Ahilik Haftası etkinlikleri Safranbolu’da yapıldı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Eylül, 2018 14:04 tarihinde yayınlandı
0
0

Ahilik Haftası etkinlikleri Safranbolu’da yapıldı

Düzenlenen etkinlikte kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin son temsilcileri sanatlarını icra etti

Safranbolu’da gerçekleştirilen Ahilik Kültür Haftası kutlamaları çerçevesinde düzenlenen etkinlikte kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin son temsilcileri sanatlarını icra etti.

Ahilik Kültür Haftası kapsamında Safranbolu Eski Çarşı Pazar yerinde düzenlenen etkinliğe, Karabük Vali Yardımcısı Barbaros Baran, Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Sözen, Safranbolu TSO Meclis Başkanı Ahmet Şahin, Karabük Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birlik Başkanı Nurettin Tümen, Safranbolu Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Muammer Dumaner, Karabük Ticaret İl Müdürü Feridun Karataş, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, sivil toplum örgütü temsilcileri, daire müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Programın açılışında konuşan Karabük Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birlik Başkanı Nurettin Tümen, Ahilik Kültürünün önemini, dününü ve bugününü anlattı. Ardından  yıllardır fotoğrafçılık yapan Nejat Özer, ahilik kültürüne göre çıraklıktan ustalığa geçen Orhan Taşçı’ya Şedini kuşatarak ustalığa terfi ettiğini ilan etti.

CHP Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy ise Ahilik Haftası’nı kutlarken, Safranbolu’nun lonca ve esnaf teşkilatlarının ayakta kaldığı yegane yerlerden birisi olduğunu vurgulayarak, üreten Türkiye için esnaflara ve yaptıkları işlere çok ihtiyaç olduğunu kaydetti.

AK Parti Karabük Milletvekili Cumhur Ünal yaptığı konuşmada “Ahilik” kelimesinin Osmanlıca da “kardeşlik” anlamına geldiğini belirtti.

Geçmişte Anadolu’da günlük ve sosyal hayatın önemini içeren, kardeşliğin, dürüstlüğün eli açıklığın sanatla birleştiği yer olduğunu aktaran Ünal, “Ahilik, ahlaklı ticaretin, dürüst insan yetiştirmenin, ticarette adaletin, eşitliğin birleştiği noktadır. Ahilik içerisinde yetişme kültürleri vardır. Geçmişte ahilik ya da ahi olarak değerlendirilen bu kurum Osmanlı döneminde ‘lonca’ hatta ‘gedik’ isimleriyle anılmış. Günümüzde bugün esnaf odalarımız, esnaf odaları birliklerimiz temsil etmeye devam etmektedirler” dedi.

Karabük Vali Yardımcısı Barboros Baran ise, kendisinin de çocukluk dönemlerinde babasının yanında çıraklık ve kalfalık yaptığını söyledi.

Ahiliğin yardımlaşma, dayanışma, birlik beraberlik olduğunu ifade eden Baran, “İçinde bulunduğumuz muharrem ayının da manevi değerlerini de hep beraber düşündüğümüzde, özellikle ülkemizin içinde bulunduğu bu sıkıntılı ortamda ahilik kültürünü tekrar anlamak, özümsemek ve topluma kazandırmak ne kadar önemli bir kez daha anlıyoruz. Çünkü gün birlik olma, beraber olma gün. Kazançtan ziyade, birlikte bu sıkıntılı sürecin nasıl atlatırız düşünme günü” diye konuştu.

Konuşmalardan sonra Protokol Üyeleri tarafından esnaflara plaket verildi. Ardından Ahilik Haftası pilavı ikramı ile program sona erdi.

Programın ardından kısa bir açıklama yapan Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer; Kendileri açısından Tarihi Çarşı’da Ahilik Haftası’nı kutlamanın büyük bir şans olduğunu söyledi.

Safranbolu’nun bu haftanın ruhuna en uygun yer olduğunu belirten Ürkmezer, “Ahilik gerçekten bir ruh işi. Zaman değişir, kurallar değişir ancak yüzlerce yıllık kültür ve ruh içerisinde esnaf ve sanatkarın önemi hiçbir zaman değişmemiştir. Ahiliğin 6 tane kuralı var. Bu bizim Türk kültürüne de sirayet etmiş olan kuraldır. Bunlar; elini açık tut, sofranı açık tut, kapını açık tut, gözlerini bağlı tut, beline sahip ol ve diline sahip ol. Türk kültürünün yüz yıllar içerisinde geliştirdiği bu kurallar, bizim bir millet olarak zorlu dönemlerden kurallara bağlı bir şekilde üstesinden gelmemizi sağlamıştır. Bütün bu yüzyıllar içerisinde bu geleneğin ahilik, kültür ve ruh içerisinde esnaf arkadaşlarımız birbirlerine aktararak bir millet olarak zor zamanlarda altından kalkmamıza vesile olmuştur. Tüm katılımcılara ve mesleğini yaşatan esnaflarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222 1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
17 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 16.04.2026 15:54
0
0

KARABÜK’Ü KORKUTAN DEPREM RİSK ANALİZİ

Türkiye’nin aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya hattı üzerinde yer alması, birçok şehir gibi Karabük’ü de ciddi risk altında bırakıyor. Uzmanlara göre, 1. derece deprem bölgesinde bulunan Karabük’te yapı stokunun büyük bölümü olası bir deprem karşısında yetersiz

Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alırken, ülkenin büyük bölümü yüksek deprem riski altında bulunuyor. AFAD tarafından güncellenen deprem tehlike haritaları, bölgelerin yer ivmesi değerlerine göre risk seviyelerini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre Türkiye’nin sismik hareketliliğini başlıca üç ana fay hattı belirliyor: Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hatları. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı, Karadeniz Bölgesi’nin güney sınırını oluşturarak Düzce’den Erzincan’a kadar uzanan geniş bir hat boyunca etkisini gösteriyor. Ayrıca Karadeniz kıyı şeridinde yer alan Karadeniz Bindirme Fayı da bölge için dikkat çeken bir diğer risk unsuru olarak öne çıkıyor.

Karabük’ü doğrudan etkileyen en önemli sismik unsur, Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bu fay hattı, Karabük’ün yakın çevresinden geçerek Düzce, Bolu ve Çankırı üzerinden uzanıyor ve Türkiye’nin en aktif kırıklarından biri olarak biliniyor. Özellikle Karabük Merkez, uzmanların dikkat çektiği riskli yerleşim alanları arasında öne çıkıyor.

TARİHSEL DEPREMLER UYARIYOR

Karabük’ün deprem gerçeği, geçmişte yaşanan büyük felaketlerle de sabit. 1 Şubat 1944’te meydana gelen 1944 Gerede–Çerkeş Depremi, bölge tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. 7.4 büyüklüğündeki deprem; Gerede, Çerkeş ve Bolu’nun yanı sıra Karabük ve Eskipazar’da da büyük yıkıma yol açtı. Yüzlerce bina yıkılırken, çok sayıda insan hayatını kaybetti.

O dönemde genç bir yerleşim olan Karabük’te özellikle fabrika sahası, mahalleler ve köyler ağır hasar aldı. Eskipazar’da vadilerin çökmesi ve kerpiç yapıların büyük bölümünün yıkılması, depremin şiddetini gözler önüne serdi.

ESKİ YAPILAR BÜYÜK TEHDİT

Aradan geçen yıllara rağmen Karabük’teki yapı stokunun önemli bir kısmı hâlâ eski ve dayanıksız. Kentte özellikle 60-70 yıllık binaların yaygın olduğu, bu yapıların günümüz deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre mevcut binaların yaklaşık yüzde 70’i güçlü bir depremde ayakta kalamayabilir.

Karabük’ün il oluşundan bu yana geçen sürede hızlı bir büyüme yaşansa da, bu gelişimin yapı güvenliği açısından aynı ölçüde ilerlemediği ifade ediliyor. Bugün resmi olarak 1. derece deprem bölgesi olan kentte, eski yönetmeliklere göre inşa edilen yapılar ciddi risk oluşturuyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART

Karabük’te hızlı kentleşmeye rağmen yapı güvenliğinin aynı ölçüde gelişmediğine işaret eden uzmanlar, acil ve kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması gerektiğini vurguluyor. Kullanım ömrünü tamamlamış binaların yenilenmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden uzmanlar  geçmişte yaşanan acı tecrübelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, deprem gerçeğine karşı alınacak önlemlerin ertelenmemesi çağrısında bulundu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin