Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Haziran, 2023 14:09 tarihinde yayınlandı
0

Akay: “6 Yılda 3 Milyar Dolar Yabancı Çiftçinin Cebine Girdi”

İthalata dayalı hayvancılık politikalarının çöküşü yaklaşan Kurban Bayramı’yla gün yüzüne çıktı. Fiyatları düşürmek için yapılan canlı hayvan ithalatı fiyatların artmasına neden olurken kasaplarda satılan karkas et fiyatlarına 6 yılda yüzde 808 artış meydana geldi. Sadece bu yıl kurbanlık hayvan fiyatlarında  yüzde 150 oranında artış meydana geldi.

Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)  Karabük Milletvekili Cevdet Akay, iktidarın tarım ve hayvancılıkta sürdürebilir politikalar üretmemesi neticesinde et fiyatlarında fahiş artışlar meydana geldiğini ifade etti.

3 MİLYAR 301 MİLYON DOLAR TÜRK ÇİFTÇİSİNİN CEBİNE DEĞİL YABANCI ÇİFTÇİNİN CEBİNE GİRDİ

Son 6 yılda yapılan canlı hayvan ithalatlarıyla 3 milyar 301 milyon doların Türk çiftçisinin yerine yabancı çiftçinin cebine girdiğini ifade eden ve bu  duruma tepki gösteren  Milletvekili Akay, “Sürdürülebilir politikalar üretmeyen iktidar üreticiyi de yetiştiriciyi de bataklığa saplamış durumda. Kırmızı et fiyatlarındaki artışa paralel olarak hayvancılık tarafında ithalata da hız verildi. TÜİK’in verilerine göre; 2017 yılında 1 milyar 212 milyon, 2018 yılında 1 milyar 768 milyon, 2019 yılında 701 milyon dolar, 2021 yılında 310 milyon dolar, 2022 yılında 181 milyon dolar, 2023 yılının ilk iki ayında ise 109 milyon dolarlık canlı hayvan ithalatı yapıldı.” dedi.

İktidarın çiftçinin yarasını iyileştirmek yerine yaraya sadece pansuman yaptığını söyleyen Akay, “Yanlış hayvancılık politikaları sonucu Türkiye’de hayvan varlığı azalıp, et fiyatları yükselince, uygulamaya konulan ithalat politikası sonucu son 6 yılda canlı hayvan ithalatı için 3 Milyar 301 milyon dolardan fazla yurt dışına gitmiş oldu. Yani ülkemizin 3 milyar dolardan daha fazla parası yabancı çiftçilerin cebine gitti. İktidar vatandaşın yarasına sadece pansuman yapıyor, yaranın iyileşmesi için bir çaba göstermiyor, olan yetiştiricimize ve vatandaşlarımıza oluyor” diye konuştu.

25 LİRA OLAN KARKAS ET FİYATI YÜZDE 808 ZAMLANARAK 227 LİRAYA YÜKSELDİ

Karkas et fiyatına altı yılda yüzde 808 oranında zam geldiğine dikkat çeken Milletvekili Akay, “Yem fiyatlarındaki fahiş artışlar, enflasyona bağlı olarak hayvansal üretimdeki maliyetlerin kat ve kat artması, süt hayvanlarının kesime gönderilmesi ülkemizdeki canlı hayvan varlığının azalmasına neden olurken, et ve süt fiyatlarını da yukarı yönlü çekti. Yapılan hayvan ithatı hayvancılığın sorunlarına çözüm olmadığı gibi hayvancılıkta kara bir delik açtığı açıkça ortada. Fiyatları dengelemek amacıyla yapılan ithalata rağmen et fiyatlarındaki artış sürüyor. Ulusal Kırmızı Et Konsey’inden alınan verilere göre 2017 yılında kilogram fiyatı 25 lira olan karkas et Haziran itibariyle 227 liraya yükseldi. Yani 6 yılda karkas ete yüzde 808 oranında zam geldi.” dedi.

KURBANLIK FİYATLARINDAKİ OLAĞANÜSTÜ ARTIŞ YÜZÜNDEN VATANDAŞ DİNİ VECİBESİNİ YERİNE GETİREMEZ OLDU

Tarım ve hayvancılık politikalarındaki çöküşün kırmızı et fiyatlarında olağanüstü yükselişe neden olduğunu bundan dolayı da vatandaşın dini vecibesini dahi yerine getiremez hale geldiğini dile getiren Akay, “Kurban Bayramı öncesinde büyük ve küçükbaş kurbanlık fiyatlarında da kendisini gösterdi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde hayvancılıkta büyüyen kriz, kurbanlık fiyatlarının üç haneli rakamlara ulaşmasına neden oldu. Kurbanlık hayvan fiyatları canlı hayvan borsasında yüzde 150 arttı. Oluşan kurbanlık fiyatları yüzünden insanlar dini vecibelerini dahi yerine getiremez duruma geldi. Kırmızı eti bayramdan bayrama gören vatandaş bu yıl onu dahi göremeyecek.” şeklinde konuştu.(Nurettin Acar)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
karadenizde buyuyor dunyaya satiliyor fLCeJI4B
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Mayıs, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Karadeniz’de büyüyor, dünyaya satılıyor

Doğu Karadeniz’de Eylül-Ekim aylarında barajlardan Karadeniz’deki kafeslere bırakılan Türk somonlarında hasat dönemi başladı. Yaklaşık 7 aylık deniz serüveninin ardından 3-4 kilograma ulaşan somonlar, başta Rusya, Japonya ve Avrupa ülkeleri olmak üzere 19 farklı ülkeye ihraç edilirken, sektör yılın ilk çeyreğinde 91 milyon doları aşan gelir elde etti. Son yılların parlayan su ürünleri arasında gösterilen Türk somonu, Türkiye’nin ihracatta yükselen markalarından biri haline geldi.

Türkiye’de son 8 yılda üretim ve ihracatta hızlı yükseliş gösteren Türk somonu, dünya pazarlarında dikkat çeken su ürünleri arasında yer aldı. Özellikle Rusya, Japonya, Vietnam, Kanada ve Avrupa pazarlarında talep gören Türk somonu, geçen yıl yaklaşık 520 milyon dolarlık ihracat geliriyle sektörün “parlayan yıldızı” olarak öne çıktı.

Aslında gökkuşağı alabalığı türü olan ve “Türk somonu” markasıyla dünya pazarına sunulan balık, yaklaşık 20 aylık üretim döngüsünün ardından sofralara ulaşıyor. Üretim sürecinde balıklar ilk olarak 13 ay boyunca tatlı sularda yetiştiriliyor. Ardından deniz suyu adaptasyonu sağlanan balıklar, Eylül-Ekim döneminde Karadeniz’e bırakılıyor ve yaklaşık 7 ay boyunca denizde büyütülüyor. Deniz suyu sıcaklığının ortalama 23 dereceye ulaşmasına kadar süren süreç sonunda hasat edilen balıklar, yumurtadan çıktıktan yaklaşık 20 ay sonra paketlenerek ihracata hazır hale geliyor.

İhracatı yılın ilk çeyreğinde 91 milyon doları aştı

Karadeniz’deki kafeslerde yetiştirilen Türk somonu, yılın ilk üç ayında dış pazarda güçlü talep görmeye devam etti. Ocak-mart döneminde Türkiye’den 19 ülkeye gerçekleştirilen somon ihracatı, hem miktar hem de gelir bazında geçen yılın üzerine çıktı. Türkiye’den yılın ilk çeyreğinde 13 bin 599 ton Türk somonu ihraç edilirken, bu satışlardan 91 milyon 61 bin 416 dolar gelir elde edildi. Geçen yılın aynı döneminde ise 11 bin 879 tonluk ihracat karşılığında 84 milyon 258 bin 203 dolar gelir sağlanmıştı. Böylece Türk somonu ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 14, değerde ise yüzde 8 artış gösterdi.

“Yumurtadan 20 ay sonra pakete giriyor”

Türk somunun özellikle 8 yıllık serüveni içerisinde çok hızlı gelişim gösterdiğini belirten Politek Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Talha Altun, “Dünya pazarlarında aslında Türk somonu inovasyonu markasıyla beraber güzel bir arz açığını doldurduk. Şuanda ihracat tarafında da bir çok ülke tarafından tüketici beğenisini kazandı. Yaklaşık 7 aylık bir sürede somon üretimi yapılıyor. Türk somunu dediğimiz aslında Gökkuşağı alabalığı cinsi bir balık. Ömrünün yaklaşık 13 aylık bir süresini tatlı suda geçiriyor daha sonra tuzlu su adaptasyonu ile beraber Karadeniz sularında 7 aylık bir sürede büyüyüp, 20 aylık bir faaliyet döngüsü içerisinde hasat yapıyoruz. Yumurtadan 20 ay sonra pakete giriyor. Denizde 7 aylık süre Ekim-Kasım ayı içerisinde tatlı sulardan denize nakil ettiğimiz balıkları deniz suyu sıcaklığı 23 dereceye gelene kadar denizde büyütüyor. Karadeniz Bölgesi’nde yaklaşık 7 aylık bir süre denizde kalıyor. Türk somonu ihracatı son dönemin parlayan yıldızı ürünlerinden bir tanesi. Geçtiğimiz seneye yaklaşık 520 milyon dolarlık ihracatla kapattık. Dünyada artık bir çok ülke tüketicisinin beğenisini kazanan bir balık türü oldu. Dolayısıyla en büyük ihracatımız şu anda Rusya, Belarus, Japonya, Vietnam, Uzakdoğu pazarları, Kanada bölgesi ve Avrupa pazarları da son dönemde artan tüketici talebini böyle karşılıyoruz” dedi.

“2030 yılına kadar yaklaşık 1 milyar dolar ihracat hedefi var”

Türk somonu üretiminin yaklaşık 100 bir ton seviyelerinde olduğunu kaydeden Altun, “Norveç somonu aslında bir atlantik somonu cinsi bir balık. Bizimki ise gökkuşağı alabalığı dediğimiz balık. İkisi tür olarak farklı balıklar ama lezzet ve kalite olarak Türk somonu biraz daha Omega 3-6 ve yağ oranı açısından biraz daha değerli. Norveç somunu üretimi 1940’larda başlamış dolayısıyla 2 milyon tona yakın bir üretim söz konusu. Tabii ki bir rakip rekabet diyemeyiz. Çünkü Türk somon üretimi yaklaşık 100 bin ton seviyelerinde onun için gidecek çok yolumuz var. Türk somununda 2030 yılına kadar yaklaşık 1 milyar dolar ihracat hedefi var. Bunun artması için iç piyasadaki tüketiminde canlanması gerekiyor. Çünkü iç piyasada kişi başı yaklaşık 7 kilogramlık bir tüketimimiz var. Bunun dünya ortalaması 21 kilogram seviyelerinde özetle genişmiş ülkelerde kişi başı su ürünleri tüketimi oldukça büyük oranlarda. Uzak doğu pazarlarında 50-60 kilogram seviyelerinde oluyor. Bizim kişi başı 7 kilogram seviyemizi artırmamız lazım. Türk somununa sahip çıkmamız gerekiyor. Geçtiğimiz sene 80 bin ton ihracat yaptık. 520 milyon dolara tekabül etti. Bugün herkes yılda 1 kilogram balık yese ihracata balığımız kalmıyor. Dolayısıyla iç piyasa tüketimini artırmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

“İlerleyen dönemlerde tüketim talebinin artacağını düşünüyorum”

“Dünyada yetiştiricilik avcılığı geçmiş durumda” diyen Altun, “Çünkü artan bir nüfus var. Nüfus artışıyla paralel olarak biraz daha yetiştiricilik sektörü ağırlıklı kazanmaya başladı. İç piyasadaki somon tabi ki Türk tüketicisine daha yeni bir ürün. Aslında nasıl pişireceğimizi bile bilmiyoruz. Burada gastronomi sektörüne de önem düşüyor. İlerleyen dönemlerde tüketim talebinin artacağını düşünüyorum. Türkiye teknoloji, yetiştiricilik ve fabrika tarafında her türlü otomasyon, makine tarafında çok iyi işler yapmaya başladı. Dünyada birçok ülke ile yarışabilir konuma gelmeye başladık. Türk somununda özellikle Japonlar bize çok büyük değer kazandırdı. Çünkü sektörde hassasiyetlerini öğrendik. Bu konuda kendimizi geliştirdik. Japonlarla birlikte diğer pazarlara da açıldıktan sonra yeni ürünlerin geliştirmesini yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin