Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından örgün eğitimden açık öğretim liselerine geçişleri sınırlandıran yönetmeliğin ardından, bu liselere geçişlere izin verilecek istisnai durumlarla ilgili usul ve esaslar belirlendi.
MEB tarafından geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de “Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikler” yayımlanarak birtakım değişikliklere gidilmişti. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmenlikle, örgün öğretimden açık liseye geçişlere kısıtlama getirilmişti. MEB tarafından yayımlanan genelge ile açık liseye geçiş şartları belirlendi.
Örgün ortaöğretim kurumlarından açık öğretim liselerine, evde ve hastanede eğitim verilerek öğrenim görenler ile MEB tarafından mazereti uygun görülenler öğrenciler, veli ve öğrenci talebi doğrultusunda ilgili okulun mevzuatında belirtilen nakil ve geçiş şartlarını taşıması halinde nakil ve geçiş yapabilecek.
MEB tarafından örgün eğitimden açık liseye geçiş şartlarının yer aldığı genelgeye göre: “Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu ile geçerli ‘Engelli Sağlık Kurulu Raporu’ veya
‘Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER)’ olan, anne veya babası vefat eden, Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında hakkında koruma kararı verilen veyahut koruyucu aile yanına yerleştirilen, evlatlık edinme öncesi bir yıllık geçici bakım sürecinde olan, Çocuk Koruma Kanunu kapsamında hakkında eğitim veya bakım tedbiri kararı verilen, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde ikameti geçici olarak değiştirilmek zorunda kalınan, harp veya vazife malulü sayılanların çocuğu olan, şehit ve gazi çocuğu olan, cinsel saldırıya uğrayan mağdurlar, Milli sporcular, tutuklu ve hükümlüler, öğrenci nakil ve geçişlerine esas teşkil eden hastalıklar listesine bağlı olarak sağlık kurulu raporu olan, evde ve hastanede eğitim verilerek öğrenim gören, bakanlıkça mazereti uygun görülen, örgün ortaöğretim kurumlarında okuma hakkını kaybeden” öğrenciler dışındakilerin, örgün ortaöğretim kurumlarından açık öğretim liselerine nakil ve geçiş yapamayacaklarına karar verildi.
Öte yandan, genelgeye göre 2023-2024 eğitim ve öğretim yılına mahsus olmak üzere deprem bölgesindeki Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Osmaniye illeri ile Gaziantep ilinin İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde geçici barınma merkezlerinde (konteyner kent, çadır kent vb.) ikamet eden ve taşıma yolu ile eğitim hizmeti alanlar, istemeleri ve durumlarını belgelendirmeleri halinde açık öğretim liselerine nakil ve geçiş yapabilecek. (İHA)


Açık liseye geçiş şartları belli oldu
Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”
Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.
Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.
Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.
Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.
Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.
Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.”

