Akay Yüksekokul konusunda konuştu - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Haziran, 2018 14:28 tarihinde yayınlandı
0
0

Akay Yüksekokul konusunda konuştu

“Arsa Sahiplerinden Utanıyorum”

Yenice   Belediyesi eski  Başkanı Mustafa Akay, Meslek Yüksekokulu’nda açılması istenilen bölümlere YÖK’ün izin vermemesi üzerine bir açıklama yaptı. Akay,” Bu tabloyu görünce büyük bir coşkuyla arsa bağışı yapanlardan utanıyorum” dedi.

Akay, konuyla ilgili gelişmeleri de dile getirdiği açıklamasında şunları söyledi:

“Yenice’de yüksekokul istemleri bizim gazeteciliğimiz döneminde başlatılmış ve o günkü Belediye Başkanı Erol  Yirmibeş tarafından bir dernek kurulmuştur.

Bizim, Belediye Başkanlığımız dönemimizde ise  konu sürekli gündemimizde olmuştur. Karaelmas Üniversitesi  Rektörü Prof. Bektaş Açıkgöz’le sürdüğümüz çalışmalar  doğrultusunda  arsa tespit noktasına gelmişken Karabük Üniversitesi kurulduğu için çabalarımız bu tarafa evrilmiştir. Dönemin rektörü Sayın Burhanettin Uysal, bize hep yardımcı olmuş ve yol göstermiştir. Orman İşletmesi Merkez Depo’dan istenilen arsaya 150 bin lira talep edilmesi ve O aşamada bir kaç yerde tespit ettiğimiz arsaların uygun bulunmaması üzerine  istişareler yaparken, İsmetpaşa Telel mevkiindeki arsa gündeme gelmiştir.

İsmetpaşa Mahallesi halkıyla yaptığımız sürekli toplantılar sonrasında Aydınlı, Basan ve Sarı aileleri  yüksekokul yapılması kaydıyla 8900 m2 arsayı bedelsiz vermeyi kabullenmişlerdir. Dönemin meclis üyeleri ile o günün CHP İlçe Başkanı Mehmet Aydınlı’nın da büyük çabalarıyla arsanın tapu çıkarılması işlemlerine başlanmıştır. Bu çerçevede belediyemizin görevlendirdiği Vedat Ekmekçi,  4 ay Sakarya, Bolu, Çatalağzı, Karabük gibi yerlerde  tapunun  dernek adına aktarılması konusunda mirasçılarla temasta bulunmuş ve tam 58 kişinin oluru alınarak tapu dernek adına çıkarılmıştır.

Belediye Meclisi’miz de bu arsanın olduğu bölümdeki 26 dönüm hazine arazisi de içinde olmak kaydıyla  34 bin m2 alanını imar planı kararı ile üniversite alanı ilan etmiştir.

Bu çalışmalar bir yandan sürerken, bir yandan da tabelanın asılması için yoğun emek harcanmıştır. Bu aşamada da Burhanettin Uysal, katkılarını sürdürmüş “siz temeli atın, ben binayı yaparım, bu arada da  tabelayı bir yere asalım ” demiştir. Tabelanın asılabilmesi için  bir çok yer gösterilmiş ve geçici olarak YİBO binası uygun bulunmuştur. Tam, YİBO’ya tabela asılacağı sırada ise lise buraya taşınmış ve bu hayal suya düşmüştür.

Gecikmeli de olsa ilçemizde yüksekokul açılmış ancak tek bölümle eğitim-öğretim yaptığı için işlevsel bir noktaya kavuşmamıştır. Bu bağlamda Yeniceliler, yeni bölümler açılması için çaba içine girmişler ve yapılan girişimler sonrasında iki bölümün açılacağı müjdesi verilmiştir. Yeniceliler, bu müjdenin gerçek olmasını beklerken, YÖK’ün red kararı ile sarsılmışlardır.

Eskipazar’da yüksekokula dönüştürülen YİBO’da öğrenci sayısının binleri bulduğu dönemde Yenice’de sadece 70 öğrencinin olması üzüntü verici bir durumdur. Her ne kadar YİBO fırsatı kaçırılmışsa da güzel bir bina yapılmıştır. Bu binanın içinin doldurulması gerekmektedir. Binanın içinin doldurulması konusunda rektörlük görevini yapmış, Yenicelinin isteğini  Ankara’ya bildirmiştir. Bu red kararı iyi sorgulanmalıdır. Yeniceli bunun nedenlerini araştırmalı, irdelemeli ve sorgulamalıdır. Bu işte az çok katkısı olan  birisi olarak  arsa sahiplerinden utandığımı ve onlara verilen sözün tam anlamıyla yerine gelmediğini belirtmek istiyorum. Eskipazar’dan 10 yıl geride oluşumuzun nedenlerinin de  halkımız tarafından   sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Bir seçim arifesinde bundan sonra verilecek vaatlerin de gerçekçiliği konusunda kafa yorulması yararlı olacaktır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin