Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Mayıs, 2024 00:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

‘Ağrılardan eklem enjeksiyonu ile kurtulmak mümkün’

Fizik tedavi branşında lokal enjeksiyonların eklem içine, eklem yanına, kaslardaki tetik noktalara, tendonlara, omurgaya, bağlara yapılabildiğini ifade eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzm. Dr. Fırat Altay, “Eklem enjeksiyonunun temel hedefi, ağrıyı azaltmak ve eklem hareket kabiliyetini artırmaktır” dedi.
Liv Hospital Samsun’dan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Fırat Altay, eklem enjeksiyonları hakkında açıklamalarda bulundu. Eklem enjeksiyonlarının vücuttaki hangi alanlara uygulanabileceğini anlatan Uzm. Dr. Altay, “Fizik tedavi branşında lokal enjeksiyonlar eklem içine, eklem yanına, kaslardaki tetik noktalara, tendonlara, omurgaya, bağlara yapılabilmektedir. Eklem enjeksiyonunun temel hedefi ağrıyı azaltmak ve eklem hareket kabiliyetini artırmaktır. Bunu ekleme uyguladığımız maddeye göre eklemdeki iltihabı ödemi azaltarak ya da kıkırdak dokuda güçlendirme süreci başlatarak sağlayabiliriz. Bu enjeksiyonlarda kortizon, lokal anestezik, hyaluronik asit, kolajen, PRP (trombositten zengin plazma), CGF, ozon, yağ dokusundan elde edilen kök hücre, eklem dolgusu (poliakrilamid hidrojel) tercih edilmektedir. Bazen ise sadece kuru iğneleme bile tedavi sağlayabilir” diye konuştu.

“Enjeksiyon çeşitleri”
Uzm. Dr. Fırat Altay, eklem enjeksiyon çeşitlerini şu şekilde sıraladı:
“Kortikosteroidler: Eklem içi enjeksiyonunda sık kullanılan ilaçtır. Eklem kireçlenmelerinde ya da gut ve romatoid artrit gibi romatizmal hastalıkların tedavisinde sıklıkla kullanılır.
Hyaluronik asit: Eklemi kayganlaştıran sinovyal sıvılarda bulunan doğal olarak oluşan bir maddedir. Kireçlenme hastalarında bu madde azalarak yok olabilir. Eklem içi sıvısının yok olması, eklemlerde büyük hasara sebep olabilir.
Hyaluronik asit eklemlerde kayganlığı artırmak, ağrıyı azaltmak ve eklemdeki hareket aralığını iyileştirmek için kullanılmaktadır.
Lokal anestezikler: Bazen ağrı kesici şekli olarak eklem içi enjeksiyonlar ile birlikte verilmektedir. Etkisi sınırlıdır.
Trombosit zengin plazma: PRP hastanın kendi kanından elde edilmektedir. Uygulama, kanın plazma olarak bilinen sıvı kısmını içerir. Eklem içi PRP enjeksiyonu doku tamiratı başlatarak ağrıyı azaltır ve fiziksel işlevi artırmaktadır.
Kök hücre: Hastanın kemik iliği ya da yağ dokusu içerisindeki kök hücreler steril şartlarda filtreleme ve ayrıştırma işlemi ile elde edilir. Hastalar lokal ya da genel anestezinin etkileri geçtikten sonra genel durumları iyi ise aynı gün taburcu edilir. İşlem sonrası hastaların günlük işlerini yapmasında sakınca yoktur. Eklem dolgusu: Diz kireçlenmesinin tedavisinde kullanılan eklem içi poliakrilamid hidrojel enjeksiyonudur. Eklem boşluğuna enjekte edildiğinde sinovyal sıvı içindeki viskoziteyi geri kazandırarak eklemin kayganlığını ve tamponlamasını iyileştirir. Eklem kapsülünün sinovyumuna entegre olarak tampon benzeri bir etki oluşturur.”

“Kızarık ve hafif şişme gibi geçici reaksiyonlar görülebilir”
Eklem içi enjeksiyonların yan etkilerinden de bahseden Uzm. Dr. Altay, “Birçok hasta enjeksiyonu takiben geçici bir dolgunluk hissi algılayabilir. Enjeksiyon sonrası eklem içi enfeksiyon ve sistemik alerjik reaksiyon çok nadir olmakla beraber görülebilir. Yine bazı hastalarda eklemde kızarık ve hafif şişme gibi geçici reaksiyonlar olabilmektedir” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.