Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Nisan, 2015 07:16 tarihinde yayınlandı
0

Ağaç Kesme ve Boylama Operatörlüğü Eğitimleri, Kastamonu’da Başladı

KASTAMONU ve Amasya Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde çalışan orman işletme şeflerine yönelik düzenlenen “Ağaç Kesme ve Boylama Operatörü Eğiticilerinin Eğitimi” Kastamonu’da başladı.
Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleştirilen eğitimlere, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Muvaffak Osman Engür, Kastamonu Orman Bölge Müdürü Hüseyin Dinçer, Bölge Müdür Yardımcısı Bayram Koçkaya, İşletme ve Pazarlama Şube Müdürü Engin Keleş ve İşletme Şeflerinin katılımıyla başladı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Kastamonu Orman Bölge Müdürü Hüseyin Dinçer, eğitimlerin önemli olduğunu belirterek, günümüz şartlarına ayak uydurabilmek için çok iyi ve donanımlı olunması gerektiğini söyledi.
Eğitimi verecek olan Yrd. Doç. Dr. Muvaffak Osman Engür ise, eğitimin amacı ve içeriğinden bahsederek, Milli Eğitim Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı arasında 2014 yılında imzalanan 5 yıllık protokol ile 100 bin orman köylüsüne eğitim verilmesinin planlandığını kaydetti. Bu eğitimlerin orman köylüsüne doğru ve düzgün bir şekilde verildiği takdirde şeflerin üzerindeki sorumlulukların kısmen de olsa azalacağını ifade eden Engür, bu sayede daha verimli, daha kaliteli, daha az efor ile daha üretken bir çalışma gerçekleştirileceğini belirtti.
Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü konferans salonunda 5 gün sürecek eğitimin içeriğinde eğiticilere; temel ve ileri düzeyde kesim teknikleri, rüzgar devriği üretim teknikleri, iş sağlığı ve güvenliği, saha uygulaması, çevre, standardizasyon, yetişkin eğitimi, motorlu testere bakım-onarımı konularında eğitim verilecek ve son olarak eğiticiler, çoktan seçmeli sınava tabi tutulacaklar.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin