiz kalabilirsiniz?” diye sordu. Aynı şekilde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişteki sert söylemlerini hatırlatarak, “Bugün bu söylemlerin nasıl tersine döndüğünü kabul edebilecek misiniz?” ifadelerini kullandı.

CHP’nin her zaman milletin birliğini ve onurunu savunduğunu belirten Yavuz, “Biz milliyetçiliği Kıbrıs’ın dağlarına yazan Karaoğlan Bülent Ecevit’ten öğrendik. Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin sigortasıdır. Şehitlerimizin fedakarlıklarını hiçe sayanlara karşı her kesimden kardeşimizi yanımızda görmek istiyoruz,” dedi.

Sözlerini “Şehitler ölmez, vatan bölünmez!” diyerek bitiren Yavuz, milletin onurunu ve birliğini savunmak için herkesi birlik olmaya davet etti. Yavuz, “Bu utancı millet unutmaz,” diyerek, iktidarı ve MHP yönetimini eleştirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin