Adalet Spor Oyunları, Bakan Tunç’un katıldığı törenle başladı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Ekim, 2023 12:24 tarihinde yayınlandı
0
0

Adalet Spor Oyunları, Bakan Tunç’un katıldığı törenle başladı

SAMSUN (İHA) – Türkiye’de ilk kez adalet çalışanlarının katılımıyla düzenlenen “Adalet Spor Oyunları” Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un katılımıyla yapılan törenle başladı.

Samsun’da Cumhuriyet’in 100. yılı kutlamaları çerçevesinde Adalet Spor Oyunları düzenlendi. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen oyunlarda yüzme, okçuluk, koşu, satranç, bowling, masa tenisi ve kort tenisi olmak üzere toplam 7 branş yer alıyor. Marmara, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki 42 ilden 100’ü kadın 600 adliye ve ceza infaz kurumlarında görev yapan personelin katıldığı oyunlar, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve olimpiyat şampiyonu milli sporcu Mete Gazoz’un katılım sağladığı törenle başladı. Konser, meşale yakma etkinliği ve eğlencenin iptal edildiği gece, protokol konuşmalarının ardından Filistin’e dayanışma gecesine dönüştü.

“Türkiye Filistin’deki akan kanın durması için çalışmalarını sürdürüyor”

Gecenin Filistinlilerle dayanışma gecesine döndüğünü açıklayan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile birlikte organize ettiğimiz ‘personelin sesi adaletin nefesi 100. yıl programı’ için bir aradayız. Tabii, programda müzikle eğlence vardı, artık yok. Müzik ve eğlenceyi kaldırarak bu geceyi Filistin’e dayanışma gecesine dönüştürdük. Maalesef Filistin’de bir katliam yaşanıyor, insan hakları ihlali yaşanıyor. Filistin’de, Gazze’de çocuklar bombaların altında katlediliyor. Mazlum insanlar maalesef orada abluka altına alınmış vaziyette. Dünyanın gözü önünde büyük bir sıkıntı içerisinde Türkiye olarak dualarımız ve desteklerimiz Filistinlilerle. Yıllar yılı toprakları işgal edilen Filistin halkı 365 km kareye sıkıştırıldığı abluka altına alındı ve yıllardır maalesef sıkıntı çekiyor. Israil’in işgal altındaki topraklarında uzun yıllardır sıkıntı çeken Filistinliler, özellikle ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırılar, İsrail’in hukuk dışı, hukuk tanımaz, insan haklarına aykırı tutum ve davranışları hep eleştirdiğimiz hususlardı. 1967 sınırlarına geri dönülmeli ve Filistin’de 2 devletli bir yapının mutlaka oluşturulması noktasındaki kararlılığımızı Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletler kürsüsünden de her platformda dile getirdi. Bugün yaşanan hukuksuzluklar bugün yaşanan sıkıntılar maalesef İsrail’in bölgedeki işgalci tutumundan kaynaklandı. Onların arkasındaki güçler onları şımartmakta. Küresel güçlerden kaynaklanan ve bugün geldiğimiz noktada dünyanın seyirci kaldığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Türkiye de bu kanayan yaranın bir an önce tedavi edilmesi ve Filistin’de akan kanın durması noktasındaki gayretlerini sürdürüyor. Cumhurbaşkanımız bölge liderleriyle görüşmeler yapıyor. Dışişleri Bakanımız bölgeye gitti ve inşallah oradaki çocuklarımızı o bombaların altından kurtarma mücadelemizi sürdürüyoruz. Aynı zamanda Filistin’e Gazze’ye insani yardım uçaklarımız, askeri uçaklarımız havalandı. Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu, Samsun’dan bir kez daha haykırıyoruz ve onlar için dua ediyoruz. Arkalarında olmaya Türkiye olarak destekçisi olmaya Devam edeceğimizi belirtmek istiyoruz” dedi.

“İkinci yüzyıl inşallah hem gençliğin yüzyılı olacak”

Oyunlarda mücadele edecek tüm adalet personeline başarılar dileyen Bakan Tunç, “Türkiye olarak hep adaletin, insan haklarının, hukukun, hakkın, hak adaletin savunucusu olmaya devam edeceğiz. Milli Mücadelemizin ilk adımının atıldığı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün istiklal meşalesini yaktığı şehir Samsun’dayız. Adaletin becerisi için çalışmak, görev almak mesleklerin en kutsalı. O nedenle siz adalet personeli çok şanslısınız. Evet, adaletin tecellisinde hakimle savcılarımız kılı 40 yararak hakkaniyeti gerçekleştirmek haklıya hakkını verebilmek için gece ve gündüzleri fedakarca çalışıyorlar. Tabii, onların tek başına çalışmaları yeterli olabilir mi? Elbette ki arkalarında bir destek olmalı işte o destek sizlersiniz, adalet personelimiz. Dolayısıyla sizler olmazsanız hakim ve savcılarımız görevlerini yapmakta zorlanırlar. Tek başlarına yapmaları mümkün değil. Sizler onlara destek oluyorsunuz. Şimdi ikinci 100 yıla başladık. İkinci yüzyıl inşallah hem gençliğin yüzyılı olacak, çocuklarımızın yüzyılı olacak, adaletin yüzyılı olacak. Türkiye olarak dünyada hakkaniyetin adalete öncüsü olmaya devam edeceğiz. Bugün de bu organizasyonda emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum. Milli Mücadele’nin ilk adımının atıldığı olan Samsun’da bir araya geldiğiniz şu birlik beraberliğiniz şu Filistin dayanışma gecesindeki şu görüntünüz gerçekten takdire şayan. Hepinize başarılar diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle bu program da emeği geçen herkese tekrar şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“Samsun bir kez daha mazlum milletlerin yanında olacaktır”

Gecede konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı ise, “100 yıl önce mazlum milletlerin sesi olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri Samsun’da atıldı. 100 yıl sonra bir kez daha mazlumların sesi olan Samsun’da bir araya geldik. Bugün Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve beraberindeki heyetle Samsun’da bir dizi ziyaretler yaptık. Altyapı ve üstyapı yatırımlarını inceledik. Samsun’daki en önemli ziyaretimizi ise kahraman adalet şehidimiz Savcı Murat Uzun’un ailesini ziyaret ederek yaptık. Huzurlarınızda tüm şehitlerimizi rahmet ve milletle anıyorum. Samsun bir kez daha mazlum milletlerin yanında olacaktır ve sesi olmaya devam edecektir” şeklinde konuştu.

“Her zaman Filistin’in haklı davasında yanında olacağız”

Adalet personellerini Samsun’da ağırlamaktan gurur duyduklarını ifade eden Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir de, “Ömrümüzdeki en üzgün ve şaşkın günleri yaşıyoruz. Maalesef İsrail, dindaşlarımıza zülüm yapıyor. Her zaman Filistin’in haklı davasında yanında olacağız. Bakanımız, bugün Adalet Kampüsü ve Adli Tıp Binası müjdelerini verdi. Tüm yatırımlar için şehrimiz adına şükranlarımızı sunuyoruz. Önümüzdeki 29 Ekim’de 2. yüzyıl başlıyor. Bu güzel organizasyon da buna atıfla yapılıyor. Tüm adalet çalışanlarını güzel ağırlayıp, öyle uğurlamak istiyoruz. Başkan olarak sizleri ağırlamaktan mutluluk duyuyorum. Organizasyon için emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“Organizasyonun dostluk, kardeşlik ve barışa vesile olmasını temenni ediyorum”

Açılışta konuşan Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç ise “Adalet Bakanlığı’nın düzenlediği 100. yıl organizasyonuna herkes hoş geldi. Cumhuriyet’in 100. yılında Milli Mücadele’nin ilk adımının atıldığı Samsun’da bu organizasyona ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Samsun ilk adım şehri olmasının yanı sıra gençlik ve kültür şehridir, adeta Karadeniz’in başkentidir. Organizasyona destek veren tüm kurumlarımıza teşekkür ederiz. 3 gün boyunca Samsun’da ağırlayacağımız misafirlerimize Samsun’u tanıtacağız. Organizasyonun dostluk, kardeşlik ve barışa vesile olmasını temenni ediyorum” açıklamasında bulundu.

Tören, konuşmaların ardından çekilen toplu fotoğraf ile sona erdi. Törene AK Parti Milletvekilleri Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Spor Genel Müdürü Ömer Altunsoy ve protokol üyeleri katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay