81 İlin Gazetecileri Yalova’da Buluştu - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Ekim, 2016 13:18 tarihinde yayınlandı
0
0

81 İlin Gazetecileri Yalova’da Buluştu

Marmara Gazeteciler Federasyonu ve Yalova Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) 9. Başkanlar Kurulu toplantısı 6-8 Ekim tarihlerinde Yalova’da yapıldı. Toplantıda Anadolu Basınının sorunları görüşüldü

 

Marmara Gazeteciler Federasyonu ve Yalova Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) 9. Başkanlar Kurulu toplantısı 6-8 Ekim tarihlerinde Yalova’da yapıldı. Toplantıya; Ağrı Valisi Musa Işın, Yalova Vali Yardımcısı Yıldırım Uçar, Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman’ın yanı sıra; Türkiye Gazeteciler Konfederasyonuna bağlı Bölgelerin Federasyon Başkanları,  93 gazeteciler cemiyetinden 82’sinin başkan ve temsilcileri katıldı. Toplantıya İlimizi  temsilen Karabük Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kaya ile Yönetim Kurulu Üyeleri Nurettin Acar, Sadık Arslan ve Hakan Tuçer katıldı.

Basının sorunlarının ve çözüm önerilerinin tek tek ele alınarak görüşüldüğü başkanlar kurulunun açılış konuşmasını yapan Marmara Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve Yalova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Polat, Türkiye’nin dört bir yanından Yalova’ya gelen gazetecilere ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Ayhan Polat, “Sizleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Benim kentimdir’ dediği Yalova’da ağırlamak bizler için büyük onurdur. Başkanlar Kurulu toplantımızın sektörümüze önemli katkı sağlayacağınıza inanıyorum” diye konuştu.

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı ise, konuşmasına 15 Temmuz darbe girişimi sürecine dikkat çekerek başladı.

Türkiye’nin FETÖ, PKK ve DEAŞ terör örgütleriyle mücadele ettiğine dikkat çeken TGK Genel Başkanı Kolaylı, “Terörle mücadelemiz, 15 Temmuz gecesi farklı bir boyuta ulaştı ve demokrasimiz adına endişe verici bir darbe girişimi yaşadık. Bu darbe girişiminin artçı şokları halen devam ediyor” dedi. Konuşmasında 15 Temmuz gecesi yaşananlara değinen Kolaylı, “Hatırlayacağınız gibi o gece yine hep beraberdik ve Ağrı’daydık. Darbe haberini alır almaz şu an aramızda bulunan Ağrı Valimiz Sayın Musa Işın’ı makamında ziyaret ederek, darbeye karşı olduğumuzu ifade ettik, sivil yönetime desteğimizi açıkladık. Ertesi gün Başkanlar Kurulu toplantımızı tek maddeli gündemle topladık. Ağrı’da bulunan 74 Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Ağrı Valisi Musa Işın’la birlikte tek yürek halinde darbeye karşı olduğumuzu içeren bildirimizi okuduk, kamuoyu ile paylaştık” dedi.

Darbenin önlenmesinde basının önemli rol oynadığını da belirten  TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, “O gece darbeciler, kendilerini hala 1980’de zannedip TRT’den bildiri okumakla darbe yapacaklarını zannettiler. Oysa bu ülkenin yurtsever bir medyaya sahip olduğunu unutmuşlardı. CNN Türk’le başlayan kıvılcımı hesap edememişlerdi. Nitekim meslektaşlarımızın dirençleriyle karşılaştılar ve yayınlarını kesemediler… Darbe girişimine halkımızın şanlı direnişiyle birlikte tüm gücüyle karşı duran medya kuruluşlarımız, halkın haber alma hakkını sonuna kadar savundu, darbecilerin müdahalelerine rağmen yayınlarını sürdürerek darbeye geçit vermedi. Türkiye’deki tüm meslektaşlarımız adına medyamızla gurur duyuyorum. İyi ki o yayınları kesintisiz sürdürüp bu alçakça, halkını katleden darbecilerin emeline ulaşmalarına engel oldular” dedi.

Darbe gecesi önemini kanıtlayan medya sektöründe çeşitli sorunlar yaşandığını ve bu sorunların bir an önce çözümlenmesi gerektiğini kaydeden TGK Genel Başkanı Kolaylı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sektörümüzde yaşanan sorunların çözümlenmesi, demokrasimiz açısından önem taşımaktadır.  Bu nedenle; medya mensuplarına yönelik yapılan operasyonlarda kılı kırk yarmalı, kurunun yanında yaşın da yanmasına izin verilmemelidir.

Ülkemiz, medya alanında kapsamlı bir değişime, yenilenmeye ihtiyaç duymaktadır. Özgürlüklerden çalışma koşullarına, mesleki standartlardan yasal düzenlemelere kadar bir dizi yenilik, geniş katılımlı çalıştaylar dizisi ile belirlenmeli ve uygulanmaya konulmalıdır.

Bilindiği gibi meslektaşlarımız yazdıkları yazılar ve yaptıkları haberler konusunda uzun yıllar hep özgür olma mücadelesi vermişlerdir. Özellikle 12 Eylül döneminde büyük baskılar yaşanmıştı. Geçmişte olduğu gibi bugün de gazeteciler yazdıkları yazılar, yorumlar ve haberler nedeniyle yargılanabilmektedir. Bu durumun sona erdirilmesi ve basın özgürlüğünün gerçek anlamda sağlanması için özgürlükçü bir basın yasası hazırlanmalıdır.

Sektörümüzün, avukatlık, doktorluk, mühendislik veya mali müşavirlik gibi mesleki standartlara sahip olmaması bir diğer sorunumuzdur. Eğitimine, birikimine bakılmaksızın herkes gazeteci olabilmektedir. Bu yüzden de haberciliği şantajcı kimliklerine alet edenler “gazeteci” olduklarını öne sürerek toplumda kendilerine yer edinmeye çalışmaktadır. Bu nedenle de sektörümüzde acil olarak mesleki düzenlemeye gidilmelidir. İnternet Yasası da bu kapsama alınarak, yasal boşluktan kaynaklanan sorunlar çözümlenmelidir.”

Konuşmasında son olarak Basın İlan Kurumu’ndaki çalışmalara değinen TGK Genel Başkanı Kolaylı, sözlerini, “Günümüz koşullarına uygun hale getirilen “Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği” bu hafta Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni yönetmeliğin tüm camiamıza hayırlı olmasını diliyorum” diye tamamladı.

Yalova Vali Yardımcısı Yıldırım Uçar ise, toplantıya katılan gazetecilere Yalova Valisi Tuğba Yılmaz’ın selamlarını ileterek, “Yalova’nınturizm alanında hak ettiği yeterli tanıtımını yapmak için yoğun çaba gösteriyoruz. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanlar Kurulu toplantısının Yalova’da yapılmasını bu kapsamda önemsiyoruz. Yalova’dan güzel anılarla ayrılacağınıza ve illerinizde şehrimizin tanıtımını yapacağınıza inanıyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.

Toplantının son açılış konuşmasını yapan Ağrı Valisi Musa Işın ise, bir önceki toplantının Ağrı’da yapıldığını hatırlatarak şunları söyledi:

“Kalbimizin bir köşesinde misafirperverliğimizi istediğimiz gibi yapamadığımızın kırgınlığı var. O geceyi unutmak mümkün değil. 15 Temmuz gecesi Türkiye işgale uğrayacaktı. Halk nezdinde hiçbir karşılığı olmayan alçaklar, PKK’ya karşı mücadele için kullanacağımız silahları, bu millete çevirdiler. Bundan daha büyük bir ihanet olamaz. Bu işgali Sayın Cumhurbaşkanımız, aziz milletimiz ve çok değerli basınımız ittifakla bertaraf etti. Bu demokrasi mücadelesinin bir benzeri, bugüne kadar dünyanın hiçbir ülkesinde görülmedi. Eğer başarılı olsalardı, bugün bu toplantıyı yapıyor olmuyorduk, iç savaş yaşıyor olacaktık.

Emperyalist bir düşünceye hiçbir zaman sahip olmadık. Üç kıtaya hüküm sürdüğümüz dönemde bile kimsenin ne dinine ne de diline karıştık. Böyle bir millet elbette istiklaline ve istikbaline sahip çıkacak ve bu alçak girişime geçit vermeyecektir. Ağrı’da 15 Temmuz gecesi, ırk ve din ayrımı yoktu. Türk Bayrağı’nı omuzlarına alan on binlerce Ağrılı, tam bir ay boyunca valiliğimize gelerek demokrasiye, ülkesine sahip çıktı.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin