Reklam
Reklam
ak parti safranbolu ilce baskani aydindan belediye baskani koseye tepki
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Nisan, 2026 00:00 tarihinde yayınlandı
0

AK Parti Safranbolu İlçe Başkanı Aydın’dan Belediye Başkanı Köse’ye tepki

AK Parti Safranbolu İlçe Başkanı Yasin Aydın, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin açıklamalarına tepki göstererek, vatandaşı ve esnafı hedef alan söylemlerin kabul edilemez olduğunu belirtti.

Yazılı açıklama yapan Aydın, Safranbolu’da vatandaşın, esnafın ve şehre emek veren herkesin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti. Belediye Başkanı Elif Köse’nin açıklamalarında halkı ve esnafı küçümseyen, Safranbolu’ya gelen misafirleri “nitelikli-niteliksiz” şeklinde ayrıştıran bir yaklaşım sergilendiğini savunan Aydın, bu tutumu doğru bulmadıklarını kaydetti.

Safranbolu’nun zenginiyle fakiriyle, yerli ve yabancısıyla herkesi aynı samimiyetle karşılayan bir medeniyetin temsilcisi olduğunu vurgulayan Aydın, “Safranbolu’ya gelen turistin cebi değil, bu şehre duyduğu saygı ve burada gördüğü gönül önemlidir” ifadelerini kullandı.

Belediyeciliğin asli görevinin vatandaşı eleştirmek değil, hizmet etmek olduğunu belirten Aydın, yol, su ve altyapı gibi temel sorunların çözüm beklediğini, sorumluluğun esnaf ve vatandaşa yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Seçim döneminde vaat edilen otopark ve karşılama merkezi projelerinin henüz hayata geçirilmediğini de hatırlatan Aydın, söz ile icraat arasındaki farkın ortada olduğunu savundu. Şehre gelen misafirlerin temel ihtiyaçlarının dahi karşılanamadığını öne süren Aydın, bu durumun sorumluluğunun esnaf ve vatandaşa yüklenmesinin haksızlık olduğunu söyledi.

Aydın açıklamasında, “Vatandaşını küçümseyen değil sahip çıkan, esnafını suçlayan değil güçlendiren, ayrıştıran değil kucaklayan bir belediyecilik anlayışından yanayız. Safranbolu’nun gerçek gücü insanıdır ve biz her zaman vatandaşımızın yanındayız” ifadelerine yer verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Mayıs, 2026 14:42 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

TÜİK’İN ÇOCUK VERİLERİ İÇLER ACISI !

Türkiye’nin demografik yapısı hızla değişiyor. Bu durum uzmanlar tarafından demografik bir kriz olarak nitelendiriliyor. Genç nüfustaki azalma ve doğurganlık oranlarının düşmesi sosyal, ekonomik ve stratejik açıdan ciddi tehlikeler barındırıyor.

Türkiye’nin toplam nüfusu şu an artmaya devam etse de, yıllık nüfus artış hızı Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerine geriledi. Toplam doğurganlık hızı 1,51 çocuğa kadar düştü. Uzmanlar, nüfusun 2050’li yılların ortasına kadar 90-94 milyon bandında zirveyi görüp sonrasında kalıcı bir azalışa geçeceğini öngörüyor.

TÜİK tarafından Nisan 2026’da yayımlanan en güncel “İstatistiklerle Çocuk” verilerine göre, Türkiye’de yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki çocukların oranı %36,8
Bu oran, Türkiye’deki yaklaşık 21,3 milyon çocuktan 7 milyon 870 binine denk geliyor.

Risk altındaki erkek çocukların oranı %36,0 iken, kız çocuklarında bu oran %37,8’e çıkmaktadır.
Türkiye genelinde yetişkin nüfusun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski oranı %27,9 seviyesinde kalırken, çocuklardaki risk bu orandan yaklaşık 9 puan daha fazladır.
Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il %43,3 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu il ise %15,9 ile Tunceli’dir

EUROSTAT VERİLERİ TÜİK VERİLERİ İLE ÖRTÜŞÜYOR.

Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat, Avrupa Birliği ülkelerinde ve Türkiye’de yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan insan sayısını çıkarmış. Eurostat 2025 verilerine göre; Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 20.9 olan yoksulluk ve sosyal dışlanma riski Türkiye’de yüzde 29.8 olarak ölçülmüş. Bu oranla Avrupa ülkeleri arasında ilk sıradayız.
Türkiye 25 milyonluk nüfusla Avrupa’da yoksulluk ve sosyal dışlanma riskinde zirvede yer alıyor. Özellikle emeklilerdeki risk oranı Avrupa ortalamasının iki katını aşıyor.
TÜRK-İŞ’in her ay sonu açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarına bakarsak; emeklilerin neredeyse tamamı açlık sınırı rakamlarının da altında yaşam mücadelesi veriyor.
Avrupa kıtasında gelir ve refah seviyesi açısından uzun süredir alt sıralarda yer alan Türkiye, artık yoksulluk ve sosyal dışlanma istatistiklerinde de liderlik koltuğuna oturmuş durumda.

Ülkemizde yaklaşık 25 milyon insan, gelir yetersizliği, beslenme alışkanlıklarındaki zorluklar ve sınırlı sosyal olanaklar nedeniyle yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle yaşamını sürdürüyor.

SOSYAL DIŞLANMA; bireylerin ya da belirli toplumsal grupların ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal haklara erişiminin kısmen veya tamamen engellenerek toplumun dışına itilmesi durumudur. Bu kavram, bireyin sadece yoksul olmasını değil; eğitim, sağlık, istihdam ve karar alma mekanizmaları gibi toplumsal süreçlerin dışında kalmasını da ifade eder.

Avrupa’da 65 yaş ve üzerinde yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya olanların yüzde 15.6 olurken, Türkiye’de bu oran yüzde 38.1’e yükselmiş.

Görüldüğü gibi, Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat ve TÜİK verileri, Türkiye için acı tabloyu gözler önüne seriyor.
Genç nüfusumuz azalıyor diye yakınıyoruz. Çocuk sahibi olmayı teşvik ediyoruz. İyi de,
yoksulluk ve sosyal dışlanma riskindeki çocukların oranı % 36.8 iken nasıl olacak bu iş?

İlyas Erbay