Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Ağustos, 2021 11:41 tarihinde yayınlandı
0

Açar: “Hazırlanan proje rüya veya hayal değil”

“Proje Rafa Kalktı, Antep Fıstığı Olgunlaştı” başlığı adı altında yaptığımız haberin ardından Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İzzet Açar, İHA’ya  yaptığı açıklamada, aşılanma ve bakım yapılması ile birlikte Karabük’ün Güneydoğu ve Ege’den sonra üçüncü fıstık bölgesi olabileceğini belirtti.  Açar, ayrıca hazırladıkları projenin BAKKA tarafından kabul görmediğini ifade ederek, hazırlanan projelerin hiçbir zaman boşa gitmeyeceğini ve ileride bir şans verileceğine inandığını söyledi

Karabük’te aşılanan sakız ağaçları kaliteli fıstık vermeye başladı. KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İzzet Açar, aşılanma ve bakım yapılması ile birlikte Karabük’ün Güneydoğu ve Ege’den sonra üçüncü fıstık bölgesi olabileceğini belirtti.
Karabük ve çevre köylerindeki geçen yıl binlerce yabani menengiç ağaçlarına aşılama yöntemi ile fıstık yetiştirilmesi için çalışmalara hız verilmişti. Merkez ilçeye bağlı Çerçiler Köyü Muhtarı Halim Kaya’nın girişimleri ile aşılanan Atlantik Sakız ağaçları kaliteli fıstık vermeye başladı. Daha önceki yıllarda Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İzzet Açar, Prof. Dr. Mücahit Coşkun ve Prof. Dr. Mustafa Yaşar Çerçiler Mahallesinde sakız ağaçları üzerinde incelemelerde bulunduktan sonra proje geliştirdi. Prof. Dr. Açar ve beraberindekilerin hazırlamış olduğu ‘Sakız Ağaçlarının Gözleri Kırsal Kalkınma ve İstihdama Uyanıyor: Karabük İli Atlantik Sakızı Örneği’ isimli projesi ile kentte doğal bir kaynak olan Atlantik sakız ağaçlarının aşılanıp kaliteli fıstıkların elde edilmesiyle bölgenin kalkınmasına katkı sağlanmak isteniyor. Fıstık kenti olması beklenen Karabük’te hedef rekoltenin yüksek olması.
KBÜ Rektör Yardımcısı ve Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İzzet Açar, “Burada yaklaşık 40 yıl önce aşılanmış bir Antep Fıstığı var. Bölgemizde çok miktarda var. Hemen yanında da Atlantik sakızına aşılanmış Antep Fıstığını görebiliyoruz. Tabi bakımsız bir ağaç. Muhtemelen sahibi burada değil. Yol kenarı ağacı. Bir ilaçlanma eksikliği var. Yapraklarında hastalık var. İlaçlansaydı çok güzel olacaktı ama çok da güzel meyve tutmuş durumda. Kırdık içine baktık, iç oranı da çok güzel” dedi.
“BU BÖLGE ÇOK RAHAT BİR POTANSİYELE SAHİP”
Aşılanmış yerlerde bakım yapıldıktan sonra hastalığa bırakılmayan ağaçların güzel meyve vereceğini ifade eden Açar, “Yaprak hastalığı çok olduğu zaman temmuzda yaprak döküyor. Temmuzda yaprak döken ağaç ne meyve oluşturabilir ne meyve gözü oluşturur. Verim olmuyor ama burada yapraklar hastalıktan zarar görmüş olmasına rağmen çok güzel bir meyve var ve içi dolu. Doluluk oranı güzel. Biz burada bir çalışma yapmıştık. Burayla ilgili öngörümüz şu. Yaptığımız hesaplamalara göre, meteoroloji genel müdürlüğünün uzun yıllar verilerine baktığımız zaman bazı çeşitlerin burada olgunlaşması ile ilgili burada sorun olabilir. Bunu biz biliyorduk, gördük. Bunun için bu bölgeye, Batı Karadeniz Bölgesinde bu Atlantik Sakızı ağaçları çok yaygın. Bunların uygun olan yerlerde, bakımı yapılabilecek yerlerde aşılanması ile bakım yapılarak bu bölge üçüncü bir fıstık bölgesi. Güneydoğu ve Ege’den sonra üçüncü bir fıstık bölgesi olarak bu bölge çok rahat bir potansiyele sahip” diye konuştu.
“FISTIĞIN YEŞİL OLMASI SANAYİLİK OLARAK ÇOK ÇOK ÖNEMLİ”
Prof. Dr. Açar, şunları söyledi: “Benim buraya getirdiğim aşı kalemleri vardı. Çerçiler Köyü Muhtarımız aşılamalar yaptırdı. Bazı aşılarda başarı var. Elimizde tutmuş aşılar var. Bizim ‘Barak Yıldızı’ adını verdiğimiz erken olgunlaşan Gaziantep bölgesinde 15 Temmuzda olgunlaştı o çeşit. Biz burada 15-20 Ağustos’ta bu bölgede olgunlaşacağını öngörüyoruz o çeşidin. O çeşidi buraya getirdik, aşılar yapıldı. Bazı deneme alanlarında tuttu. Bu çeşitle ‘Barak Yıldızı’yla bu bölgede yeni aşılamalar yapılabilir. Bu mevcut ağaçlarda da çok güzel yeşil iç var. Ben bunu Şanlıurfa Bilecik’teki fıstık halinde bir esnafa gönderdim. Hocam bundan çok var mı diye sordu. Bunda çok güzel bir yeşillik var. Fıstığın yeşil olması sanayilik olarak çok çok önemli. Muazzam bir baklavalık, dondurmalık ve sanayilik bir fıstık görebiliyoruz. Bizim de öngörümüz buydu. Bir proje hazırlamıştık, öngörümüz oydu. Mevcutları biz bu dönemlerde hasat edelim, yeşil içli olarak piyasaya sunalım. Yeni aşılama yapacağımız yerlere de erken olgunlaşan çeşit aşılayarak Ağustos sonu, eylül başına doğru çerezlik olarak toplayıp bölge ekonomisine, buradaki kırsal kalkınmaya katkı verelim düşüncesiyle bir hazırlığımız olmuştu.”
Hazırladıkları projenin rüya veya hayal olmadığını belirten Açar, “Burada gelip baktığımız fıstıklar bir defa projemizin ayağının yere bastığının göstergesi. Ütopik bir proje olmadığının net bir göstergesi. İklim olarak da buranın uygun olması. Bu ağaç sağlıklı bir ağaç değil ama üzeri meyve dolu ve bu meyve tutumunu Güneydoğu’da da göremiyoruz. İklimin nemli olması bazı hastalıkları getiriyor ama başka türlü ağacın konforlu bir ortamda yaşaması anlamında katkı sağlıyor. Güneydoğuda çok sıcak ve kurak bir iklim varken, burada ılıman ve nemli bir iklimin olması burası için bir avantaj. Dezavantajı ise ortalama bir sıcaklık yetmezse meyve iç yapmaz. Burada bunun yettiğini biz görüyoruz. Yeteceğini tahmin ediyorduk” ifadelerini kullandı.
Hazırladıkları projenin BAKKA tarafından kabul görmediğini aktaran Açar, hazırlanan projelerin hiçbir zaman boşa gitmeyeceğini ve ileride bir şans verileceğine inandığını söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr kucuk yapay zeka uygulamalariyla ormancilik faaliyetlerinde yeni bir donem basladi gbEe7s4i
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mayıs, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”

Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.

Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.

“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”

Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.

Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.

Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.

Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.

Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.

Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin