Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Mayıs, 2023 11:52 tarihinde yayınlandı
0

Ahşabı dağlayarak sanat eserleri meydana getirdi

Kastamonu’da yaşayan 15 yıl önce hobi olarak başladığı ahşap dağlama sanatının ustası olan 52 yaşındaki kadın, gelen taleplere yetişemez hale geldi.
Kastamonu’da yaşayan 52 yaşındaki Gülten Süngü, 15 sene önce merak üzerine ahşap dağlama sanatına ilgi duymaya başladı. Ahşaba elleriyle dokunuşlar yaparak tablo haline getiren Süngü’nün ürettiği eserler vatandaşlardan yoğun ilgi görmeye başladı. Bir süre sonra, Kastamonu il merkezinde kendi iş yerini açan Süngü, müşterilerinden ve turistlerden büyük ilgi görmeye başladı. Her gün iş yerinin kapısını ilk günkü aşkla açan Süngü, tuale dönüştürdüğü ahşaplara sanatını işlemeye devam ediyor.

“Ahşabın kokusu, dokunuşu beni büyüledi”
Ahşap dağlama sanatına, kendisini çok etkilediği için başladığını ifade eden Süngü, “Ahşap dağlama sanatına 15 sene önce hobi olarak başladım. Karakalem ile başladım, daha sonra yağlı boya ve akriliklerle devam ettim. Ama beni en çok etkileyen sanat, ahşap dağlama sanatı oldu. Ahşabın kokusu, dokunuşu beni büyüledi. Bu çarşıda da ahşap dağlama sanatıyla tanındım. Yaklaşık 15 senedir bu sanatı icra ediyorum. Değişik fuar ve sergilerde stantlarımı çıktım. Sanatımı ve kendimi tanıtarak canlı performanslar yaptım” dedi.

“Dükkanıma girenler dükkanımdan çıkmak istemiyor”
Dükkanının büyük bir ilgi gördüğünü ifade eden Süngü, “Şu anda Kastamonu Münire Medresesi El Sanatları Çarşısındaki dükkanımda sanatımı icra ediyorum. Bu sanata gerçekten çok ilgi var. Nostalji, yaşlı amcalar, nineler, Kastamonu’nun kültürel camileri, türbeleri üzerine ahşap dağlama sanatı yaptım. Dükkanıma girenler dükkanımdan çıkmak istemiyor. Ahşabın kokusu ve sanat, onları büyülüyor” diye konuştu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bir baslik ekleyin 96
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
16 Mayıs, 2026 17:06 tarihinde yayınlandı
0

Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama

Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.

Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.

10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.

İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.

Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”

Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.

Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin