Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan Samsun’a müjdeler - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Ekim, 2023 04:36 tarihinde yayınlandı
0
0

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan Samsun’a müjdeler

SAMSUN (İHA) – Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 3 Ekim’de ihalesi gerçekleştirilen Samsun Adli Tıp Binasının İlkadım ilçesi Kuşçulu Mahallesi’nde 13 bin 600 m2 kapalı alan üzerinde inşa edileceğini söyledi.

Adalet Spor Oyunları açılış töreni için Samsun’a gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bakanlığın Samsun projeleri hakkında bilgi verdi. Adalet Kampüsü ve Samsun Adli Tıp Binasının yanı sıra 423 personelin Samsun’da çalışması için atamaların yapıldığını müjdeleyen Bakan Yılmaz Tunç, Çarşamba ve Bafra’nın ardından da Vezirköprü’de adli tıp şube müdürlüğünün devreye gireceğini ifade ederek açıklamalarda bulundu.

“Samsun Adli Tıp Binası İlkadım Kuşçulu’da 13 bin 600 metrekare kapalı alana yapılacak”

Bakanlığın Samsun yatırım programlarından adli tıp binasının son aşaması hakkında bilgi veren Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Hükümetimizin, Valiliğimizin, Büyükşehir Belediyemizin, diğer ilçe belediyelerimizin Samsun’daki yatırımları hız kesmeden devam ediyor. Bakanlığımıza ait de Samsunumuzda bugüne kadar önemli yatırımlar gerçekleştirmiştik. Adalet Bakanlığı olarak bundan sonra da yine yatırım programında özellikle Samsunlulara ifade etmek istediğimiz bazı müjdelerimiz var. Adalet Bakanlığı olarak yatırım programında yer alan ihaleleri gerçekleşen, proje çalışmaları devam eden ve önümüzdeki yıl yatırım programına teklif ettiğimiz önemli çalışmalarımız var. Daha önce Samsun adalet binamızı 2013 yılında yapımını tamamlamıştık ve eski binayı da restorasyon yaparak 2009’da adalet teşkilatının hizmetine kazandırmıştık. Çarşamba adalet binamız 2007’de tamamlanmıştı. Havza adalet binamız 2009’da tamamlanmıştı. Terme adalet binamız da 2012’de tamamlanmıştı. Samsun Adli Tıp Binası önemli bir ihtiyaçtı Samsunumuz için. Samsunlular Trabzon’dan adli tıp hizmeti almak durumunda kalıyorlardı. Bu anlamda Samsun için önemli olduğunu düşündüğümüz Samsun Adli Tıp Binamızın da 3 Ekim tarihi itibariyle ihalesini gerçekleştirdik. Yakın bir zamanda, önümüzdeki günler içerisinde inşallah temelini atıp inşaatına başlayacağız. İlkadım ilçemizde Kuşçulu Mahallesi’nde 10 bin metrekare yüz ölçümünü taşınmaz üzerinde 13 bin 600 metrekare kapalı alan üzerinde inşa edilecek Samsun Adli Tıp Binamız” dedi.

“Samsun Adalet Kampüsü Atakum’da yapılacak”

Bölge Adliye Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesi ile İdare ve Vergi Mahkemelerinin de yer alacağı Adalet Kampüsü’nün Atakum’da yapılacağını da müjdeleyen Bakan Yılmaz Tunç, “Çarşamba ve Bafra’da adli tıp şube müdürlüklerimiz daha önce hizmete girmişti. Şimdi de Vezirköprü’de adli tıp şube müdürlüğü hizmete girecek. Adli tıp uzmanı atamasını önümüzdeki günlerde kura ile Sağlık Bakanlığımızın sisteminden gerçekleştireceğiz ve Vezirköprü’de de adli tıp şube müdürlüğümüz hizmete girmiş olacak. Samsun için yine önem verdiğimiz bir önemli yatırım; Samsun Adalet Kampüsü. Samsun Adalet Kampüsünün içerisinde bölge adliye mahkememiz olacak. Bölge idare mahkememiz olacak. İdare ve vergi mahkemelerinin de yer alacağı Atakum ilçemiz Çobanözü Mahallesi’nde Adalet Bakanlığımıza tahsis edilen 47 bin 350 m2 yüz ölçümlü taşınmaz üzerinde 41 bin 245 metrekare kapalı alana sahip olacak olan Adalet Kampüsümüzü 2024 yılı yatırım programına aldık. Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığınca onaylandı ve Samsunumuz için önemli bir yatırım olarak görüyoruz. Özellikle Bölge Adliye Mahkememiz, Bölge İdare Mahkememiz çevre illerimize de hizmet veriyor. İdare ve vergi mahkemelerimizin hepsinin tam bir kampüs içerisinde yer alacağı önemli bir yatırım 2024 yatırım programında inşallah projelerini tamamlayıp, ihalelerini yapacağız. Yine Bafra adalet binasını da 2024 yatırım programı etüt proje olarak teklif ettik. Milli Eğitim Bakanlığından bakanlığımıza tahsis ettiğimiz 43 bin metrekare yüz ölçümle arsa üzerinde 23 bin 959 metrekare kapalı alana sahip olacak. Bafra adalet binamız etüt proje olarak önümüzdeki yıl yatırım programına teklif etmiş bulunuyoruz. Yine Çarşamba’ya adalet binamızı 2024 programına etüt proje olarak teklif ediyoruz. Çarşamba Çay Mahallesi’nde yine Adalet Bakanlığına tahsisli 13 bin 143 metrekare kapalı alana sahip olan bir adliye binasını inşallah önümüzdeki yıllarda Çarşamba’ya kazandırmış olacağız. Yani hükümet olarak diğer bakanlıklarımızın yatırımları da hız kesmeden Samsunumuzda devam ediyor” diye konuştu.

“Ataması yapılan 423 yeni personel Samsun adalet teşkilatında işlerine başlayacak”

İldeki adalet teşkilatına 423 personelin daha katılacağını dile getiren Bakan Tunç ayrıca şu ifadeleri kullandı:

“Samsunumuza tüm il genelinde adliyelerde, cezaevlerinde istihdam edilecek toplamda 423 yeni personel atamasını gerçekleştiriyoruz. Sınavlara yapıldı, mülakatları, yazıları geçtiler. 423 kişi Samsun’da adalet teşkilatımızın hizmetinde önümüzdeki günlerde işlerine başlayacaklar. Samsun, Karadeniz Bölgemizin en büyük vilayeti. Dolayısıyla Samsun’un bölgemizde bir lokomotif olarak yoluna hız kesmeden devam etmiş olmasından memnuniyet duyuyoruz. Adalet Bakanlığı olarak da bizler Samsun’a katkı vermenin gayreti içerisinde olacağız.”

Bakan Tunç’un Samsun’daki programlarına ayrıca Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç ile protokol üyeleri katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay