Reklam
Reklam

81 İlin Muhtarları Karabük’te Buluştu

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
28 Ağustos, 2017 06:38 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu 34. istişare toplantısı Karabük’te yapıldı.
Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu 34. istişare toplantısı Karabük’te yapıldı.
Kent Meydanı Belediye Nikah Salonunda yapılan toplantıda konuşan Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Akdeniz, özlük haklarının tamamının tamamlanmak üzere olduğunu söyledi.
Akdeniz, muhtarların silah ruhsatları ile ilgili konularının olduğunu, bunun da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın külliyede muhtarlarla yaptığı toplantıda sözünü verdiğini de kaydederek, “Bu noktada başbakanlıkta önümüzdeki günlerde bu çalışma hemen hemen sonlanmak üzere. İnşallah önümüzdeki günlerde çıkmış olacak ve özlük haklarımızla ilgili bölümün tamamı tamamlanmış olacak. Bugün itibariyle devletin en üst makamlarında devletin en üst makamlarında gerçekten itibar gören kurumumuz, muhtarlarımız devletin orta kademelerine indiği anda biraz itibardan yoksun bırakılıyor. Bu noktada sözlü olarak söylenen sözlerin mutlaka yasalara dökülmesi gerekiyor. 93 yıllık bir köy kanunumuz var. 1924’te köy kanunu çıktığında Türkiye nüfusunun yüzde 85’i köylerde yaşıyordu. Yine 1944’te çıkan mahalle kanunumuz var. Dolayısıyla 73 yıllık tarih. Bu da o günkü şartlarda belki çok mükemmel çıkartılmış bir kanun. Ama o da 73 yaşında. Dolayısıyla bugün mahalle kanununda 26 maddemiz var. 26 maddeyi 5 maddeye düşürmüş durumdayız. Yani oradaki yetki, görevlerimiz ve sorumluluklarımız 5 maddeye düşmüş durumda. Köy kanunu içerisinde birçok hadise de kalkmış durumda. Özellikle salma dediğimiz hadiseyi bugün köylerimizde uygulayamaz haldeyiz. Dolayısıyla yeni bir köy kanununa yeni bir mahalle kanununa ihtiyacımız var. Bu anlamda belediyeye yardımcı olmak adına mahalle muhtarlarımızı ilgilendiren konu içerisinde de mutlaka kendi konularımızla ilgili belediyelerin ihtisas komisyonlarında toplantılarına katılmalı ve orada oy kullanabilecek yapıda bir düzenlemenin de yapılması gerekiyor” dedi.
Muhtarlar olarak seçim kanununa ihtiyaçlarının olduğunu da vurgulayan Genel Başkan Hüseyin Akdeniz, “Artık bu kaçınılmaz. Bu kadar özlük hakları dolu dolu olan bir kurumda önümüzdeki dönemde hakikaten 400 – 450 bin civarında aday bekliyoruz. Dolayısıyla bu adayların donanımlı olması önceden eğitim alması bizi gayet sevindirecek ve memnun edecek bir yasal alt yapıya ihtiyacımız var. Evet biz konfederasyonuz. Gönüllülük esasına dayalıyız. Gönüllülük esası Türkiye’de çok geçerli bir şey değil. Önce gönüllülük esasında kendi ekonomimizi düzelteceğiz. Ondan sonra kurumun ekonomisini düzeltmeye çalışacağız veya sosyal işleri düzeltmeye çalışacağız. Tabii bu birazda kör topal giden bir ilişki. Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu yapısı mutlaka kendi içinde de bir revizeye uğraması gerekiyor. Yani bu Türkiye Belediyeler Birliği gibi, Ziraat Odaları Birliği gibi bir meslek odası kuruluşuna çevrilmeli ve Türkiye Muhtarlar Birliği mutlaka kurulmalı” ifadelerine yer verdi.
Karabük Valisi Kemal Çeber ise, muhtarların seçilmiş, seçkin kişi olduğunu belirterek, “Muhtarlık ise devlet aygıtımızın en eski ve köklü kurumu. 2. Mahmut döneminde oluşturulan ve 1830’lu yıllardan bugüne seçimlerle belirlenen, gerek yerel yönetimlerimizin gerekse merkezi yönetimin kılcal damarları kabul edilen ve demokrasi geleneğimizin iki asırlık geçmişini gösteren devletimizin en küçük fakat en değerli yapı taşı. İki asırlık demokrasi tecrübemizi temsil eden yerel yönetimlerin ve merkezi idarenin taşradaki eli, ayağı, gözü, kulağı durumundaki muhtarlarımızı ve hepsini tek çatı altında toplayan konfederasyon yönetimini tebrik ediyorum” diye konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından ülkenin değişik illerinden gelen Merkez Mahalle Muhtarları Dernek Başkanları tarafından Vali Çeber’e hediyeler takdim edildi.
Toplantıya Vali Kemal Çeber, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Fatma Danışman, Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Akdeniz, Karabük Merkez Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı İbrahim Harmanbaşı, 81 ilden gelen Merkez Mahalle Muhtarları Dernek Başkanları ile Karabüklü muhtarlar katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.