Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mart, 2024 20:48 tarihinde yayınlandı
0

AK Parti İl Başkanının oğlu ve arkadaşının öldüğü kazada sanığa tahliye

Zonguldak’ta geçen yıl AK Parti Bartın İl Başkanı Yaşar Arslan’ın 35 yaşındaki oğlu Muhammet Ali Arslan ve arkadaşı Gökhan Katıoğlu’nun hayatını kaybettiği kazada 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan sürücünün, suçun taksirli suç olması ve tutuklamanın tedbir niteliği göz önüne alınarak tahliyesine karar verildi.

Devrek ilçesine bağlı Çaydeğirmeni beldesinde AK Parti Bartın İl Başkanı Yaşar Arslan’ın oğlu Muhammet Ali Arslan’ın idaresindeki 34 GTV 014 plakalı motosiklet, hatalı dönüş yapan Şahin G. İdaresindeki 34 FG 8938 plakalı otomobile yandan çarptı.

Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Muhammet Ali Arslan, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Arkadaşı Gökhan Katıoğlu ise 3 ay kaldığı yoğun bakımda hayatını kaybetti.

Olaydan sonra tutuklanarak cezaevine gönderilen otomobil sürücüsü Şahin G. hakkında hazırlanan iddianamede ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan dava açıldı. Güvenlik kameralarına da yansıyan görüntülerde motosikletin dönüş yapan otomobile yandan çarptığı da yer aldı.

Savunmalarında sinyal verdiğini, dönüşünü belirtmek için dörtlülerini yaktığını ve sola dönüş esnasında motosikletin aracına çarptığını, çarpma anına kadar motosikleti görmediğini öne sürdü. 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya SEGBİS ile cezaevinden katılan sanık, tahliyesini talep etti. Cumhuriyet Savcısı mütalaa için süre isterken sanığın tutuklanmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanığın tutuklulukta geçirdiği süreyi dikkate alarak suçun taksirli suç olmasını ve tutuklamanın tedbir niteliğini göz önüne alarak tahliyesine karar verdi.

Cumhuriyet Savcısı’nın mahkemeye mütalaa sunması için duruşma ileri tarihe ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin