Reklam
Reklam

AK Parti Karabük Milletvekili Şahin: “Bu, Karabük tarihinin en büyük yangını”

BAYRAM NAMAZI UC NISAN CAMIINDE KILINDI 10
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Temmuz, 2025 10:26 tarihinde yayınlandı
0

AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, 5 gün önce başlayan orman yangının Karabük tarihinin en büyük yangını olduğunu bildirdi.

Karabük’te beş gündür devam eden orman yangınlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Şahin, son gelişmeleri aktardı.
Yangının etkili olduğu bölgelerde ekiplerin cansiperane şekilde mücadele ettiğini belirten milletvekili, şu an en az iki ayrı noktada aktif yangınla mücadelenin sürdüğünü ifade etti.
Şahin, alınan tedbirler sayesinde Tandır Mahallesi ve Cumayanı mevkiinde yaşanan yangının kontrol altına alındığını belirtti.
Yangının büyüklüğüne dikkat çeken milletvekili, “Bu yangın Karabük tarihinde görülmemiş büyüklükte bir afet. Safranbolu’da başlayan yangın, Ovacık ve merkez ilçeye bağlı köylere kadar ulaştı. Etkilenen alan yaklaşık 50-55 kilometrelik bir mesafeyi kapsıyor. Toplamda 19 köy ve birçok mahalle yangından etkilendi.” dedi.
Özellikle Kamış ve Aşağıyaka köylerinin büyük ölçüde zarar gördüğünü ifade eden Şahin, bu köylerin afet bölgesi ilan edildiğinin altını çizerek, “Şu an itibarıyla Kamış ve Aşağıyaka’da 59 yapı yangından zarar gördü. Bu yapılara samanlıklar ve eklentiler de dahil” şeklinde konuştu.
Milletvekili Şahin, yangının ikinci gününden itibaren AFAD’ın bölgede aktif olduğunu belirterek, “AFAD, yangının ikinci gününden itibaren vatandaşlarımıza hem nakdi destek hem de acil ihtiyaçlara yönelik yardımlar sağladı. Konteyner talepleri alındı. Yer tespit çalışmaları devam ediyor. Yeni yapılacak konutların nerede olacağına ilişkin vatandaşlarımızla istişare hâlindeyiz” diye konuştu.
“Bu bir savaş, siyasi tartışmaların yeri değil”
Sosyal medyada çıkan asılsız haberler ve eleştiriler konusunda da konuşan Şahin, “Bu mücadele, her türlü siyasetin ve ideolojinin üstündedir. Şu an sahada binlerce personel yangınla savaş veriyor. Vatandaşlarımız bu ekiplerin ruh hâlini, duygusal durumlarını da düşünmek zorunda” dedi.
Hava unsurlarının kullanımıyla ilgili eleştirilere de yanıt veren Şahin, şunları söyledi:
“Bugün üç uçak ve 16 helikopter yangına müdahale için tahsis edilmiş durumda. Ancak her gün hepsinden faydalanamıyoruz. Hava koşulları, uçuş güvenliği gibi nedenlerle bazı zamanlar bu araçlar görev yapamıyor. Uçaklar ve helikopterler, belli planlamalarla, belirli zaman aralıklarında çalışıyor. Bunlar bir taksi değil, pilotlar da birer insan. Bu yüzden dışarıdan bakıldığı gibi kolay değil.”
Yangın bölgesindeki son duruma ilişkin bilgi veren Şahin, bugün Karabük açısından daha şanslı bir gün geçirildi. Ancak yangının şu an kontrol altında olduğunu söyleyemeyiz çünkü mücadelemiz halen devam ediyor. Rüzgârın hangi saatlerde ne şiddette eseceği, gündüz hava sıcaklığı ve nem oranı gibi faktörler çok belirleyici. Nem oranı düşük, rüzgâr şiddetli ve hava çok sıcaksa daha önce söndürülmüş görünen yangınlar bile tekrar başlayabiliyor” dedi.
Yarın hava sıcaklıklarında artış beklendiğini aktaran Şahin, “Bugün düne göre hava daha ılımandı. Ancak yarının daha sıcak ve rüzgârlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu nedenle bugün elde edilen kazanımların kaybedilmemesi büyük önem taşıyor. Arkadaşlarımızdan aldığım bilgiye göre, yarın öğleden önce ciddi mesafe kat edilmiş olacak” ifadelerine yer verdi.
Mücadelede önemli ilerlemeler sağlandığını vurgulayan Şahin, “Birkaç gün içerisinde vatandaşlarımızı memnun edecek, gönüllerini ferahlatacak bir açıklamayı yetkililerimiz yapacaktır diye umut ediyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

1 kişinin öldüğü, 147 kişinin zehirlendiği su davasında 6. duruşma

1 kisinin oldugu 147 kisinin zehirlendigi su davasinda 6 durusma 2QVRyEOx
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Haziran, 2026 16:30 tarihinde yayınlandı
0 0

Bolu’nun merkeze bağlı Yuva köyünde 2022 yılında 1 kişinin hayatını kaybettiği, 147 kişinin ise hastaneye kaldırıldığı su kaynaklı zehirlenme olayına ilişkin açılan davanın 6’ncı duruşması, savcılık mütalaasının hazırlanması gerekçesiyle ertelendi. Mağdur avukatı, içme suyu hattına zarar verdiği öne sürülen tıbbi atık taşıma ruhsatlı bir nakliye firmasının incelenmediğini iddia ederken, zehirlenme sonucu iki böbreğini kaybeden 17 yaşındaki gencin annesi adaletin tecelli etmesini talep etti.

Kurban Bayramı’nda (2022) meydana gelen olayda Eyüp Ertem hayatını kaybetmiş, aralarında çocukların da bulunduğu 147 kişi kanlı ishal, mide bulantısı ve böbrek yetmezliği şikayetleriyle tedavi altına alınmıştı. Olayın ardından açılan davada; İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürü M.A.A., İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Ü.B., köy muhtarı M.E. ile hemşireler B.K. ve F.İ. olmak üzere toplam 5 sanık yargılanıyor.

“Olayın sebebi henüz açıklanamadı”

Mağdur avukatlarından Tunahan Sarıalan, olayın üzerinden yaklaşık 4 yıl geçmesine rağmen zehirlenmenin kesin nedeninin henüz tespit edilemediğini söyledi. Söz konusu yayla suyunun 4 farklı mahalleye gittiğini ancak vakaların yalnızca Yuva köyü Çaydurt Mahallesi’nde görüldüğünü vurgulayan Sarıalan, “Davamız yaklaşık 20 gün sonra 4. yılına girecek. Bu 4 yılda Yuva köyü zehirlenme dosyalarıyla alakalı kesin olarak, ’Şuradan gerçekleşmiştir’ veya ’Bu zehirlenme olayı kesin olarak şu sebeple meydana gelmiştir’ gibi bir açıklama henüz yapılmadı. Olayın sebebini dahi henüz açıklayamadılar. Olaya ilişkin yayla suyu deniyor. Ancak bu yayla suyu 4 farklı mahalleye birden gidiyor. Zehirlenme yalnızca Yuva köyü Çaydurt Mahallesi’nde gerçekleşiyor. Ayrıca bu zehirlenme, yaylacı dediğimiz insanların yaylada bulunduğu dönemde meydana geliyor. Yaylada bulunan insanlar da bu sudan zehirlenmiyor. Kimse bu sudan zehirlenmezken yalnızca Çaydurt Mahallesi’nin zehirlendiği görülüyor” dedi.

“Bu nakliye şirketinin raporlarla içme suyu hattını 3 defa patlattığı belli”

Zehirlenmelere neden olabilecek tıbbi atık taşıma ruhsatlı nakliye firmasının incelenmediğini savunan Avukat Sarıalan, şu ifadeleri kullandı:

“7 Temmuz 2023 tarihinde bilirkişi raporu bize tebliğ edildi. 12 Temmuz’da ise hem iddianame hem de takipsizlik kararları yazıldı. Yani 778 sayfalık bir raporun iddianamesi 5 günde yazılamaz. 5 günde takipsizlik kararları hazırlanamaz. Olaya ilişkin tevsi-i tahkikat talebimiz oldu. Ancak bu talebimiz de mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmadı. Burada açıkça göz ardı edilen bir nakliye şirketi var. Bu nakliye şirketinin raporlarla içme suyu hattını 3 defa patlattığı belli. Ayrıca bu nakliye şirketinin atık taşıma belgesi olduğunu da sonradan öğrendik. Bu belgeye ilişkin ne soruşturma aşamasında ne de kovuşturma aşamasında herhangi bir inceleme yapılmadı. Soruşturma aşamasındaki bu raporla dosya bitirilemez. Olaya ilişkin tevsi-i tahkikat talebimizin kabulünü bekliyorduk. Ancak mahkeme tüm taleplerimizi reddetti ve dosyayı mütalaaya gönderdi.”

“Oğlum iki böbreğini kaybetti, her gün 12 saat diyalize giriyor”

Zehirlenme olayı nedeniyle 17 yaşındaki oğlu Yiğit’in iki böbreğini kaybettiğini belirten 43 yaşındaki anne Nursel Gülen ise mahkeme sürecinden bir an evvel sonuç beklediklerini dile getirdi. Gülen, “Yaklaşık 4 yıl önce evde içtiğimiz sudan iki oğlum zehirlendi. İkisi de yoğun bakımda kaldı. Bir tanesi 50 gün yoğun bakım süreci yaşadı. Sonrasında 15 gün entübe edildi. Bu süreç ciddi hasarlar bıraktı. Yiğit iki böbreğini de kaybetti. Şu an diyalize giriyor. Her gün evde 12 saat diyaliz görüyor. Acil böbrek nakli olması gerekiyor. Bu zehirlenmeden dolayı başımıza gelmiş bir durum. Diğer oğlum da 15-20 gün diyalize girdi. Yiğit’e göre biraz daha iyi durumda. Ancak 4 yıldır hala neden kaynaklandığı açıklanmamış bir olayla karşı karşıyayız. Mahkeme sürecimiz 4 yıldır devam ediyor. Hala bir sonuç alamadık. 4 yıldır mücadelemiz sürüyor. Hastane kontrollerimiz ayda bir ya da iki kez hala devam ediyor. Yapanların yanına kalsın istemiyorum” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin