Reklam
Reklam

Adem Aydım Blöf Mü Yapıyor?

Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
15 Aralık, 2024 16:10 tarihinde yayınlandı
0

Daha önceki açıklamalarında maddi destek bulamıyorum, diyerek kendini gündeme taşımaya çalışan ve Dernek olarak yönetim sergilediklerini dile getiren Karabük İdman Yurdu’nun Kulüp Başkanı Adem Aydım’ın son yaptığı açıklamada futbolcuların tamamını dağıttığını ve kulübü kapattığını ilan etmesi ve ligin ikinci yarısında karşılaşmalara çıkmayacaklarını açıklaması “Adem Aydım ne yapmaya çalışıyor?” şeklinde yorumlara neden olurken, Aydım’a  Genel Kurul’a gitmesi için çağrı yapıldı

Karabük İdman Yurdu’nun Kulüp Başkanı Adem Aydım,  futbol kamuoyunda gündem olmaya devam ediyor. Daha önce sık sık sosyal medya ve basın aracılığıyla istifa edeceğini ve kulübü bırakacağını dile getiren Başkan Aydım, son açıklamasında futbolcuların tamamını serbest bıraktığını ve kulübü kapattığını ilan etti. Aydım’ın, ligin ikinci yarısında takımın maçlara çıkmayacağını duyurması spor camiasında ciddi tartışmalara yol açtı. Bu durum, “Adem Aydım blöf mü yapıyor?” sorusunun sıkça dile getirilmesine neden oldu.

TEPKİLER İKİYE BÖLÜNDÜ

TFF  3. Lig 3. Grup’ta mücadele eden Karabük İdman Yurdu, son yıllarda ekonomik sıkıntılarla ilgili olarak sıkça gündeme geldi. Adem Aydım, destek göremediğini ifade ederek kulübü kapatma ve ligden çekilme kararı aldığını belirtse de, spor kamuoyunda bu açıklamaları farklı şekilde yorumlayanlar oldu.

Bir kesim sporsever, Aydım’ın açıklamalarını “destek baskısı oluşturmak için yapılmış bir hamle” olarak değerlendirerek, bunun bir blöf olduğunu savundu. Diğer bir kesim ise, Başkan’ın haklı olduğunu ve yalnız bırakıldığı için bu noktaya geldiğini ifade ederek desteklerini dile getirdi.

“GENEL KURULA GİTSİN, ÇÖZÜM BULUNSUN” ÇAĞRILARI

Adem  Aydım’ın kulübün geleceğiyle ilgili yaptığı sert açıklamalar, Karabük Halkı ve futbol camiasında farklı önerilerin de gündeme gelmesine neden oldu. Bazı sporseverler, Başkan’ın sürekli destek bulamadığına dair şikayetlerde bulunmasının artık inandırıcılığını yitirdiğini belirterek, “Madem destek bulamıyor, o zaman Genel Kurul kararı alsın. Kulübü kim almak istiyorsa alsın ve bu kriz sona ersin” yorumlarını yaptı.

Kulübün ekonomik zorluklar içinde olduğu bilinirken, Başkan Aydım’ın her sıkıştığında şehrin ileri gelenlerinden yardım talep etmesi ve bu yardımları alamadığı noktada radikal açıklamalar yapması, Karabük İdman Yurdu taraftarlarının sabrını taşırmış durumda. Bazı taraftarlar, “Sürekli tehditvari söylemler yerine, çözüm odaklı bir yaklaşım sergilensin” diyerek tepkilerini dile getiriyor.

TAKIMIN GELECEĞİ BELİRSİZ

Karabük İdman Yurdu’nun bu açıklamalar sonrasında gerçekten ligin ikinci yarısında mücadele edip etmeyeceği merak konusu. Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) konuya nasıl bir yaklaşım sergileyeceği de tartışılıyor. Eğer kulüp ligden çekilirse, kalan maçlarda rakip takımlara hükmen galibiyet verilecek ve Karabük İdman Yurdu’nun bir alt lige düşmesi kesinleşecek.

ADEM  AYDIM NE YAPACAK?

Adem  Aydım’ın son açıklamaları, geçmişte yaptığı benzer çıkışlar nedeniyle inandırıcılığını sorgulatıyor. Daha önceki dönemlerde de istifa edeceğini ve kulübü bırakacağını söyleyen Aydım, her defasında şehrin ileri gelenlerinden destek arayışına girmişti. Ancak bu kez futbolcuların serbest bırakılması ve kulübün kapatıldığının duyurulması, krizin boyutunun daha ciddi olduğunu gösteriyor.

TARAFTARLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR

Karabük İdman Yurdu taraftarları, kulübün bu durumdan bir an önce kurtulması için net bir adım atılmasını istiyor. Ancak mevcut yönetimin çözüm üretemediği için sorunların daha da büyüdüğünü ifade ediyor.

Adem  Aydım’ın açıklamalarının ardından kulübün geleceği ile ilgili nasıl bir yol haritası çizileceği belirsizliğini korurken, tüm spor camiası Karabük İdman Yurdu’nun kaderini merakla bekliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

KBÜ KAPGEM’den afet yönetimine yerli model: MEYAM

s 4
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
18 Haziran, 2026 13:14 tarihinde yayınlandı
0 0

Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan 16’ncı politika raporunda, afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştiren MEYAM modeli tanıtıldı. Model, risklerin azaltılması, müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi ve güvenli bilgi akışının sağlanmasına yönelik çözüm önerileri sunuyor.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM), afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştirmeyi hedefleyen MEYAM modelini tanıttı. KAPGEM’in 16’ncı politika raporunda ortaya konulan “Merkez-Yerel Afet ve Acil Durumlarla Mücadele Modeli (MEYAM)”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.

Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, afet süreçlerinde yerel verilerin merkezi yönetim mekanizmalarıyla entegre edilmesini hedefleyen modelin etkin kriz yönetimi, hızlı müdahale ve kurumlar arası koordinasyona sağlayacağı katkılar paylaşıldı.

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık: “Türkiye için uygulanabilir modeller üretiyoruz”

Toplantının açılışında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in kamu politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir modeller üretilmesi amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Türkiye’de kamu politikaları alanında kurulan ilk merkez olma özelliğini taşıyan KAPGEM’in; hükümete, bakanlıklara, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik bilimsel temelli politika önerileri hazırladığını belirten Kırışık, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun modeller geliştirildiğini ifade etti. Kırışık, merkezin uluslararası deneyimleri analiz ederek Türkiye’ye özgü ve sürdürülebilir çözüm önerileri ortaya koyduğunu kaydetti.

Türkiye’nin Afet Tecrübesi MEYAM’a Yön Verdi

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, MEYAM modelinin çıkış noktasının 6 Şubat 2023 depremlerinin ortaya koyduğu tecrübeler ve ihtiyaçlar olduğunu belirterek, büyük ölçekli afetlerde merkezi koordinasyonun yanı sıra yerel kapasitenin de güçlü olmasının önemine dikkat çekti. Kırışık, “Her bir yerleşim biriminin kendi içerisinde, kendi ölçeğine göre afet ve acil durumları karşılayabilecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

Rektör Kırışık, sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte yanlış bilgi ve psikolojik savaşın afet yönetiminde ayrı bir risk oluşturduğunu belirterek, doğrulanmış bilgi akışının ve güvenli iletişim mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

EM-DAT Verileri Afetlerin Kapsamını Ortaya Koyuyor

Yerel Yönetim Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal Yaman, Dünya Sağlık Örgütü ile çeşitli akademik kuruluşların katkılarıyla oluşturulan EM-DAT Uluslararası Afet Veri Tabanı’nın, afetlerin tanımlanması ve izlenmesinde önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Afetlere ilişkin verilerin uzun yıllardır sistematik olarak kayıt altına alındığını ifade eden Yaman, bu tür veri tabanlarının politika geliştirme süreçlerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.

Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını ifade eden Yaman, ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyen Yaman, travmalar, zorunlu göçler ve psikolojik sorunlar gibi etkilerin ise çok daha derin sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sunumunda ayrıca afet türleri ve dünyadaki önemli örnekler hakkında bilgi veren Yaman, afet yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MEYAM Modeli Tanıtıldı

Toplantıda Arş. Gör. Muhammed Kasım Kavak, modelin çıkış noktasının büyük afet ve acil durumlarda merkezi yönetimin koordinasyon gücü ile yereldeki saha bilgisinin daha hızlı, düzenli ve güvenli şekilde nasıl bir araya getirilebileceği sorusuna dayandığını belirtti.

Çok Paydaşlı Yönetişim Yaklaşımı

MEYAM’ın yalnızca teknik bir yazılım ya da veri tabanı olmadığını vurgulayan Kavak, “Bu model; merkezi kurumları, yerel yönetimleri, valilikleri, kaymakamlıkları, muhtarlıkları, sivil toplum kuruluşlarını, gönüllüleri ve vatandaşları aynı afet yönetimi anlayışı içerisinde buluşturan bir yönetişim modelidir.” dedi. Kavak, model kapsamında mahalle ölçeğinde üretilen nüfus, yapı stoku, toplanma alanları, sığınak kapasitesi ve yerel risklere ilişkin verilerin ortak bir sistemde toplanarak merkezi koordinasyonun kullanımına sunulmasının öngörüldüğünü söyledi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin